Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Şubat '12

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
4769
 

"Cemre düştü" ne demek?

"Cemre düştü" ne demek?
 

Cemre düştü ne demek? Bilimsel bir olgu mu? Dine dayalı bir ianaç mı? Bir kültür mü?

Cemre, kış mevsimin bitimine doğru, bahar öncesinde önce havada, sonra suda, sonra da toprakta oluştuğuna inanılan sıcaklık artışıdır. Bilimsel bir olgu değildir. Türk dünyasının yaşamında önemli bir yer tutmuştur.

" Bu konuyla ilgili en ayrıntılı biligiyi PROF. Dr. M. Öcal Oğuz'un "YOZGAT'TA HALK TAKVİMİ VE CEMRELER" başlıklı makalesinde buldum. Şöyle açıklıyor sayın OĞUZ cemre olayını:

Dünyada bütün halk takvimleri ortaya çıktıkjları coğrafyaların ve kültürün izlerini taşır ve hepside döngüseldir.

Aslı Arapça ve köz veya ateş anlamına gelen cemrenin islamlık öncesi Türk kültüründe imre şeklinde var olduğu mitoloji araştırmacıları tarafından söylenmektedir. Altay türkjlerinde imre yada imere denilen ruhun bu tarihlerde sırayla havaya, suya, ve toprağa elindeki ateşi saçtığı söylenmektedir.

Cemrelerden bir hafta sonra Nevruz geldiği ve Nevruz öncesinde ateş, hava, su ve toprak ile ilgili dört çarşambanın Azeri kültüründeki varlığı dikkate alınırsa cemreler arasındaki ilişki bu bilgiyle pekiştirilebilir."

Cemre edebiyatımızda da önemli bir yere sahiptir.

İLK CEMRE

Kar eriyivermiş, buz kırılmış;

Kuşlar gibi azadolmuş sular,

Toprağa düşer düşmez ilk cemre,

Arzın bağrında bin yol açılmış,

Aktıkça akmış, şad olmuş sular

Dağ başalrından ta denizlere..

Cahit Sıtkı Tarancı

Mevlana'nın kalemine ise şöyle düşmüş cemre:

“Gök, gürleyerek davul çalar! Artık, tabiatın cüz’i de, küllü de dirilmiştir! Ağaçların gönüllerine, güllerin burunlarına hoş bahar kokuları gelir! Bahar gelir, menekşe kalkıp süsenin yanına varır. La’l rengi elbiseler giyen gül sevdalanır da kaftanını yırtar. Sünbül yasemine ‘Merhaba, seni saygı ile selamlarım!’ der. Yasemin de ‘Ey nazik dost, ben de seni candan selamlarım!’ der. Ekşi suratlı kış geçer gider. O zevki, neşeyi kaçıran soğuklar yok olur. Sevdalı nergis sahralara dalar da çimenlere göz kırpar. Çimenler onun gönlünden geçeni anlar da ‘Ferman senindir, ne istersen yap!’ der. Karanfil de söğüt ağacına ‘Sana ümit bağladım’ der. Söğüt de ‘Ben pınar eviyim, benimle yalnız kalmak istiyorsan, buyur içeri!’ diye onu davet eder. Üveyk kuşu ‘Kü, kü, o sevgili nerede, nerede, onu arıyorum?’ diyerek bahçeye gelir. Güzel sesli aşık bülbül de ‘Görmüyor musun; aradığın burada!’ diye gülü gösterir.”

Sayın Oğuz makelesini Cemre'nin unutulan kültürümüz ve kaybolan bir değerimiz olarak görüyor ve bu konudaki kaygısını ifade ederek yazısını bitiriyor. Malesef haklı değerli profosörümüz.. Çünkü benim bu yazıyı yazmamın sebebi baharın yaklaşması değil! Bir kaç gün önce öğretmenler odasında meslekdaşlarımın bu konuyla ilgli "Cemre ne demek, dinsel bir şey mi, bilimsel mi bilen yok mu arkdaşlar?" şeklinde ki sohbetleriydi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

... soğuk kırıldıkça sobaları birer birer söndürürlermiş. Buna da “sukut-u cemerat “ denilirmiş. Bu tanımdan dolayı cemrelerin düşmesi tabiri, hava, toprak ve suda soğukluk şiddetinin kırılmasını ifade etmektedir. Kıssadan hisse: cemre olayı hakkında birbirinden farklı birçok açıklama mevcuttursoğuk kış ayları boyunca süren fiziksel üşüme ve bunun hem maddi hem de fiziksel maliyeti de halkımızı bezdirmekte… Bu durumda sıcakların müjdecisi de doğal olarak sabırsızlıkla beklenmekte... Halkımız arasında sıcaklığın artmasına yönelik bu müjde, düşen cemrelerle simgeleşmektedir. Bu konudaki bi yazım için bkz. http://blog.milliyet.com.tr/dusen-cemreler-ve-soguklara-veda/Blog/?BlogNo=165564. Teşekkürlerimle...

Ersin Kabaoglu 
 12.03.2012 14:47
 

Cemre, sözcük karşılığı olarak kor halindeki ateş anlamına gelmektedir. Kelimenin diğer bir anlamı ise, Müslümanların hac sırasında Mina vadisinde attığı taşlardan meydana gelen yığındır. Divan şairlerinin, cemre zamanlarında baharın gelmesi dolayısıyla, önemli kişilere yazdıkları övgü şiirleri de Cemreviye olarak bilinmektedir. Cemre ve dönemleri hakkındaki geleneklere dayalı iki temel söylence vardır. Bunlardan birinci göre; Arapların bir kısmı çok soğuk dönemlerde mağaralara girerler ve kendileriyle birlikte koyun, inek, öküz ve sair hayvanları da yanlarına alıp kendilerine bir mevki tayin ettikleri gibi, hayvanları için de yerler tahsis ederek ateş yakarlarmış. Soğuğun azaldığını hissettikleri zaman da bu ocakları sıra ile söndürürlermiş. Onlar bu durumu "sukut-u cemerat" şeklinde tabir etmişler ve her birine de "sukut-u cemre" demişlerdir. İkinci bir söylenceye göreyse; Çin zenginlerinden bazıları soğuğun şiddetli zamanlarında evlerinde üç soba ve ocak yakarlar, soğuk kırıldı...

Ersin Kabaoglu 
 12.03.2012 14:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 547
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

1975 doğumluyum. Selçuk Üniversitesi Okul Öncesi Eğitim bölümü mezunuyum. İzmir'de yaşıyorum. İlg..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster