Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '08

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
532
 

"Bugün benim doğum günüm!"

"Bugün benim doğum günüm!"
 

Oğuz Tümbaş 62 yaşına içindeki çocuğa merhaba diyerek girdi.


Oğuz TÜMBAŞ

4 Ağustos 1946 Pazar mıydı acaba? Köy’lükten kasabalığa henüz terfi etmiş bir yerde ebem kimdi, onu da unutmuşum. Babam mahkeme zabıtkâtibi Selâhattin bey, annem ev kadını Hayriye Hanım. Benden 11 yıl önce ablam Gönül, 2 yıl önce ağabeyim Yaşar dünyalı olmuşlar. Ben son kesen. Adımı amcam önermiş. Oğuzeli adına yakışsın diye mi, başka bir düşünceyle mi bilmem. Ama severim adımı. Bana yakışıyor!

Oğuzeli Gaziantep’in dizi dibinde bir ilçe. Pınarlarından gürül gürül su akan, ortasından Sacır çayı geçen, meyve ağaçları, bostanları, yeşilliği bol olan bir ilçeydi o zamanlar. Dut ağaçlarına çıkıp dut toplamak, arada komşuların bahçelerinden erik, nar çalmak ne keyif verirmiş bize. Hormonsuz domatesi, salatalığı dalından koparıp yemenin zevkini siz tahmin edin.

Hepi topu 4-5 bin nüfus yaşardı ilçede. Damdan dama geçilen kerpiç evler, sıcak komşuluklar, paylaşılan dostluklar, dayanışmalar…

Elektrik ben sekiz yaşındayken geldi Oğuzeli’ne. Sinema daha sonraları merhaba diyecekti ahaliye. Televizyon denen aygıt hayal dünyamıza bile girememiş. Varsa yoksa radyo. Manyetolu telefonu Jandarma karakolu yakınımızda olduğu için orada görmüştüm.

İki otobüs çalışırdı Antep’e. İkisinin de burnu uzun. 18 km.lik Oğuzeli-Antep arası 45 dakika sürerdi. Yol bozuk. Kışın çamur, yazın toz toprak. Ama Antep’e gitmek hep heyecan yaratırdı içimde. Hele bayramlarda daha bir şenlikli olurdu bu yolculuklar. Antep’te bayram yerinde üç beş oyuncağa binmek, kebap, lahmacun yemek… Üzerine de bol fıstıklı bir Antep baklavası mideye indi mi, daha ne isterim Allahtan?

Annemin her ayın 7’si ve 27’sinde kabul günü vardı. O günleri iple çekerdim. Çünkü akide şekeri, bisküvi, lokum yiyeceğimi bilirdim. Bir de gelen misafirlerin kızlarıyla evcilik oynamak… İyi koca olur muydum? Sevecen, anlayışlı, özverili, kadınına saygılı…

Ben ilkokulu bitirdiğim yıl, Oğuzeli’nde henüz ortaokul yoktu. Babam Adana’nın Ceyhan ilçesine teyzemlerin yanına göndermişti. Üç yıl ortaokulu ve bir yıl liseyi Ceyhan’da okudum. Urfa’da liseyi bitirdim. Lisede okuduğum yıllarda edebiyata merakım arttı. Gazete okuyordum, şiirler yazıyordum. Yerel gazetelere de gönderiyordum yazdıklarımı. Daha sonra İstanbul’da Ankara’da çıkan edebiyat dergilerine de yollamaya başladım şiirlerimi.

Sonra Ankaralı yıllarım başladı. 1966’dan 1975 yılına dek sürecek. Memurluk, öğrencilik birlikte. Sonra Keşan’da askerlik günleri. Tekrar Ankara. TRT’ye geçince Diyarbakır’da iki buçuk yıl görev. 1977 Ekim’inden bugüne İzmir’de süren yıllar. Yaşamımın en uzun dönemi İzmir. Üstelik bu kenti çok seviyorum. Kuşkusuz her kentte olduğu gibi buradaki dokunun bozulmasına içim acısa da, İzmir’de olmaktan, İzmir’i yaşamaktan hoşnutum. 29 yıl Karşıyaka’da oturdum. Karşıyaka’da benim ilk göz ağrım. Ancak zorunlu nedenlerden dolayı şimdi Çiğli’de oturuyorum. Olsun, Çiğli’den çıkıp Mavişehir’e girdim mi gene Karşıyaka’dayım. Her gün Karşıyaka’dan geçmek, vapurla Alsancak’tan, Konak’tan Karşıyaka’ya varmak, bile güzel. Karşıyakalı Attila İlhan’ın, Abdullah Neyzar Karahan’ın, Veysel Gültaş’ın, Hüseyin Yurttaş’ın, Hidayet Karakuş’un, Mine Ömer’in, Asım Öztürk’ün, Mehmet Atilla’nın, Avni Ölez’in, Okan Yüksel’in, Zeliha Akçagüner’in ve adını anamadığım bir çok şair, yazar dostun yaşadığı bu kentte olmak ayrı bir mutluluk, heyecan veriyor bana. Onlara da merhaba diyorum.

Bugün 4 Ağustos 2008 Pazartesi. Bugün benim doğum günüm. Teoman’ın dediği gibi… Bugün benim doğum günüm; ama babamın öldüğü yaşta değilim. Çünkü babam 51 yaşında yaşama veda etmişti. Ben ondan 11 yıl daha fazla yaşamışım!

Bugün benim doğum günüm

Kelimeler büyüyor ağzımda

Bildiğim tüm hayatlar

Paramparça paramparça

60 yıl… Çocukken, yeni yetiştiğimiz yaşlarda ne kadar kocaman gelirdi 50’li 60’lı yaşlar… Dede yaşları!... Şimdi bu yaşlara koşar adım gelince, kendimizi kocamış, yaşlı diye nitelemek işimize gelmiyor. Benim de öyle. Sanki içimde yaşlanmayan, büyümeyen bir haylaz çocuk var. Koşturup duruyor belleğimin sokaklarında. İyi ki var o çocuk içimde. Onunla yaşamın sevincini, heyecanını, hüznünü, umudunu, sevgisini, sevdasını paylaşıyoruz. Onunla birlikte yazıyoruz şiirimizi.

Bugün benim doğum günüm! Doğru, kimseyi ilgilendirmez. Bencillik mi ediyorum yoksa? Olsun, sizlerle de paylaşmak istedim. Kutlu olsun diyor, şerefime bir kadeh kaldırıyorum. Nice yıllara sevgiyle, dostlukla, şiirle, umutla, esenlikle, sağlıkla, barışla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İçinizdeki o çocuğu hiç öldürmeyin. Biz ancak öyle varız. Sevgi ve saygılarımla... Nice yıllara.

Ayrıntıda gezinmek 
 13.08.2008 22:23
 

Mutlu yaşlar diliyorum. Sağlıkla, huzurlu ve kendinizden sadece bir tane olduğunu hissederek... Esen kalın.

Nurcan Çelik Yalun 
 05.08.2008 0:22
 

Yüreğinden umut, dilinden şiir dizeleri eksilmesin sevgili abi... Doğum günün kutlu olsun... Şiirle kal.

Rıfat Mertoğlu 
 04.08.2008 20:15
 

Oğuz bey doğum gününüz kutlu olsun. İçinizdeki çocuk hep aynı kalsın. Sizin anlatımınız yaşama ne kadar sıkı tutunduğunuzun bir kanıtı, ailenizle,dostlarınızla sağlılıklı ve mutlu bir yaşam dilerim.Saygılar

Bumerangs 
 04.08.2008 18:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 178
Toplam yorum
: 278
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1434
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

1946 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğdum. İlkokulu aynı ilçede, ortaokulu Ceyhan’da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster