Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
184
 

"Devlet, erkek terörüyle masa başında..."

"Devlet, erkek terörüyle masa başında..."
 

Görsel internetten alınmıştır.


Şiddet; insan yaşamının her kademesinde görülebilen, her geçen gün de katlanarak artan bir toplumsal sorundur.

Şiddet; güçlü olan insanların, güçsüzler üzerinde oluşturduğu bir baskı biçimidir.

Şiddetin en sık görüldüğü ortam aile ortamıdır. Ailede genel anlamda erkek, kadına ve çocuğa uyguluyor.

Daha çok göze çarpan fiziksel şiddettir o da güvenlik sorunu olarak iletildiğinde. Oysa ki kayıtlara geçmeyen nice şiddet türleri vardır uygulanan. Bunlardan bazıları; ekonomik şiddet, psikolojik şiddet ve cinsel şiddettir. Tabii burada önemli olan kadının şiddeti nasıl algıladığıdır.

Aile içi şiddetin algılanması ve tanımlanabilmesi kültürel yapıyla da yakından ilişkilidir. Birçok toplumda, hatta bizim toplumumuzda dahi, bazı durumlarda şiddetin gerektiği düşünülüyor ve normal karşılanıyor.

Şiddete uğrayan kadın hem fiziksel, hem duygusal ve hem de sosyal yönden ciddi anlamda etkileniyor. Bazen hayatlarına dahi mal olabiliyor bu şiddet.

Bu durumda mutlaka alınması gereken önlemler vardır. Son yıllarda bu konu üzerinde bilinçlendirme çalışmaları yapılsa da zannımca yeterli seviyede olamamaktadır.

Hem kadınlar, hem de erkekler ciddi anlamda eğitilmelidir şiddet konusunda. Bunlara ilaveten, caydırıcı nitelikte etkili bir ceza sistemi de getirilmelidir.

Kadınlara koruma dahi veriliyor olsa, pratikte bunun çok da sağlıklı olmadığı açıktır.

Toplum olarak şiddet konusunda yeni bir bilince ulaşmaya ihtiyacımız var. Aksi halde kadınlar üzerindeki bu erkek terörü artarak devam edecek.

PKK ile dahi masaya oturup çözüm arayan yetkililer, az biraz da kadınlar için masaya otursa da, şu “Erkek Terörüyle” masa başı yapsa nasıl olur?

Daha ne kadar can yanmalı, daha kaç Ayşe Paşalı ölmeli, kaç kadın sakat kalmalı, kaç çocuk annesiz – babasız büyümeli ve daha ne kadar toplumun ruh sağlığı bozulmalı? Tüm bunlara izin verecek misiniz?

Daha dün Sayın Cumhurbaşkanı “Kadın ve erkek eşit olamaz” dedikten sonra, fazla da umudum yok aslında…

 

25 Kasım 2014

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ayşegül Hanım, Ülkenin kaynaklarının nasıl satıldığını dizelerinde özlü,çarpıcı bir biçimde dile getirmişsin.Bunlar,satacak bir şey kalmayınca ellerinden gelse Ay'ı,Güneş'i,yıldızları da satarlar ya Amerika değil ki Müslümanlar gidip keşfetsinler!

Hüseyin Başdoğan 
 01.12.2014 17:21
Cevap :
Haklısınız Hüseyin Bey. Satış işini iyi biliyorlar Allah için...Amerikayı bilmem de satış işini kim keşfetti diye soran olursa cevap belli...Selamlar, mutlu kalın...  03.12.2014 18:16
 

Ayşegül Hanım, Bu iktidar,kadına annelik rolü biçiyor.Kuşkusuz,annelik kadını güçlü yapar da kadının bir iş yaşamı,sosyal yaşamı yok mudur? Bu iktidara göre olmamalı.Anadolu'da kadın "eksik etek"tir.Yani eksik yaratılmıştır.Cumhurbaşkanı Erdoğan,diyor ki kadın-erkek eşitliği yoktur.O da bu anlayışa dayanarak "eşit"değildir,diyor.Oysa,yasalar karşısındaki "eşitlik"ten söz etmek ,hesabına gelmiyor.Bu anlayış sürdüğü sürece kadın ,erkek eşitliğini yaşama geçirmek güç gözüküyor.Bu nedenle kadına şiddet son yıllarda arttı.

Hüseyin Başdoğan 
 01.12.2014 17:08
Cevap :
Eşitliğin yasalarla sağlanması gerektiği elbette isteğimiz ama işlerine gelmez. Bedensel açıdan zayıf olduğumuzun farkındayız ama dayanıklıyız. Kırsalda kadın hem doğuruyor hem de tarlada çapa sallıyor. Bu çalışma olmuyor mu? Zihniyet meselesi işte. Ne desek boş...Selamlar, mutlu kalın...  03.12.2014 18:19
 

Şiddeti sistem üretiyor. Bu çark Kapitalizmin işine geliyor. Feministlere göre; sisteme meydan okuyamayan erkek öfkesini ailesine yönlendiriyor… Onun için aile kapitalizm için vazgeçilmezdir diyorlar. Selâmlar…

İsmail Hakkı CENGİZ 
 28.11.2014 11:34
Cevap :
Şiddeti üreten kadına olan bakış açısı. Kadını kadın kimliğiyle kabul etmek ve ona saygı duymak, sorunun çözümünde gerekli olan en büyük adım olacaktır...Selamlar, mutlu kalın...  29.11.2014 10:29
 

Erkek terörünün özünde hangi duygu var onun araştırılması lazım öncelikle. Genelde eğitilmemiş veya az eğitilmiş bir toplum yapımız var. Erkekler evin geçimini sağladıklarından, getirdikleri iaşe ile karısının karnını doyurduklarından olmalı, eşini eş olarak değil de "malı" olarak görmektedirler. Mallarını atını eşeğini önce doyurup sonra hızlı gitsin diye kırbaçlıyorsa o adam! iki ayaklı malını (eşini) de öyle tokatlıyor, dövüyor. Bana göre böyle. Masaya otursa devlet bir takım kararlar alsa ne hükmü olur, devletin giremediği yer yalnız ve yalnız yatak odalarıdır. Tek çözümü var bu konunun: vicdanların eğitilmesi. Selam ve sevgilerle...

Yurdagül Alkan 
 26.11.2014 13:48
Cevap :
Tespitiniz yerinde Yurdagül Hanım. Erkekler kadına "Mal" gözüyle bakıyor. Her türlü tasarruf hakkına sahip olduklarını düşünüyorlar kadın üzerinde. Onun bir insan olduğunu unutuyorlar ne yazık ki. Kadının bir insan olduğu onların gözüne, kulağına, yüreğine sokula sokula gösterilmeli, kadına da kendisinin mal olmadığı hatırlatılmalı ve hakları öğretilmeli. Ancak her geçen gün bunun daha da imkansıza sürüklendiğini görmek beni üzüyor. Selamlar, mutlu kalın...  27.11.2014 22:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3988
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1407
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster