Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '09

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
2030
 

"Çukurova Kurtuluş Savaşı Destanı" Üzerine

Osmanlı Devleti'nin son yılları başarısız ve ehliyetsiz adamların sayesinde perişan, zayif, hasta bir devlet halilnde zor günler yaşıyordu. Başta Gazi Mustafa Kemal Paşa, İsmet İnönü, Mareşal Feyzi Çakmak, Doğu Cephesi Komutanı dirayetli asker Kazım Karabekir Paşa olmak üzere birçok vatanper ile elele vererek şanlı yurdumuzu düşmanlardan kurtardılar. Elbetteki bu işler, bu kurtarma öyle sanıldığı gibi kolay olmadı.O günlerde silah yoktu, ayrıca kıtlık vardı... Türkiye zor günler yaşıyordu o dönemde. Yurdumuz dört bir yandan, her taraftan işgal edildi. 1918 'de imzalanan Mondros Anlaşması'yla yurdumuzu paylaşmaya çalışan düşmanlar, başta İstanbul olmak üzere dört bir yandan işgal edildi.

Yunanlılar İzmir'i, Aydın'ı Afyon'u işgal edip, yakıp yıkarken, İtalyanlar Antalya'yı, Fransızlar Adana, Antep ve Urfa''yı, İngilizler Maraş'ı işgal ettiler. Fakat Atatürk'ün dedediği gibi "geldikleri gibi yok olup gittiler". Ancak bu işler öyle kolay olmadı, yüzbinlerce vatan evladı şehit oldu. Sadece Çanakkale'de 257 bin şehit verdik. Vatanın her karış toprağı binlerce vatan evladının kanlarıyla sulandı. Bu konuda birçok kitaplar, destanlar ve şiirler yazıldı. İşte şimdi de sizlere tanıtmaya çalıştığım " ÇUKUROVA KURTULUŞ SAVAŞI DESTANI "adını taşıyan kitap bunlardan bir tanesidir. Bu destan şeklinde bir şiir diliyle yazılan kitabı, değerli öğretmen meslektaşım Mehmet Demirel Babacancanoğlu tarafından kaleme alınmıştır.. Sevgili Babacanoğlu kitabının giriş bölümünde şunları yazıyor: "Anadolu Ayaktaydı... Çukurovalıların nasıl çarpıştıklarını, düşmanı nasıl kovduklarını araştırdım... Çukurova Kurtuluş Savaşı Destanı doğdu. Bu destanda Mersin, Tarsus, Adana, Pozantı, Karaisalı, Kozan, Feke, Saimbeyli, Osmaniye, Kadirli, Dörtyol, Maraş, var. Belgesel bir destan oldu. Eksiğimizi tama, azımızı çoğa sayınız saygılarımla "diyerek noktalıyor. 

Kitabı birkaç gündür heyecanla okuyorum. Bu kitapta ve özellikle güney illerimizde düşmanlar tarafından meydana gelen yıkımları birebir belgelerle, yazılı güvenilir kaynaklarla, tarihleriyle bu kitabında akıcı, yalın canlı anlaşılır bir Türkçe ile dile getirmeye çalışılmıştır. Ayrıca bu destan şeklinde yazılan kitabını hazırlarken, birçok ta yazılı belgelerden, ( kitabının son sayfalarında verdiği 31 maddelik ) kaynaklardanda bir hayli yararlandığını görüyoruz. Babacanoğlu kitabının ilk sayfalarında İşgalcilerden şöylece sözediyor: 

" 20 Kasım 1918'de çekildi İngilizler / Bıraktılar Adana'yı Fransız'a / İşgal valisiydi Bremond / Ne buyurursa kukla vali / Bağdadızade Abdurrahman'a / Getiriyordu yerine / Ermenilerden Yüzbaşı Talliard Kozan'a , / Arriki Ceyhan'a / Yarbay Caustillere Tarsus'a, Binbaşı Enfre Mersin'e / Atandı / Albay Bremonda, Son verdi, Türklerin işine, Mektup, telfgraf yasak edildi, Tehcirden dönen Ermeniler verildi yerine / Elinden alındı Türklerin Bağ, bahçe, tarlaları / Kurşuna dizildi karşı gelenler / Yakıldı fırınlarda / İndirildi bayrağımız, Çekildi yerine düşman bayrağı / Fransızca olacak eğitim / Fransızlar yönetecek dendi... ( sayfa: 14). 

Sayın M.Demirel Babacanoğlu kitabının bir başka yerinde yine şunları yazıyor: 

"Kan istiyordu / Can istiyordu düşman / Salıyordu üstümüze Ermenileri / Dedepınarı, Camili Köyü'nde / 150, 250, belki 500, 1000 ( kişi ), diziliyorduk kurşuna.. 

"Çiftliğini bastılar Abdi Ağa'nın / Şehit ettiler 14 işçisini ve onu / Dükkanlara evlere girdiler / Süngülediler Tellal Mustafa Ağa'yı / Öldürdüler Sarraf Ahmet Efendi'yi / 

" Yanıyordu Adana her yandan /Çığlık çığlığa kaltı insanlar yerinden / Boşanan sel gibi / Toroslara doğru aktılar / Dikili, Sarıhamzalı, Şambayadı köyü'ne sığındılar / Hafız Özşahin, Zeki Ener, Suphi Paşalar Zeytin'e vardılar. 

" Ölüm kusuyordu Ermeniler, Fransızlar / Kocavezir, Siptilli Pazarı'nda / Giriyorlardı evlere / alıyorlardı Halı, kilim, altın, akça, ne varsa, soyuyorlardı / Sahiplerini de dolduruyorlardı kiliselere / Topluca ateşe verip yakıyorlarıdı /...' (s: 28 ).de...M. D.Babacanoğlu Fransızların, İngilizlerin, Ermenilerin 1918 - 1922 tarihleri arasında Güneydoğuda'da özellikle Mersin, Tarsus, Adana, Pozantı, Karaisalı, Kozan, Saimbeyli, Osmaniye, Kadirli, Dörtyol, Antep, ve Maraş gibi il ve ilçelerde hatta bu yörenin köylerinde meydana getirdikleri katliamlardan yer yer söz ediyor. Kalıcı ibret verici bir kurtuluş destanı ortaya köymuştur. Araştırmaya, incelemeye dayalı fazla bir zaman perspektifi içinde bu yapıtını hazırdladığını görüyoruz. Eser öylesine çala kalem ezberden hazırlanmamıştır. Ciddi bir çalışmanın ürüdünü olduğu görüyoruz. 

Eğitimci yazar Mehmet Demirel Babacanoğlu'ndan biraz söz etmek istiyorum: Babacanoğlu 1944 Adana Karaisalı'nın İncirgediği Köyü'nde doğmuştur. 1965 yılında Düziçi ilköğretmen Okulu'ndan mezun olmuş ve Anadolu'nun birçok il ve ilçelerinde bilfiil onurlu bir şekilde 31 yıl hizmet vermiştir. 1988 yılında Anadolu Üneiversietesi' Önlisansını da tamamlamıştır. Çalışkan ve üretken bir öğretmendir. Mesleğinin yanısıra Türk edebieyatına birçok eserler kazandırmıştır. Yazmak yaşamaktır, söz uçar, yazı kalır bağlamında uğraş vermektedir. 

2008 yazında 3.Çukurova Kültür Şenliğinde yapılan bir etkinlikte bir araya gelmiş, aynı zamanda bizimle de fazlasıyla ilgilenmişti. Konuksever bir insandır. Güleç yüzlü, tatlı dilli sevecen bir öğretmendir. Daha doğrusu adam gibi adamdır. 

Mehmet Demirel Babacanoğlu'nun Anadolu'da yayımlanan birçok sanat ve edebiyat dergilerinde , şiirleriyle, sanatsal yazılarıyla yakından tanıdığımız bir yazın eridir. 1992'den beri yayımlanan Aykırısanat dergisinin kurucusu ve hem de genel yayın yönetmeni olarak ta görev almış, birçok seçkilerde yazı ve şiirleriyle katkıda bulunmuştur. Yapıtlarından bazıları: Parakan, Gül Sevgisi, Karanfil Kırmızıların soldu mu? Silah / lan / ma (Şiirler), İnsan Hayranıyım ( Aşık Haydar Aslan'nın Yaşamı ve Şiirleri, ), Keman Sesleri, Bülbülün Sonu, Tepedeki Ev, Dört Oyun ( Çocuk Oyunları ), Yedi Göğün Yıldızı ' gibi kitapları yayımlanmıştır. Şiir ve yazılarından dolayı Babacaoğlu'nun bir çokta ödülü vardır. Eğitimci- yazar-şair Babacanoğlu halen Adana'da ikamet ediyor; sanat ve kültür çalışmalarını sürdürüyor... 

Babacanoğlu'nun bu yeni kitabı, Milli Mücadele tarihimizde Güneydoğu'da ve özellkile Adana ve yöresinde meydana gelen acı ve yıkım günlerini ve o günlerde yapılan mücadele ve kahramanlıkları bierbir anlatıyor. Hemde bir sürü kaynaklara dayalı olarak.. Bu kitabın memleketimizde son günlerde meydana gelen kardeş kavgalarına bir ders verir niteliktedir diye düşünüyodrum. Çünkü Milli Mücadele tarihimizde Türk'ü, kürd'ü, laz'ı, Arab'ı, Çerkez'i, Arnavud'u, Boşnak'ı, Sunisi ve Alevisiyle birlikte omuz omuza Fransız' a, İngiliz'e ve Ermenilere karşı savaşmışlardı. O acı olaylardan dolayı bizim ders almamız gerekmez mi? 

Yazarı dili, Türkçesi yalın, duru ve akıcıdır. Yabancı, ağdalı sözcüklere pek iltifat etmemiştir .Destanını açık bir dille kaleme almıştır.Bu kitabının özellikle orta dereceli okullarımızda, elerimizde görev yapan öğretmen vee öğrencilerimizin okumalarını tavsiye ediyorum. Başta Adana olmak üzere, Adana ve tüm ilçelerinde, Pozantı'da, Kadirli'de, Karaisalı'da, Feke'de, Tarsus'ta, Mersinde, Osmaniye'de, Dörtyol'da, Maraşta ve Antep'te meydana gelen acı olayları belgelerle kaynaklara dayalı olarak gün ışığına çıkarmıştır. Değerli meslektaşım Mehmet Demirel Babacanoğlu'nu candan kutulyorum. Kitabı Aralık 2008 tarihinde Adana'da Yiğit Reklam ve Matbaacılık yayınları arasında çıkmış olup, 232 sayfadan oluşuyor. Meslektaşım Babacanoğlu'nu birkez daha kutluyorum, Türk edebiyatına böylesine değerli bir eseri kazandırdığı için. "Çukurova Kurtuluş Savaşı Destanı" Anteb'in 25 Aralık 1921 tarihinde kurtuluşu ile son buluyor. 

Başta Gazi Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Milli Mücadele tarihimizde emeği geçen bütün şehit ve gazilerimizi rahmetle ve saygıyla anıyor, mekanları cennet olsun diyorum. Buradan da sevgili meslektaşım Babacanoğlu'na selam ve saygılar gönderiyorum.... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Efendim, saygılarımla; Çukurova Kurtuluş Şavaşı destanı ile ilgili paylaşımınızdan dolayı emeğinize ve kaleminize sağlıklar dilerim. Bu vesile ile Aziz Şehidlerimizi saygıyla anarken, Allah'tan Rahmetler dilerim. Selam ve Saygılarımla...

Recep Altun 
 15.11.2009 20:24
Cevap :
Sayın Can dostum Recep Altun Bey. Hem "Çukurova Milli Kurtuluş Savaşı Destanı " ve hem de İLYAS DEDE için yazmış olduğunuz her iki mesajınrnıza da teşekkür ediyorum. Buraları görmenzi dilerim.Yolunuz buralardan geçerse bir fincan kahvemi de içmenizi diliyorum. Selam ve saygılarımla vefalı dostum.  16.11.2009 9:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1383
Toplam yorum
: 1709
Toplam mesaj
: 140
Ort. okunma sayısı
: 538
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi’nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe’de bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster