Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '18

 
Kategori
Kültür Turizmi
Okunma Sayısı
111
 

"Çam Kokulu Rüzgar; Aşk Nazlı Gonca, Erir Güneş Gökova'da, Akşam Olunca

       Gökova...

       Adı üzerinde: '' Mavi Ova.''.  '' Mavi Mavi, masmavi'' Rüyaları ile, hülyaları ile, gülücükleriyle…Gökyüzünde bir ova oluşmuş sanki. Maviliklere bulanmış... Sonra? Bulut bulut akmış boşluğa, ta gittiği yere kadar. Depderin, ucu bucağı bulunmayan bir çukur...Gökle yer, aşağılarda, geçen gidene inat ayrıca buluşmuşlar sanki.

       Balıkçı’nın, bu güzelliklere bakıp bakıp da “: “ Ver maviliğini, serinleyeyim biraz” demişti. Kaptan  Cousteau’nun “Cennet işte bu yer” dediği yer burası.

       MAVİ MAVİ MASMAVİ:

       Denizle gök, birlik olup maviliklerin de mavisini yüreklerinin içine alarak, yüzen bir ova teşkil edivermişler. Olmuş size  alacalı bulacalı, apak sisli  koskocaman bir deniz. Tül tül; oradan oraya uçuşan, sisler demeti içinde, mavilere, maviliklere bulanmışlar... Dantel dantel, oya oya ak köpüklerle kıyıyı dövüyor deniz...

       Deniz, kıyıları, oya gibi işliyor... Dantel dantel ak köpüklerle kayaların arasına, danteller geriliyor.

       Azmaklara,  Gökova’ya, pırıl pırıl sulara Deliler gibi, sevdiceğime koşuyorum. Şırıl şırıl, ışıl ışıl,  sevda tüten pırıltılı sihirli dünyaya koşuyorum, bir an önce varmak için. Bir an önce de  kavuşmak istiyorum.

       Gözleri derinlerden bakıyor. Elleri buz gibi. Ama verdiği ferahlık, verdiği vuslat, hiçbir şeye değişilmez. İşte karşımda, bütün haşmetiyle akan o “Akyaka Azmakları.”  İşte kazlardan kurulu  senfonisi ile bir koskoca, apayrı bir dünya. Ve postu seriyorum Azmaklara. Oh, keka !

       YENİDEN DOĞACAKSINIZ:     Bir an durup da, dinleyin tabiatı bakalım. Sadece nefesinizi duyabileceksiniz. Bir de kuşların sesini. O kadar! Ne egzoz dumanı, ne korna sesi. Ne bahçıvanın o güneş görmemiş böğürtüsünü burada duyamayacaksınız. Yeniden doğmuş gibi olacaksınız.

       Gökova'nın Akyaka'sı, birlikte anılır zaten. Bir elmanın birer yarısıdır onlar. Azmaklardasınız şimdi. Çağlayan su sesi, sizi karşılar. Deliler gibi akıyor azmak suları. Suyun tam çıktığı yere gelin. Oralarda bir yerdedir, göreceksiniz, veya sorun. İki kol halinde bunlar, körfeze akar. Biri Kadın  Azmağı, diğeri de Akçapınar.

       SOĞUKLUĞU DAYANILMAZ:Buz gibi nefesi var bu suların. Derin mi derin. Berrak mı berrak. Kristalden de öte ışıltılı, göz alıcı. Derinliklerde yatan bir gazeteyi, rahat okursunuz. Çevre, 1988 den beri ''Sit'' alanı. 2OO5 de de, ''Dünya Turizm Kenti'' ilan edilmiş. Kadınlar dernek kurmuş, buraları güzelleştirmek için.

       AT SPAGETTİ YER Mİ?: Azmak başında atlar göreceksiniz.  Bu atlar ''Spagetti'' yiyorlar. Hünerliler. At, göğsüne kadar sulara giriyor. Başını suya daldırıp, dipteki yosunları koparıyor. Ağzından sular aka aka, uzun uzun yosunlar da suda salına salına. Dişlerini bıçak, dilini, de çatal gibi kullanıyor at. Başka yerden at getirseniz, suya soksanız, bu işleri beceremez.

       KÜLBASTI YİYEN AT: Bir at spagetti nasıl yer? ''Külbastı yiyen at'' hikayesi aklıma geldi birden, neyse. Tahta kanepenize yaslanın ve seyredin.

Bu Akyaka ve halkı,  doğasıyle, rüzgariyle, tütsülü bir ilahinin  perde perde sahnelenmesi sanki. Buradaki her şey, ilahi bir döngünün gizem dolu sırlarını, güzelliklerini yansıtıyor. Al işte. Buraya hayat veren Nail Çakırhan’ın karısı Halet Abla… Yöre halkı onları unutmadı. Onları andı geçtiğimiz yıllarda.

       ASİL BİR KADİRŞİNASLIK: Adım başı sanat etkinlikleri yapılır bu yörede. Sanatsal yaşam, yörenin kaderidir. Bundan bir müddet evvel burada, bir destan dile getirildi. Muğla Sanatseverler Derneğinden Sadettin Özbek ve arkadaşları,  Bartın Valisi İsa Küçük'ün  yazıp ortaya koyduğu destanı, başarı ile oynadı.

       Daha geçenlerde de Nail Çakır ile Halet  Ablanın büstleri bir araya getirilerek ölümsüzleştirilmişti..

Vefalı bir halkı var Gökova’nın. Duyarlı. Sevecen. Ve saygılı.

       Ak Yakalılar, kendisinin büstünü, daha önceden dikmişlerdi. Şimdi de  Halet Çambelin büstünü dikip, vefa örneğini bir daha gösterdiler. Topluca gidip, mezarlarını ziyaret ettiler.

       Çakırhan’ların  Muğla ve yöresine, Akyaka ve Gökova’ya kattığı ve kazandırdığı değerler için bu gün, her seferinde vesilelerle anılıyorlar. Çevre halkı onlara, vefa borcunu ödüyor.

       SORUNLAR DA VAR : “Kadın Azmağı” denilen yer, sorunlar yaşıyor. Güneyde, renkler, hiç solmaz. Kamışları yakıp, yer açanlar var kendilerine. Ki buraları Kaptan Cousteau ‘nun; “ Dünyada  bir Cennet arıyorsan , işte Gökova!” dediği yer.

       Bir kere azmakları doğal akvaryum halinde. İki insan boyu sazlıklarında 500 kuş türü yaşıyor. Buralar SİT alanı. Dokunulmazlıkları var. Ama gazinolar, azmakları kaplamış. Fazla içeri girmişler.

       Gökova Körfezinde mini mini gölet gibi sular, hışımla akıyor. Buz gibi bir su. Tabanda serilmiş yatan bir gazeteyi, kayıktan tepe üstü bakarak okuyabilirsiniz. Berrak mı berrak. Altızdaki motor, zorlukla ilerliyor akıntıya karşı.

       “Gizli güzellik “ olarak da bilinen  Gökova Akyaka Kadın Azmağı’nın uzunluğu, 3,500 metre. Bunun 2 binine girebiliyor tekneler.

       Aile Balıkçılığı ve Azmağı Koruma  Projesi ile de, çok olan teknelerin ancak 10 – 15’ine izin veriliyor burada.

       ÖMÜRLERİ UZATIYOR BURASI: Su samurlarının, ördeklerin, spagetti yiyen atların yuvası olan bu Azmaklarda yaşayanların ömrü uzun.

        Sahi gittiğinizde  kazlarla dostluk kurun. Size koro halinde  Azmakların senfonisini, hep birlikte söylesinler. İçlerinde  sopranolar var. Davudi sesli olanları var. Hülyalara dalın gidin. Uçurun ruhunuzu göklerde. Bu uçurtmanın ipi, nasıl olsa elinizde. İstediğiniz an, yerinize dönebilirsiniz.

       “TIS’LAYARAK BİRALAMAK:illa olsun diye de, kendinize bira  söyleyin. Yalnız, dışardan görülmemesi için, “tas” içinde gelsin biranız. Etrafa göstermeyin. Çevreniz kıskanır. Estetiği varsın kaçsın. Kazlar telafi ediyor nasıl olsa. Nasıl mı? “Tıss” diyerekten tası işaret ediyorlardır zaten. Etrafın lüzumsuz zaptiyeleri,zaptiyeleri, ne içtiğinizi fark etmemesi için.

       Geçin kazların karşısına, seslenin onlara. Topluca cevap alacaksınız zaten.

       Ört ki, ölem ! 

Görüntünün olası içeriÄ?i: okyanus, gökyüzü, açık hava, su ve doÄ?a

BİZ BU RESMİ ÇEKTİĞİMİZDE, SIK SIK YIKILAN BU KÖPRÜ VARDI. (FOTO: M. CELLEK)

Görüntünün olası içeriÄ?i: 2 kiÅ?i, ayakta duran insanlar

FOTOĞRAFLAR MUZAFFER CELLEK 'E AİTTİR.

Görüntünün olası içeriÄ?i: 7 kiÅ?i, takım elbise ve iç mekan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Memleket güzel, Ege daha güzel ama Sakar'dan aşağısı en güzel, desem:)(: Herkesin bir gün oralardan yolunun geçmesi dileğiyle; keyfiniz daim olsun!..

derinmavi.. 
 28.12.2018 17:54
Cevap :
Elbette bu devran böyle girmez, gitmeyecek. Günlerden bir gün, "Durdurun dünyayı inecek var" diyeceğiz bre ! Başka çaresi yok. Gördüğümüz her mavilik bizimdir. Nefeslerimiz bile mavi trüterer Gökova yolculuğunda. Kaptan Cousteau bile " Cennet burasıdır" diye kalıbını basmış. Bizlere de Sakar tepesinden aşağılara, taaaa aşağılara bakmak düşer. Öteden beri; özüyle, sözüyle mavilikler içinde yüzen siz İzmir Balçovalı Blog okuyucumuz. ne iyi ettiniz de geldiniz. Mavi mavi tüttünüz yine. Maviliklerle kalın: " "Mavi mavi, masmavi" diye diye  28.12.2018 23:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 864
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster