Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '11

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
2404
 

"Didem Madak"

"Didem Madak"
 

"Kime ne anlatarak bitirsem hayatımı, ölümüme bir şiir yamar birileri nasıl olsa artık"


Bir şairin ömrü kadardır iyimserliğimiz. Ne kadar yaşarsa, o kadar su veririz geçen günlerimize; kurumasın diye. Müsebbibi dizelerinde gülümser bize, “ çiçekli şiirler yazmak istiyorum bayım” cümlesinin naifliğiyle...

Onun çağırdığı imgeler kadarız, yarattığı dünyaların kıyısında soluklanırız.

Yaklaşık yirmi gün önce, her yanı dağılmış bir gazetenin bana ayrılmış gibi duran tek sayfası ilişti gözüme; sallanıp duruyordu rüzgârda.

Açılmıştı uğursuz bir haberi bana göstermek istercesine;oku diyordu, şaka gibi.

Lime lime olmuş sayfanın sığ bir köşesinde kuru, hissiyatsız bir başlıkta adı geçiyordu:

“Şair Didem Madak'ı Anarken...”

Göz ucuyla, aman ha, der gibi sakına sakına okudum yazıyı. Yazar, “ruhunu ütüsüz ve buruşuk gezdirmeyi” sevdiren şairimin şiirlerini tasnifliyor, orasını burasını çekiştirerek bitiriyordu yazıyı.

Yoktu gidişine dair bir emare. Rahat bir nefes alıp neyse ki... dedim, getiremedim gerisini.

Oluyormuş demek yaşarken de anmanın böylesi. Su katılmamış bir saflıkla kötü bir anlatım bozukluğuna veresim geldi.

İnandım; yaşıyordu canım, olamaz diye geçtim.

Hem, yaşamalıydı, niye ölsündü ki? Onca şiirsizin yaşadığı şu dünyada, haksızlık değil mi?

Günler sonra şom ağızlı bir merak dürttü birden:

Ya öyleyse...? Baktım yirmi gün sonra internete;

"Ah dedim sonra...Ah!" (*)

Şair Didem Madak öldü... Bir ölüm metnini çoğaltmıştı siteler, aynı ölüme matbu methiyeler...

Ağırlaştım, kuş kadar hafif iyimserliğim uçuverdi. Demek, o yırtık gazete sayfasının meşum yazısı gerçekti.

Hepi topu yirmi gün fazla yaşattım, yaşar bildim kendimce.

Yaslıyım şimdi, sebebim dizeleridir. Sebebim; kalbinin zar tutularak oynanan tarumar hayatında nar gibi erkenden dağılmasıdır.

Şimdi hüznüm yokluğunu imler.

Yaşadığını varsaymak ne kadar kazançsa, yazdığını tek satır çoğaltamamak da o kadar acı...

Günün bu saati ölümü kadarım, o kadar ıssız...

Yıllar öncesinin Hayvan dergisinden başlar tanışıklığımız.

Tozlanmış bir arşivin içinde bulup çıkardım da oturdum.Oturdum da ilendim dizeleriyle:
"Heceleme artık beni Allah'ım, bırak okunaksız kalayım..."

Oysa:

"Bilirdim oysa, ilk badem ağaçları çiçek açar baharda,

Bilirdim çiçek satan çingene kızlarını

Onlar bütün şimdileri, bütün zamanlara

Bir gül parasına satardı

Oğlan kıza bir gül alsa

Bilirdim odur en kırmızı zaman

Adına aşk diyorlardı

Kalbimin doğusunda bir yalan dünya vardı..."

Onbir yıl olmuş basılalı ve bulunmuyor artık raflarda ilk şiir ödülünü aldığı Grapon Kağıtları kitabı.

Tek tük var "Ah"lar Ağacı", "Pulbiber Mahallesi"

Hangisini yazsam da, her dizesini cümle aleme duyursam...

Elinde bir iğne, çiçekli şiirler işledi kanaviçesine... Şair oldu, yaşamak derdini döküp, kendini deştikçe.

Üç şiir kitabı, üç yaşında bir kız çocuğu, kırkbirkere maşallah denilecek gencecik bir yaşta, çekilmekle bitmeyen bir "ah" kaldı geriye.

Yakamda bir şair fotoğrafı daha...

Anısı yaşadığımızda saklı.

YAŞASIN ŞİİRİ...

(*) Ah'lar Ağacı isimli şiiri

Şiiri ve kendisiyle bir tanışıklık için : http://www.anafilya.org/go.php?go=7d270d01501b4

İlgilenenler ve Pulbiber Mahallesi kitabını bilenler için sızıya söylenecek söz:
http://www.bianet.org/biamag/kultur/131818-posta-kutusu-okur

Kitapları: Grapon Kağıtları, "Ah"lar Ağacı, Pulbiber Mahallesi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

+1:sayende en az bir kişi daha bildi O'nu... Didem Mamak diye arayışımı kitabını sonra dizelerine doyamayışımı cayırdadı içim. Bir şair gidince sanki umut da gidiyor, hayaller azalıyor... Ruhumuzun elinden tutacak bir kişi daha eksilmiş oluyor, anlaşılmak azalıyor. Haberini sizden duymam da ayrı bi tuhaf... hayat gerçekten akıl almaz bir şey...

Dingil Kalem 
 21.01.2012 16:51
Cevap :
Tıklım tıkış rafların tenya yerlerini şiir reyonu yapıyorlar, ıssız oluyor.Dikkat gerekiyor şiiri görmek için.Yolum düştüğünde, şiir kitaplarına bakıyorum. Didem Madak kitabı var mı diye bir daha bakıyorum.Göremiyorum kitaplarını. Yaşarken, son demlerindeyken vardı oysa.Yattığı hastaneye yolum düşmüştü İst.da. Kanserden giden halamı görmeye gitmiştim.Bilemezdim onun da aynı derttten yattığını...Bilsem ...hayat...)  21.01.2012 21:19
 

Bu gün onu andım kitaplarında. Mısralarında, içinde ruhunda. Bir bakayım dedim, kim yazmış milliyet blog ta. Sayafanız çıktı karşıma. Bak ölmedi bence genç yaşta. Kolay kolay ölmez o, yaşar daha yıllarca.

Ahmet KARAKAYAN 
 09.12.2011 15:14
Cevap :
Her bir dizesi,şu çocukluğa bir güzelleme, bir masal havası,çokça kırılgan, hep kendini hırpalamaktan...Arada bakıyorum, okuyorum.Hüzünlü tabi ama yaşattıkça yaşayacak kendisi ve şiiri.Selamlar, sağolun.  10.12.2011 16:26
 

Şair Didem Madak'ın "Çiçekli Şiirler Yazmak İstiyorum Bayım" başlıklı şiiri çok etkiler beni. Özellikle de son üç dizesi.""Bir gül, bir güle derdi ki görse.. / Yalan söylüyorum / Güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım." Hatta bir önceki bloğumda da bu dizelere yer vermiştim. Sevgili Didem Madak'ın yeryüzündeki geçici misafirliğinin sonlanmış olduğunu bilmiyordum. Çok değerli yorumcunuz-blogdaşımız-arkadaşımız İlke Hanımın o yazıma yazdığı yorumunla öğrenmiştim o acı haberi. Siz de bu değerli bloğunuzla kendisine hak ettiği değeri vermiş, dizelerle örülü çok güzel bir uğurlamada bulunmuşsunuz. Ardında bıraktığı anlamlı ve derin dizelerin hamağında ışıklar içinde yatsın! Bu değerbilir ve özgün katkınıza içten teşekkürler ve dostça selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 29.08.2011 14:22
Cevap :
Şiir serüveninin başlangıç zamanlarına düşer dizeleriyle tanışıklığım.Ama haberini geç aldım.Yaşattığım günleri bir kazanç sayıyorum.Dökülmeliydim ama nereye?Bir denize mi, bir dipsiz kuyuya mı, bir dosta mı, "yarasını gösterircesine"...Hiçbiri olmadı, oturdum cümlelerin başına.Sonra buralarda var mı bu kafiyesi bozuk gidişattan haberdar olan dedim.Siz vardınız.Okudum yazınızı.Selamlar...  02.09.2011 20:00
 

"...Başörtülü bir anne olarak bekliyorum ruhumun Şark hizmetinden dönüşünü..." demişti Didem Madak. Az bilinen ve sayıca az olan kadın şairlerdendi. şiirlerine ipte asılı çamaşırlardan tane tane damlayan kadınca simgeler işlerdi. göz nuru, oya gibi, kendi sokağımızda yürür gibi okurduk. ne vefalı bir anma bu deniz arkadaşım, yüreğimiz ısındı...

ilke Veral Coşkuner 
 26.08.2011 3:56
Cevap :
Şairaneliği sevmeden şiire kendini döken, onunla dertleşen sahici ve incelikli şiirlerin sahibiydi.İnsanın elinin, gözünün yaşamının değdiği her şeyde biraz anısı kalır. Duruyor şimdi üç kitabı, üçü de anılar bahçesi...Birini bırakıp diğerini alıyorum elime.Elim de şiirinin izi, gözümde dizeleri...Sağolasn.Selamlar...  26.08.2011 13:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 1401
Toplam mesaj
: 114
Ort. okunma sayısı
: 1637
Kayıt tarihi
: 02.12.06
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster