Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '09

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
458
 

"Doktor bey yaşayacak mıyım?"

"Doktor bey yaşayacak mıyım?"
 

Dr. Hannibal Lecter


2003 yılında geçirdiğim ciddi trafik kazasından sonra bir hastaneye gerçekten ihtiyaç duyduğum gün bu gündü. O yıllarda birileri sağlıkta reformlar yapılacağından falan bahsediyorlardı. Aradan 6 yıl geçmiş olmasına rağmen gördük ki reform sadece kağıtlarda. Beş tane değil de bir tane kağıt taşıyacakmışız. Reform reform dedikleri buymuş aslında.

Saat: 9:30 hastanedeyiz kayıt yaptırmak için müracaat ediyoruz. Çalışanın söylediği: "Öğleden sonra 1' de gelin." Eyvallah durumumuz acil değil. Biraz takılıyoruz dışarda. Saat 12:40 hastanedeyiz. sıraya girdik kayıt bekliyoruz. Saat 1'de kayıt başlıyor. İkinci sıradayız; bize muayene sırası saat 14:36 da geliyor. Çünkü doktor bey ancak teşrif ediyorlar. Daha da ilginci bu doktor bizim beklediğimiz doktor değil. Ne yakasında ne masasında doktor olduğuna dair en ufak bir bilgi olmayan garip bir adam. LÜTFEN BURAYA DİKKAT!! Meğer bizim beklediğimiz şahıs hastane içinde - üniversite hastanesi- başka bir odada özel yani ücret karşılığı hastalara bakıyormuş. Yani eğer ona bakılmak istiyorsak şöyle bir silkelenmeliymişiz devlete bağlı üniversite hastanesinde.

Ben bir devlet okulunda öğretmenim. Mesleğimin yedinci yılında olmama rağmen hala girdiğim her derste kendimi paralarım aldığım parayı hakedebilmek için.

Şimdi değerli okuyucularımdan biraz düşünmelerini istiyorum. Eğer ben öğrencilerime okulda iyi davranmasam onları insan yerine koymasam onlara anlatmam gereken şeyleri tam olarak anlatmasam. Nedenini soranlara da "Okulun imkanları yeterli değil, benim evimde daha güzel bir ortam var. Eğer bana 15 dakikalık ders için 150 lira verirsen sana dersin en güzelini anlatırım" desem. Sizce benim gibi bir insana ne denir normal yaşamda? Neyse lütfen söylemeyin.

Şimdi lütfen aynı şeyi doktorlar için düşününüz. Bir taraftan devletten normal maaşlarını alan bu insanlar hangi hakla hangi ahlakla kendilerinden sosyoekonomik olarak 40 gömlek aşağıda olan bu insanları -kendimden değil ordaki diğer garibanlardan bahsediyorum- bir şekilde muayenehanelerine gitmeye zorluyorlar? Bu yıllar önce de böyleydi. Bu günde böyle o zaman hangi REFORM? Ne REFORMU Allah aşkına?

Beni asıl inciten bütün bu olanları herkesin gayet normal karşılaması ve gidip devletten aldığı parayla yetinmek zorunda olan ve ikinci bir iş yapması kanunen yasak olan bu insanlara tıpış tıpış para ödemesi. En azından bu insanların hastanede geçirdikleri zamanı verimli kullanmamalarına kimsenin ses çıkarmaması.

Arkadaşlar lütfen biri şunu bana söylesin biz gerçekten sosyal bir devlette mi yaşıyoruz? Sosyal güvenlik haklarımızın anlamı nedir? Yok eğer özel doktora görüneceksek devlet hastanelerinin görevi nedir? Sadece gribe ve soğuk algınlığına antibiyotik, ağrı kesici yazıp; ciddi hastalıklarımızda elimizde avucumuzda olan herşeyi almak mıdır?

Biri bana söylesin dünyada güven içerisinde yaşayabileceğimiz haramilerin olmadığı bir yer bilen var mı? Buranın öyle bir yer olmadığı kesin...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 983
Kayıt tarihi
: 10.06.07
 
 

Fen Bilimleri Öğretmeniyim.  Okur yazar biriyim sanırım. Çoğunlukla okur; arada yazar... Uzun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster