Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '07

 
Kategori
ÖSYS
Okunma Sayısı
2810
 

'Dünyanın en zeki insanı:"Türkiye'de okumak istesem ÖSS'yi kazanamam"

'Dünyanın en zeki insanı:"Türkiye'de okumak istesem ÖSS'yi kazanamam"
 

''Hoşçakalın

Cemal Hocam ben bütün bloglarımı sildim. Yarın ÖSS sonuçları açıklanacak bloğa devam etme imkanım yok. Size ve bir arkadaşıma açıklama yapma gereksinimi duydum. Kazanırsam 10 gün içinde tercih yapmak zorundayım. Burada duramam, eğer sınavı kazanamazsam kendimi hiç iyi hissetmem ve yeni bir dershane aramaya giderim. Yani her iki koşulda da burada olamayacağım. Sizi yeni tanımama rağmen çok seviyorum. Kendinize iyi bakın. Her zaman gülmeniz dileğiyle. Saygılar.'' Merve Yağlı (Milliyet Blog yazarı) 11.07.2007 Çarşamba 17.41.44

ÖSS'nin çocuklarımız üzerindeki duygu birikimini görüyor musunuz, ne sistemmiş; çocuklarımızın bazılarını güldüren ama çoğunu ağlatan bir sistem!..

''Her zaman gülmeniz dileğiyle...'' Çocukları, gençleri gülmeyen memleketimde ben nasıl güleyim?!..

Kızım ÖSS'yi kazanmış, o sevindi; ben sevinemedim. Sevinç herkesin ortak paydası olmayınca, nasıl sevinebilirim ki...

ÖSS'de 47 bin aday (0) çekmiş. Demek ki 47 bin çocuğumuzun tahsili lise düzeyinde değil. Robert Kolej sınava damgasını vurmuş. Toplam 1 milyon 615 bin 360 adayın sınavı geçerli sayılmış. Bu adayların 433 bin 150'si, bu yıl örgün öğretime yerleşebilecek.

''Moskova Beyin Araştırmaları Enstitüsü tarafından dünyanın en zeki insanı ilan edilen Profesör Doktor Nadia Camukova, ''Bugün Türkiye'de üniversiteye girmeye kalksam belki ÖSS'yi kazanamam'' itirafında bulunuyor. Türkiye'deki sınav sisteminin öğrencilerin kapasitelerini körelttiğini söyleyen Camukova , sınav sistemi ile ilgili ise şu yorumu yapıyor: ''Bir insanın hayatını 3 saate sığdırmak kadar yanlış bir şey yok. İnsan hayatını Milli Piyango'dan çekmiyor ki! Nadia Camukova, Einstein'ın Zeka testinden 200 puan üzerinden 199.37 aldı. 7 dil bilen Camukova, 25 yaşında dünynın en genç profesörü oldu.'' (Milliyet 08.01.2007)

Son dört beş yıldır yabancı dil öğretimi İlköğretim 4. sınıftan itibaren verilmeye başlandı. Sekiz yıl İlköğretim ve dört yıl da lise toplam 12 yıl. Bu kadar yılın sonunda lise mezunlarımız yabancı dili öğrenebiliyorlar mı? Bırakalım yabancı dili Türkçe'de acaba nasıllar? Demek ki sistemde büyük yanlışlık var. Okullara yıl eklemekle eğitimin kalitesi yükselmiyor.

Profesör Camukova'nın 7 dil bilmesi onun sadece zeki olmasıyla mı ilgili, bunu iyice bir öğrensin bakalım yetkililerimiz.

Bugün gülen çocuklarımız oldu, ama ağlayanlar daha çok. Benim aklım onlarda.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merhabalar,tamam insan hayatını 3 saatle sınırlamak pek mantıklı olmasada sınavın kalkması olağan bile değil.biz bu işsizlik ortamında nasıl iş bulabilirimin derdindeyken sürekli yeni üniversiteler açılıyo ve deyim yerindeyse rekabet edeceğimiz insanlar giderek artıyo.o 3 saat bu mücadelelerin yanında çok bişey değil.eğer öss siz üniversite projesi gerçekleşirse ben bu işin sonunda çok daha büyük bi kaos görüyorum.

begüm eldemir 
 10.10.2007 0:08
Cevap :
Sevgili begüm eldemir, işsizlik denince akan sular durur. Yazdıklarınız doğru, tespitleriniz yerli yerinde... Her sorunumuzu milli bir seferberlikle çözmenin adımlarını atmalıyız. Çalışmayı çok seven, evine alın teriyle hakettiği ekmeğini götürmeye çalışan milletimiz işsiz; gençlerimiz, annelerimiz, babalarımız işsiz. Zaten işsizlik olduğu için ÖSS var. Bu şartlar altında yeni üniversiteler açmak elbette doğru değil. Bir sevinçle üniversiteyi kazanan ve okuyan gençlerimiz, sıra iş bulmaya, hayatını kazanmaya gelince şok yaşıyor. Burada yazan bir hayli emekçi yazar var, yaşadıkları öyle dokunaklı ki... Hiçbirimiz böylesi ızdırapları haketmedik. Burada yazdığımıza göre hem sorunları, hem de çözümleri dile getireceğiz demektir. Her zaman çok iyi olmanızı diliyorum... Selam ve sevgilerimle...  10.10.2007 10:34
 

Kendimi bildim bileli bu sınav sisteminin karşısında oldum. Gencecik çocuklara bu kadar yüklenmenin doğru olmadığını savundum. Hatta bununla ilgili Sınav ve Sıcakla bağlantı kurarak bir de blog yazdım, dikkatinizi çekti mi bilmiyorum? Kızınıza tüm yaşamı boyunca başarılar dilerim. Dilerim hayatın karşısında hak ettiği yerlerde bulunur. Bu ülkede artık o kadar zor ki. Israrla tek düşüncem, gençlerin sınav karşısında bu denli baskılanmamalarıdır. Çok güzel bir konuya değinmişsiniz. Yüreğinize sağlık. Sevgi, saygı, dostlukla kalın.

Özlem Akaydın 
 18.07.2007 8:38
Cevap :
Sevgili Özlem Akaydın, yazılarınızı severek okuyorum. ''Sıcak sınav-sınav sıcak'' başlıklı yazınızı da okumuştum, o yazıda iki cümleyi de defterime not almışım. "Mutluluk kapısını iki anahtarın açacağına inanırım. Bu iki anahtar: Sevdiğimiz iş ve sevdiğimiz hayat arkadaşımızla yakından ilgilidir.'' Kızım için yazdıklarınıza çok teşekkür ederim, çok da duygulandım... Bugün oğlumla yürüyerek evimize gelirken, yolda genç bir kızımızla karşılaştık. Bir yeri soruyordu, biz de oraya gidiyorduk. Birlikte yürüdük. İşletme mezunu, on yıllık üniversite mezunu, otuz yaşında ve on yıldır bir işten başka bir işe girmek zorunda kalmış. İki yıl işsiz kalmış ve şimdi gene iş arıyormuş. ''Bir sor, bin ah işit misali'' bu kızımıza, gençlerimize ne kadar yazık oluyor değil mi?.. Biz; Türkiye'nin doğru insanları çok çalışacağız ve her işini düzelteceğiz memleketimizin... Her zaman çok iyi olmanızı diliyorum... Selam ve sevgilerimle...  18.07.2007 22:43
 

Hayal ama keşke sınavsız olarak herkes istediği üniversiteye girebilse ve bu eziyet bitse, çarpık bir eğitim sistemi diye yazılıyor, çiziliyor ama yetkililerin umurunda değil, kendi bildiklerini okuyorlar... Kızınıza başarılar diliyorum... Sevgilerimle...

Sema Sener 
 14.07.2007 6:04
Cevap :
Sevgili Sema Sener, kızım (Nimet Melis Çağlar) adına size çok teşekkür ederim. Ayrılığın verdiği ağır bir sıkıntıyla ilk gençliğini yaşayan kızım, sosyal bilimlere eğilimli, yabancı dili kolay kavrıyor. İngilizce okuyordu, sonra Fransızca eklendi, şimdi Almanca çıktı karşısına. Her lise lise gibi olmuyor; her öğretmen de ''öğretmen'' olamıyor ve çocuklarımız için bir de ailenin çocuğa huzur değl de, huzursuzluk veren bir yapıda olması çocukların başarısını etkiliyor. Her anne sizin gibi olsa; iki tatlı evlat yetiştirmişsiniz, bir dakika boş durmuyorsunuz, okuma, sevgi ve sanat var hayatınızda ne mutlu size ve evlatlarınıza... Gençlerimiz üzgün, kırgın, yorgun, işsiz ve mutsuz. Çok çalışıp düzelteceğiz... Size ve çok sevgili evladınıza selam ve sevgilerimle...  14.07.2007 10:06
 

Bir insanın dediğin gibi kaderi 3 saat ile sınırlamak, o 3 saat insanın geleceğini cizmesi çok yanlış, buna bir çare bulunmalı ve hayata geçirilmeli, ama nasıl, dediğiniz gibi yabancı dilde yerlerde sürünüyor,Bu zamana kadar çözülemedi inşallah birgün çözülecek diye düşünüyorum..saygılarımla..

Mehmet EREN 
 13.07.2007 10:32
Cevap :
Sevgili Mehmet Eren, bizler de bu ağır öss sınav travmalarından geçtik. İnanır mısınız bir üniversite daha okumaya can atıyorum, ama o sınav eziyetinden dolayı öyle yerimde duruyorum. Kızıma hep şunu söyledim: ''En büyük sınav ve başarı sağlıklı ve mutlu olmaktır.'' YDS'den Marmara'nın Almanca bölümüne kayıt yaptıracak. Blog yazarı akıllı kızımız Merve Yağlı kendi alanında 305 puan almış, ama askerliği veya hukuk istiyormuş. İşletme ve İktisat kazanmış, bekleme kararı almış. İktisat ve İşletme de çok güzel okullar. Çok üzüldüm, gençlerin çoğu üzgün; aklım bu sınavı kazanamayanlarda... Dereceye giren bir genç televizyonda ''saçlarım beyazladı'' dedi. Sayfalar dolusu metin, binlerce soru ve şıklar dolusu cevap; bunalıyor çocuklarımız. Çok teşekkür ederim, sağlık ve huzur diliyorum... Selam ve sevgilerimle...  13.07.2007 10:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 316
Toplam yorum
: 578
Toplam mesaj
: 319
Ort. okunma sayısı
: 2042
Kayıt tarihi
: 04.09.06
 
 

Yaşanan her hayat en iyi hayattır; yeter ki içinde kötülük olmasın!.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster