Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '09

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1297
 

"Çılgın sevgileri sitem emzirir." Ilgar Dağı anıları...

"Çılgın sevgileri sitem emzirir." Ilgar Dağı anıları...
 

Hasan Kinaş'la 1970'li yıllardan kalan albümü izliyoruz!


Eski bir TRT Radyo Müdürü olan Hasan Kinaş'tan aktarmalar...

Kars'ı görmedim; ama Kars üzerine anlatılanları hep ilgiyle, merakla dinledim. Yıllar önce şair arkadaşım, şimdi Anayasa Mahkemesi Üyesi olan Şevket Apalak Kars'ta yedeksubaylık dönemini geçirmişti. O yıllarda bana yazdığı mektuplarda Kars'tan övgüyle söz ederdi hep. Kar’ından, soğuğundan, yapılarından, insanlarından… Kars’ta kalemine takılan dizeler, şiirler olduğunu da sanıyorum. Ola ki yakın bir zamanda Apalak’ın kitabı çıkarsa, yaşadığı kentlerden anlamlı dizeleri de okuma olanağımız olacaktır Apalak’ın.

Kars'ta görev yapan bir başka dostum da Hasan Kinaş. 1971-76 yılları arasında TRT Kars Radyosu Müdürlüğü yapan Kinaş'ın anılarını da zevkle dinlemişimdir.

Hasan Kinaş’ın Karslı yıllarından kalan, köşe bucak sakladığı, özenle koruduğu bir fotoğraf albümü var. Kars'ın bir köyünde öğretmenlik yapan, ama şimdi adını anımsamadığı bir öğretmenden kalan albüm. Hem siyah beyaz fotoğraflar, hem şiir kadar etkili satırlar...

Hani Ilgar Dağı anıları, fotoğrafları desek daha doğru olur. Neresi Ilgar? Önce orayı bir tanıtalım isterseniz. Ilgar, o zamanlar Kars’ın ilçesi, şimdilerde il olan Ardahan’ın Posof ve Damal ilçeleri arasındaki dağın adı. Dağın yükseltisi 2918 m. Ancak Ilgar Dağı geçidinin bulunduğu yükselti 2540 metre olarak saptanmış. Kış ayları boyunca, hatta baharda bile karının eksik olmadığı bir dağ Ilgar.

Kış yurdun her yerinde, kar ise özellikle Doğu bölgemizdeki kentlerde varlığını duyumsatırken, istedim ki ILGAR'dan kesitler sunan bu albümün fotoğraflarını ve yazılarını sizlerle de paylaşayım. Hadi buyurun zaman tüneline girip 1970’li yıllara bir yolculuk yapalım.

"Beyaz felâket


Kar, sadece pencereden seyredilirse manzaradır.

*

Düğüne, derneğe değil, çoluğa çocuğa gidiyorlar... Kasım'dan haziran'a kadar süren 12 km.yi tırmanıyorlar. Gurbetle sılanın arasına gerilmiş bir 12 km. bu... Azrail'e dost olmuş, ILGAR'a sırtını dayamış asırlık bir 12 km...

Evet, evet... Sadece 12 km."


Bir fotoğraf, elinde bastonu, karın tipinin içinde tırmanıyor dağa. Öğretmen nasıl anlatıyor bakın:

"Ömründe kâbus görmeyenler ne demektir bilemezler.

*Bu resim için izaha gerek yok! 72 yaşında Boşdere'den Güllü Dayı... Sırtında yolculuk eşyası, elinde baston. ILGAR'a tırmanıyor.

ILGAR park değil,

ILGAR gazino değil,

ILGAR kumar salonu da değil,

ILGAR 30.000 VATANDAŞIN KÂBUSU..."


Bir başka resim...Karın üzerinde büzülmüş üç vatandaş. Öğretmenin "Eşitlik" başlığı altında yazdıkları da ilginç:

"İnsan tahammülünün sınırı, ümidin bittiği noktadan geçer. ILGAR yolu, yılda sekiz ay, hiç bir noktadan geçmez. Ümit her an tükenmeye alışıktır.

POSOF'ta kadının ümidi de erkeğin ümidi de aynı boydadır."

"Daima el ele" diye yazdığı fotoğrafta 10 insan el ele tutuşmuş birbirlerini çekiyorlar. Direncin, dayanışmanın, yardımlaşmanın sıcak görüntüsüyle:

"Ölüme görünmedikçe yaşamak mümkün.

*

İnsanlar el ele oldukça kuvvetlidir; fakat tabiat tek başına daha kuvvetli...

Izdırabını bilmediğimiz vatan parçasına "BİZİMDİR" diyebilmek ne kadar acıysa ILGAR'ın ötesinde ölüme görünmeden yaşamak da o kadar zor..."


"Biraz daha" başlığıyla verdiği fotoğrafta dağdan aşağıya inmeye çalışan insanlar var:

"Gönülden kopmak başka, koparılmak başkadır. Gönülden koparılan gözden uzaktır.

*

Bakınca görülüyor... Damalı'dan yürüyerek mihnetle ILGAR'ı aşan Posoflu'nun gün batımı gayreti var. İniyorlar... Asansörle kokteyl salonuna inmiyorlar ki..."

"Yer ve zaman" başlığıyla yazdıklarına bakalım bir de:

"Hakkın lûtuf diye beklendiği yerde Anayasa kırgındır.

*

Öğretmenin gücü yeterse köy bucaklarında çöreklenmiş cehaleti öldürür. İhtiyarın gücü yeterse, sabrı yeterse öğretmen hanımı doktora götürür.

Zaman yirminci asır... Yer POSOF'tur."


Öküzün çektiği bir kağnı arabası. "Zavallı medeniyet" diye başlık atmış meçhul öğretmen:

"mefhumlar büyümezler, sadece insan gözünde büyütülürler.

*

Dünyada bütün yollar Roma'ya çıkar. Posof'ta bütün yollar ILGAR'da tükenir.

...Ve hâlâ öküzler, kağnılar, insan adalesi...

Zavallı medeniyet!

Sen, imkânların gölgesinde sadece ve sadece yalancı bir kahramansın!"


Önde bir erkek, omzunda gaz tenekesi. Arkasında yaşlı bir kadın. Onun arkasında kadını tutan bir başka erkek. Ya kocası, ya oğlu. Kadının yüzü görünmüyor:

“Beklemek, ölümün kapı komşusudur.

*

Yıpranmış omuzlarda bazan gaz

Bazan da tuz gelir.

Aktepelerden gün olur ak saçlı nineler,

Gün olur ak rüyalar içinde gelin, kız gelir.

Kış geldi mi bir kerre amansız gelir.

Sonra ne bahar gelir, ne yaz gelir."


Öğretmenin bir de sitemi var. Cumhuriyetin 50. yılı. Demek ki yıl 1973 Ekimi. "Çılgın sevgileri sitem emzirir." demiş ve eklemiş:

"Vatan topraklarında alabildiğine hür,

Lâkin ILGAR tepelerinde yılda sekiz ay esiriz...

Ellinci yıl bizim de ellinci yılımız;

Çılgıncasına mutluyuz bir yandan

Bir yandan müteessiriz!.."

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 178
Toplam yorum
: 278
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1442
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

1946 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğdum. İlkokulu aynı ilçede, ortaokulu Ceyhan’da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster