Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '13

 
Kategori
Alışveriş - Moda
Okunma Sayısı
3911
 

"Bugün Ne Giysem" dedim Nişantaşı’nda Hakan Akkaya mağazasına gittim…

"Bugün Ne Giysem" dedim Nişantaşı’nda Hakan Akkaya mağazasına gittim…
 

Hakan Akkaya - Nazan Şara Şatana


Sizlerde olur mu bilmiyorum, bazen benim hayatla karşılaşmalarım vardır. Biri ile tanıştığımda yanıldığımı düşünürüm.

‘Bu ilk görüşme değil’, hatta abartırım ‘mümkün değil’ bile derim.

Ha bu çok kişilerle olur mu? Hayır - olmaz. Seyrektir.

Bu gün Hakan Akkaya’yı tanıdığımda:

“Ben bu genç adamı tanıyorum” dedim.

“Hem de iyi tanıyorum.”

 Bu kadar sıcak biri, gözleri ile de gülmeyi becerebilen biri, hani hep candan samimi insanara pozitif enerjisi fazla deriz ya aslında içten, pırıl – pırıl yaklaşmıştır size. İşte bu tanımlar Hakan Akkaya için bence tam bir anlatım rahatlığı…

 

Gözlerinin içi gülüyor.

Mağazasını açmış çok yorulmuş, günlürdir uyumamış ama çok mutlu.

Mutlu yorgunluk aldırmıyor, nasıl olsa dinlenirim diyor sonra bir düşünüyor.

“Yok çok işim var, zor dinlenirim.”

Dinlenmesin bencede gencecik biri yorgunluk onun neyine…

 

Üstelik o uzun yıllar önce daha yaşıtları hangi meslekte karar kılacağım ya da okuluma devam ediyorum veyahut okul bitti ne yapacağım dediği günlerde;

İlk Profesyonel tasarımını 21 yaşında iken erkek, kadın koleksiyonlarını hazırlayarak yapmış. Sarar, Boyner için yapmış üstelik…
 

O bu işe sevdalı…

O bu işe gönül verenlerden.

Aileden gelmiş, alışmış budur işte bizim mesleğimiz dememiş ki:

Ankara Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi’nde mimarlık okuyormuş. İkinci senesinde:

“Ben mimar olmak istemiyorum ki, ben modacı olacağım” demiş.

Karar vermek yarı uygulamak değilmidir.

Bence öyledir.

Hakan Akkaya’da öyle yapmış.

Kararını vermiş. İstanbul’a gelmiş.

İstanbul Sanat Akademisi’nde moda eğitimi almış.

 

Ondan sonra çalışma hayatına her geçen zamanla birlikte hız vermiş, çok çalışmış… Çok genç yaşta Boyner’de tasarım departmanı yöneticiliği yapmış.

Bütün bunlardan sonra Hakkan Akkaya kolayca yorulur mu? Yorulmaz bence daha günlerce uyumasa da işinin başında olur… Her elbise ile aksesuarla, en ince detaylarına kadar bizzat ilgilenir…

 

2005 yılında yarattığı Hang by Hakan Akkaya markası; yoğun iş hayatına sahip ama şık görünmek isteyenlerin tercihi haline gelmiş…

 

Şimdilerde:

Bugün ne giysem programında jüri…

İzlenme rekorları kıran bu yarışma programında en çok neden Hakan Akkaya’nın ismi geçtiğini, neden ondan çok söz edildiğini, neden onun sözlerinin bu kadar kıymetli olduğunu da onu tanıyınca anlıyorsunuz…

 

Bu genç adamın Hang by Hakan Akkaya markası:

İşadamları, işkadınları, ünlü oyuncular, giyinmesini bilen ve iyi giyinmek isteyenlerin ve Dubai şeyhlerinin vazgeçemedikleri marka…

 

Bu kadar genç yaşta bu kadar başarı için bu gün söylediği gibi.

“Yorgunum ama mutluyum.”

Mutluluk yorgunluğu yok ediyor…
 

Hakan Akkaya’nın Nişantaşında açtığı mağazası çok kalabılıktı.

Ünlülerin akınına uğramıştı.

Onu tebrik edenlerin, hayırlı olsun, bol kazançlı olsun diyen dostlarının karşısında gözleri pırıl p"ırıl parlayan Hakan Akkaya’ya bizlerde aynı dileklerimizi ilettik.

 

 

 

 

Nazan Şara Şatana

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1581
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4824
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster