Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '09

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
399
 

"Dilerim ki mutlu ol ülkem"

"Dilerim ki mutlu ol ülkem"
 

Yeni yılın ilk yazısını Çağan Irmak'ın 'Issız adam' filmindeki rahmetli Ayla Dikmen'in sesinden çağlayan dizelerden ilham alarak yazıyorum "Dilerim ki mutlu ol sevgilim"; dilerim ki mutlu ol sevgili ülkem, hayat hep gülsün halkıma, ne aç kalsın ne açıkta, insanlar güvenle baksın gelecek yarınlara!

Çok mu zor? Asla!

Tam tersine böylesine zengin kaynaklara sahip bir ülkeyi on bin dolar milli gelirin altında ve geçimi itibariyle onlarca kat farklılıkta, borç içinde adeta kıvrandırmak daha zor; ama işte onu başardı, 20. yüzyılın ufuksuz siyaseti.

Daha da ötede o siyaseti de üreten altyapı, büyük bir kültürel kırılmayı yansıtmakta ve bizi bize yabancılaştırdılar adeta!

Dünya'nın bir dili bir de gerçeği var. Dili, "barış, demokrasi, özgürlük" diyor (gerçekler; savaş, despotizm, insan hakları ihlallerini) gösteriyor.

Türkiye'nin de özlemleri var. Ancak söylenen başka, yaşanılan başka... Artık an yitirmeden yaralarımızı sarmamız gerekiyor. Onun için de siyasetten başlayarak bir yenilenme bekleniyor. Bu ise, hepimizin bildiği sır!

Türkiye çok iyi yetişmiş gençlere ve mesleğinde uzman bilim insanlarına sahip. Eğitim alanını endüstriyle daha çok buluşturmak, ara insan gücü yetiştirecek okullaşmaya ivme katmak zorunda; bilimi ekonomide yeniden üretmek asl'olandır.

Türkiye'nin müteahhitlik gibi, otomotiv gibi, lokomotif sektörleri var. Bunları da tekstili de dış pazarlama olanağını artıran sektörler olarak desteklemek zorunda.

Türkiye, Dünyadaki krizin dalgakıranı olarak iç pazarında likiditeyi sağlamayı IMF ile anlaşma yapmak kadar önemsemek durumunda ve o durumu da aşan şekilde krizsiz yaşamak için kamu yatırımlarının artırıldığı sosyal bütçeleri öngörmek mecburiyetinde.

Diyorlar ki, "Marks haklıydı!", Keynes kazandı! Kapitalizm bir kez daha çöktü! Sosyalizm öldü! Her biri doğru olabilir ama gerçeğin en büyük parçası: ATATÜRK'ün haklı çıktığı ve karma ekonominin anlayışının önem kazandığıdır da.

O açıdan da Türkiye, kamu girişimciliğinin gücünü yabana atmamalı, ekonomik-stratejik kurumlarını da göreve ve geri çağırmayı düşünmeli.

Sosyal piyasa ekonomisi içinde yürünmeli. Özel sektörün ve gerçek yabancı yatırımcının önündeki istihdam vergisi benzeri tüm engeller birer birer kaldırılmalı.

Güneydoğu'da serbest bölgeler, Orta Anadolu'da organize sanayiler, Karadeniz'de alternatif turizm teşvik edilmeli.

Enerji kaynaklarımıza namusumuz gibi sahip çıkmalıyız. Bor gibi üstünlüklerimizi, linyit havzalarında rezervlerimizi ve dışarıdan aldığımız doğalgaz pazarlarını çeşitlendirmeyi hep akılda tutmalıyız.

Ve İnsan'a yatırım yapmalıyız. Halk için hak için, 21. yüzyılda, demokrasimizi iyileştirerek, ekonomimizi geliştirerek, toplumsal yaşamımızı yenileyerek, yürümeliyiz.

İnsancıl sol anlayış bu düşünce ve duygularla yeni bir yılı karşılamaktadır.

Dilerim ki mutlu ol ülkem!, Yüzün hep gülsün halkım!

www.insancilsol.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 479
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster