Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '15

 
Kategori
Alışveriş - Moda
 

“Born From Fire”

“Born From Fire”
 

Ara Alekian | Bull / Metal, 180x300x140


 
Zamanı doluyor
Bitiyor görevi
Parçalara ayrılıyor
Dağılıyor
Bir bütünün parçası iken artık atıl duruma geliyor
Artık eşya değil, artık bir görevi yok.
Tek kelime özetliyor halini “hurda”
 
Contemporary İstanbul 2015‘te bu yıl yer alan eserlere bakarken karşıma çıkan demirden bir boğa heykeli “örs, ateş, demir, sıcak, soğuk” kelimelerini aklıma getiriyor, ardından “ruh” kelimesi.
Galeri 77‘de sergileniyor
Soğuk demir hurdalar, kaynak makinesi ile birbirlerine kenetleniyor.
Bu, başka mekanizmalara ait olan parçaların hurdaya çıktıktan sonra bir başka mekanizma içinde yeniden doğuşu…
Her birinin şekli farklı.
Birbirleri ile bütünleşmeleri ilk bakışta imkânsız gibi…
Fakat Ara Alekian’ın ellerinde bu imkânsız olmaktan çıkıyor.
Alekian büyük bir titizlikle, sabırla, muhteşem bir işçilikle her bir hurdayı birbiri için yaratılmış parçalar haline getiriyor kusursuz bir anatomi ile…
 
Hurda değil artık onlar, Alekian dokunduktan sonra demir değil, soğuk değil, ayrı değil bir bütün artık onlar.
Ruhları var sevgileri, öfkeleri, tutkuları var…
Alekian’ın dehası onlar, izleri var sabırla her milimetresinde bıraktığı.
 
 
 
 
“Kendimi tamamen sanatıma adamış biriyim.”
 
Ben bende kalan sizi anlattım. 
Asla bütünleşemez dediğim parçalar sizin ellerinizde birbirleri için varolmuş hale geldiler.
Biraz kendinizden bahseder misiniz?
Özetle söyleyebilirim ki Erivan/Ermenistan’da yaşıyorum ve çalışmalarımı buradan yürütüyorum.
 Kendimi tamamen sanatıma adamış biriyim.
 
Neden demir, neden hurdalar?
Demir ve hurda metalin yanı sıra bronz ve mermerle de çalışıyorum.
 Fakat sanırım demirle daha rahatım, hurda parçaları detaylandırarak yeni ve bambaşka anlamlar kazandırmak hoşuma gidiyor. 
Yaratmak istediğim sonuca daha kolay ulaşabiliyorum.
 
Boğa, balık, dinozor… 
Neden hayvan figürleri?
Evet, birçok hayvan ve böcek yaptım. 
Fakat aynı zamanda “Kral ve Kraliçe”, “Adem”, “Çapraz”, “Parajanov” büstü gibi insan figürleri de yaptım. 
 
 
Tablolara, boyaya, renklere aşina ama demirin ruh giymiş haline uzaktı aklım…
‘Born from  fire’ videosunu izledim.
Uzak yakın oldu.
Yeniden doğuş dememin sebebi bu video aslında!
Hurdaların arasında mavi önlüğü, kafasında şapkası, çıplak elleri ile her bir parçayı özenle seçen Ara Alekian.
Kaynak makinesi, kaynak gözlüğü ile sabırla yarattığı güçlü vakur ve gururlu bir heykel…
Bize biraz bu heykelden bahseder misiniz?
“Born From Fire” filmi birçok kişi tarafından izlendi ve sizinki gibi bir izlenime sebep oldu.
Süreç içinde eser oluşmaya başladıkça tüm gizemler berraklaştı ve bu da filmi daha ilginç bir hale getirdi. 
Parçaların büyük bir ahenkle olması gereken yerinde vücut bulması ve detayları ortaya çıktıkça canlanmaya başlaması ile sonunda tek bir bütün oldular.
 
Figürlerin formları doğal hallerine bağlı… 
Burada sınırlar mı var yoksa özgürlüğün ta kendisi mi? 
Evet, kesinlikle özgürlüğün ta kendisi…
 
Peki ya İnsan figürü… 
Demirden, hurdadan bir insan figürü olacak mı?
Malzemenin önemli olduğunu düşünmüyorum. 
Önemli olan yaşayan, canlı bir şeyler yaratabilmek. 
Bu sayede kullandığınız malzeme de hayat kazanmış oluyor.
Yeni yaptığım insan figürlerim de var. 
Benim için çalışmalarımı ve eserlerimi o anki ruh halim belirliyor.
İlham aldığım, aklıma düşen neyse onu hayata geçirmeye çalışıyorum.
 
Çalışırken belli ritüelleriniz var mı?
Herhangi bir ritüelim ve olması için özel bir çabam yok. 
Gündelik hayatımda ve çalışırken gerçek bir sanatçı gibi davranıyorum, sabahları erken kalkıp ilham ve hayal gücümün çok zengin olduğu bu zamanda başlıyorum çalışmaya.
 
Tarzınızı nasıl betimlersiniz?
Gerçeği söylemek gerekirse bunu hiç düşünmemiştim! 
Tarzımın sanat eleştirmenlerince belirlenmesi daha doğru olur. 
Sonuçta bu onların işi…
 
“Belki de eserimi tamamladığımda en nihayetinde gördüğünüz sonuç benim senfonimdir.”
 
Kaynak makinesi sesi senfoni gibi geliyordur sanırım belli bir zamandan sonra,  o sesin haricinde çalışırken ne dinlersiniz?
Çalışırken müziğe ihtiyacım yok.
 Kaynak ve çekicin sesi ile içsel müziğim bana yetiyor.
 Belki de eserimi tamamladığımda en nihayetinde gördüğünüz sonuç benim senfonimdir.
 
Ve kelimelerin gücü adına 
Hacim: Eserin hacmi
Altın oran: Eserin ölçütü
Estetik: Görme/Görüş
Zaman: Eşsiz/Yeri doldurulamaz
Geometri: Zaman görüşü
Simetri: Hayatın başlangıcı ve sonu
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 73
Kayıt tarihi
: 06.03.15
 
 

Moda ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster