Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ekim '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
107
 

'Doğru Düşünmeyi Ne Zaman Bıraktık..."

'Doğru Düşünmeyi Ne Zaman Bıraktık..."
 

/AKSAKALLI KÖŞESİ/
Aksakallı Yazdı:
Düzenleyen: Etem SEVİK

‘Doğru Düşünmeyi Ne Zaman Bıraktık…!”

Sevgili Okuyucularım, başlıkta da söylediğim gibi toplum olarak neden düşünmeyi elden bıraktık? Ya da soruyu şöyle sorayım düşünce lügatımız çok gerilerde mi, kaldı? Bu hafta sizlerle birlikte bu konuyu ele alalım istedim. O zaman başlayalım; Geçmişte yazılan, çizilen, savunulan görüşler ve düşünceler içinde boğulup kalmışız hala (Yıl 2018), hangisi doğru söylemiş yok ya şu düşünür şu noktada hata yapmış, efendim bütün derdimiz bu yakın yüzyıl içinde çıkan bir düşünce akımı yok gibi ülkemde bilim yok fikir yok insanlarımızın beyni uyuşturulmuş gibi düşünen insanlar hele de yazacağımız bayram mesajını bile hazır alıyoruz düşünsenize bir. Üretkenlik bitmiş, duygularımızı bile başkalarının yazdığı ya da geçmişte yazılan şiirlerle şarkılarla yaşıyoruz.. ne acı gençliğimiz Türkçemizi katletmiş kısaltmalarla yaşıyor ve üstelik kullandığımız sözcük sayısı topu topu 600 kelimeyi geçmiyor ne garip değil mi? nereye gidiyoruz? Dilini, kültürünü kayıp eden ve fende ilerlemeyen bir millet yok olmaya mahkumdur. Bu durumda ne yapmak gerek derseniz bilmem ama durum hiç iyi görünmüyor ve çocuklarımıza hazırı vermeye devam edersek, tembelleşeceklerini biliyorum. Örneğin 17 yaşına gelmiş bir genç hala servis peşinde yürümeyi bilmiyor.

Gözlem: Geçenlerde  çay içmek için bir kafeye oturdum. Yan masada oturan gençlerin sohbetlerini dinlemek zorunda kaldım ve gördüm ki, hayata dair bir şey yok, dedikodudan başka düşünceleri yok anlamadığım bir dile konuşuyorlardı sanki ya biz geç kaldık ya da bu nesil çok geriye gidiyor. dünya milenyum çağını yaşarken, yapay zeka kuramları üzerinde tartışırken bizim nesil hala ormanda yaşam süren orangutan gibi hareket ediyor.. yaşamı boğaz ve uçkur arasında olan bir yaşam olarak algılıyor. Tabi ki de toplum içindeki birkaç mikro düzeyde örneğe bakarak bu sonuca ulaşmak hata olur diyenlere şunu söylemek gerek; Acaba gerçekte toplum içinde yaşam süren, düşünen  töresine göre yaşayan gençlikte vardır mutlaka ama bunların sayısı gün geçtikçe hızla azalmakta ve toplum içinde bahsettiğim tipte gençlerin sayısı her geçen gün artmaktadır maalesef. Asıl yaklaşmakta olan tehlike ise gün geçtikçe bu genç insanlarımızı kayıp edecek olmamız…

Bir önemli konu; Ailelere ve okullarımıza, bu noktada çok iş düşüyor sanırsam…

BİR HİKAYE İLE BİTİRELİM:
Bizim hoca bir gün pazarda gezerken  cebinde para yok ne satarım pazardan diye düşünürken bir kalabalığı görür koşarak gider oraya bakar ortada bir kuş satıcı bir şeyler söylüyor kuş tekrar ediyor satıcı dönüp kaça alırsınız diye bağırınca oradakiler kıran kırana fiyatı artırır tam 5 altına kadar çıkar hoca hemen eve koşar hindiyi kucaklayıp pazara gelir ve bağırmaya başlar 3 altın 3altın diye oradakiler aman hocam eder mi? bu kuş bu parayı hoca daha demin yumruk kadar kuş etmişti beş altın neden etmesin benimki diye söylenince oradakilerden biri ilahi hocam o kuş konuştuğu içindir. hoca iç çekerek, olsun o konuşuyorsa benimki de düşünür diye cevap verir….   Azizim, galiba o günden bu güne değin değişen pek bir şey olmamış hayatımızda.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 64
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 110
Kayıt tarihi
: 20.02.17
 
 

Eğitim Durumu Halkla İlişkiler Yüksek Lisansı isletme fakültesi sosyoloji bölümü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster