Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '15

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1087
 

'Bugün' kendin için 'ne yaptın'?

'Bugün' kendin için 'ne yaptın'?
 

Her gün taş üstüne taş koyan kazanır


Sen dünkü sen misin, yoksa bugünkü mü?

Dün bugün farklı olmak için neler yaptın, neler düşündün?

Bugününün dünden farklı olduğunu nasıl anlarsın?

Sen geçen ayki sen misin hala?

Yoksa tam bir sene önceki sen misin?

Bu sene tüm hayatın boyunca yaşadığın gibi AYNI mı yaşadın?

Aynı seneyi bu sene de tekrar ettin mi?

Tüm bu sorulara cevapların dünden bugüne kendi inşa ettiğiniz gönül kabenin inşaatına yeni bir tuğla koymadığınızı gösteriyorsa eğer...

İşte o zaman ciddi bir şekilde durup düşünmenizi öneririm zira. Hz.Mevlana diyor ki “ölmeden önce kendinizi hesaba çekiniz”. Sanırım hepimize bu mesaj kısa ve yeterli.

Sevgili dostlar...

Bu dünyaya geliş sebebimiz belli bir kaderi plan çevresinde tekamül etmek. Gelişmek için buradayız dostlar.

Her gün taş üstüne taş koymadan ilerlemek yok. Taş üstüne taş koymayana gelişim yok, tekamül yok. Bir gecede devrimsel bir gelişme beklemek ise abesle iştigal olur. Zira, devrim değil evrim tekamül için esas olan. Her gün atılan küçük adımlar ile sindire sindire yapılan bir gelişim kişinin ruhunu daha da olgunlaştırır. İşte bu tür bir süreç koruğun sirkeye ve sonra da şaraba dönüşmesi süreci gibi zahmetli olsa da

Bu yüzden yukarıdaki soruları sormak elzem. Çünkü ek bir hayatın var bu bedende, bu bilinçte ve bu imkanlarla. Neden tekamülünü riske atasın ki?

Bu soruların yanıtları olumsuz ise; o zaman başka bir soru lazım...

“Seni engelleyen ne?”

Ortam, şartlar, diğer insanları, yetersiz imkanlar vs vs diyorsan. Bence hemen orada dur.

Çünkü bu tür bir düşünce sistemiyle kendini kurban yerine koyuyor hayattaki her şeyi tehdit olarak algılıyorsundur. Yani, kendi içindeki ilahi, saf ve sınırsız güce inanmayıp, çocukluktan edindiğin öğrenilmiş çaresizliklerin, kısıtlayıcı inançların, klasik düşünce kalıplarının pençesinde kıvranıyorsundur. Aklının ve ruhunun özgürlüğü yoktur demek.

Buna bir dur demek istersen, yapman gereken tek şey var “ kendine bir değişim sözü vermek”. Mavi hap, kırmızı hap meselesi yani. Seçim senin, hayat senin, Seçim ve sorumluluk insana verilen en önemli imkan olan cüz’i iradeyi kullanabilme ve hakiki insan olabilme becerisini verir.

Lütfen dostum. Kendini kaderin ipleriyle oynatılan bir kukla sanma. Ne yaşıyorsan sen seçtin, neysen onu çekiyorsun hayatına. Eksikliklerine sınanıyorsun ve sınanacaksın.

Putlarını kırmadığın sürece bunlarla sınanacaksın. Kaçsan bile kişiler değişecek, ortamlar değişecek, hikayeler değişecektir belki ama sınavın ve ana tema o eşiği geçmedikçe aynı kalacaktır.

O yüzden uyan ve bir seçim yap. Hiçbir şey için geç değil. Tek yapman gereken ayağa kalkmak, kendi gücünün haddini ve aczini de bilerek farkına varmak ve değişim-dönüşüm için bir karar vermek. İnan gerisi gelecektir. Evren senin yanında olacaktır.

Sevgiler,

Kenan

https://twitter.com/Naacel

https://www.facebook.com/public/Kenan-Kolday

https://instagram.com/naacel/

http://naacel.blogspot.co.uk/

http://www.felsefetasi.org/author/kenan-kolday

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben Tanrı tarafından sınandığım kanısında değilim. Hani derler ya, "sen yeter ki dua ile iste, tüm evren yanında olacaktır"; bu da vanası boşalmış iyimserlik gazı gibi gelir bana. İyi bir değişime kalktığımda evrensel güçlerin beni destekleyeceği kanısında hiç değilim. Evrensel hayat bizi iplemeden kendi kaderini tayin eder. Tanrı da bize yüklediği aklın düşünebilir olmasını sağladıktan sonra "ne hâliniz varsa görün" deyip azat etmiştir bizleri; ta ki ahrete davet edinceye kadar... Fakat bir gerçek var ki ne yapsam inkâr edemedim: Kendimi değiştirmeyi bilmeden dünya da değişmeyecek. Belki dünya bana rağmen değişecektir; fakat benim dünyadan şikâyetim ben kendimi değiştirinceye kadar ruhumun azabı olacaktır. Sorun hepten de taş üstüne taş koymak değil elbette; bilmek gerek; hangi taş alta, hangisi üste gelecek ve taş üstünde taş yıkılmadan insanlığı yüceltecektir. bunun için de esas olan değişimden önce insanın kendini bilir olmasıdır. Yani, değişimin insanlık yükünü taşıyabilir olmalı.

Muharrem Soyek 
 18.11.2015 10:49
Cevap :
Değerli yorum ve katkılarınız için teşekkür ederim. Sanırım tek yapabileceğimiz etki alanımıza odaklanmak ve elimizden gelenin en iyisini yapmak. Bu da kendini bilmek veyahut farkındalık dediğimiz şey ile başlıyor. Sevgiler, Kenan  31.05.2016 16:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 240
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1092
Kayıt tarihi
: 29.10.12
 
 

Çocukluğumdan beri kendimden büyük bir şeyleri arayıp durdum. Ve 1999 yılında yaşadığım şoklar il..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster