Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
5459
 

"Biraz kırılır insan sonra hep parça parça dağılır toparlayamazsın."

Her şey konunun bir açılış şekli vardır. Ummadığın sorulardan hiç beklemediğin cevaplara maruz kalırsın. Ki genellikle hep bir taraf kırıcı olur ya da kırıcı olduğu düşünülür,

Diğer taraf hak vermeye çalışır.

Ama ortada sıkışıp kalır o dert edilen konu. Bir oraya atılır bir oraya atılır kaybolmaya yakın tekrar açılır.

İnsanın hayatta üzülmeyeceği konu yoktur. Birçok şey onu yıkmaz ama

Tek bir şey hayatıyla oynar.

Bu sevenleri kırmak gibi,

Sevgiliden gitmek gibi, ya da acıları tekrar hatırlamak gibi.

İlk başta en püf noktadan yakar sizi. Beyninize yer etmiş olmazlara yakalanırsınız ilk başta bulaşıcıdır ve yayıldıkça yayılır beyninize.

Toparlanamazsınız, toparlanmaya çalıştıkça batırırsınız her şeyi.

Kurtulmak istenilen o acımsı ve üzücü duygu daha çok siz olur.

Bir den bir boşluğun içinde bulursunuz kendinizi.

Aslında bulmak istediğiniz yerdir ama yabancıymış gibi görmemiş gibi düşüverirsiniz.

İnsanlık halidir.

İnsanlar acıyla beslenmeyi sever çünkü.

Sevilmek bile acıdan başlar, bilirsiniz.

Süreçlerde siz olmazları olurlara çevirmek için mücadele verirken, karşıdaki insan daha çok olmazları körükler ve iyice olmazları barındırırsınız.

Susmak çare sandığınız o konum karşıdakini incitmeye yaramaktan başka bir işi yaramaz. Meyil vermişsinizdir ama kıramazsınız.

Üzüntüler belli başlı sebeplerden doğmadır aslında.

Ama bizi de hiç terk etmeyendir.

 

Takılır

Takılır ve takılır...

 

Bu düşünceler beyninizi yemeğe başlamıştır. Artık kurtuluşunuz yoktur. Konu kapanmaya yaklaşmasını sağlamışsınızdır. Ama üzüntü acı aynı, değişmez.

Hep karşıdaki insanı kırmamak istersiniz,

İşte;

Biraz kırılırsınız sonra hep parça parça dağılır ve toparlanamazsınız.

Peki, karşıdakinin anlayışı nedir?

Çok fazla, ama hiç.

 

Bildiğini okur insan. Ben de sizde öylesiniz. Doğrularınız vardır onun doğrularını savunduğu gibi. Yanlışlarınız vardır onun kendi yanlışlarını bile bile söylemesi gibi.

 

Ve gerçekleri vardır kırıcı olan, bir türlü o kırıcılığınızı gösteremediğiniz gibi.

İşte insan kendini kırmaya meyillidir.

Kırılır kırılır parça parça dağılır ve toparlanamaz.

 

Dostlar parçalarınız emanet edebileceğiniz birini bulduğunuz an kırıklarınızı ve parçalarınızı ona teslim edin eğer güveniyorsanız.

 

İşte o zaman sizi siz yapanın ve zaman zaman kırıp toparlayanın o olduğuna inanır ve hayatınızı ona adama başlarsınız.

Sevin ve sevgi ile kalın...

 

Ali Türkmen

/on sekiz ekim iki bin on üç)

.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

selamlar sevgili ali... Yazın gerçekten güzel tebrik ediyorum... Bizi kıran insanlar mı var boşverelim bizi kıran insanların hayatımızda ne işi var! sevgiyle kal...

SEÇİL ÇOLAKOĞLU 
 21.10.2013 6:25
Cevap :
merhabalar.. Boş vermek bazen,aslında onu fazla umursamaya giriyor. Akışına bırakmak gerekiyor bazen.. Atilla İlhan'ın dediği gibi; "Zaman görünmez bir mezarlıktır.." inanıyorum zaman bir gün o mezarına alacaktır.. saygılar.  21.10.2013 15:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 381
Kayıt tarihi
: 13.05.13
 
 

Radyo programcısı ve İzmir Eylül Universitesi Metalurji Malzeme ve Mühendisliği okumaktayım.   Di..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster