Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ismail hakkı özsarı

http://blog.milliyet.com.tr/ihozsari

01 Eylül '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
114
 

"Duvarı nem, yiğidi gam yıkar"

Bugünkü yazıma konu başlığımı atasözlerimizden birisini seçtim.

Sıkıntı, üzüntü, gam, keder vb. duyguların insan bedeni üzerindeki olumsuz etkileri hiç şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlanmıştır.

Öfkelendiğimizde kalp çarpıntısı artar. Midemiz, bağırsaklarımız kasılır. Asit salgısı artar. Yine utandığımızda, heyecanlandığımızda, derimizde kızarıklıklar ve kaşıntılar meydana gelir. Öfkenin sürekli olması kin duygusuna dönüşür. Kin duygusu da stres seviyesinin yükselmesine ve buna bağlı olarak bağışıklık sisteminin çökmesine neden olur. Bağışıklık sistemindeki bozulma, hastalıklara özellikle de kanser hastalığına karşı direnci azaltır.

Eylül 2004 yılında ABD’de yapılan bir araştırmada, duygularla alerjik reaksiyonlar arasında ilişki olduğu kanıtlanmıştır.

Yapılan deneylerde çay yaprağının ciltte kızarıklığa ve kaşıntıya neden olduğu denekler kullanılmış. Deneklerin gözleri kapatılarak sağ kollarına çay yaprağı, sol kollarına ise başka bir bitkiyle dokunulacağı söylenmiştir. Gözü kapalı olan deneklerin sağ kollarına yaprak konulmamasına rağmen reaksiyon meydana geldiği, sol kollarında ise herhangi bir tepki olmadığı belirlenmiştir.

Yine hipnoz altındaki bir kişiye “Koluna kızgın demir dokunduracağım” diyen uzmanın, hastanın koluna parmağını dokundurmasına rağmen kolun o bölgesinin su topladığı görülmüştür.

Duyguların etkisi en çok da kalp üzerinde kendini gösterir. Böyle olması şiirlere, şarkılara konu olmuştur. Konuşma dilimize bile girmiştir:

“Kalbimin sahibi sensin”

“Kalbimi kırdın”

“Nabzımı bırak kalbimi dinle doktor”

Ve daha birçokları…

Olumlu ya da olumsuz duyguların beden üzerindeki etkilerini ilk fark eden doktor grubu da kardiyologlar olmuştur.

Kardiyologlar, A tipi ve B tipi insan kişiliklerini tanımlamışlardır.

A kipi kişiliklerin özellikleri; Aceleci, sabırsız, riski seven, avcı karakterli, adrenalin oranı yüksek, yerinde duramayan tiplerdir.

B tipi kişilikler ise; Düşünerek hareket ederler. Doğaya uygun yaşarlar. Sakindirler. Riski sevmezler. Affedicidirler.

Yine kardiyologlar yaptıkları araştırmada, A tipi kişilik özelliği gösterenlerin B tipindekilere göre beş kat daha fazla kalp krizi geçirme olasılığı olduğunu göstermişlerdir.

Sevgili okurlarım; olumsuz duyguları bizzat biz kendimiz üretiyor ve onları besliyoruz. Oysa onlardan kurtulmak zannedildiği kadar zor değildir.

Yaşamı çok zorlamamak gerekir. İpi çok gererseniz kopabilir.

El frenini indirerek yaşayın. Aksi halde çabuk yıpranırsınız.

Sizin dışınızdaki insanları ve olayları değiştiremezsiniz. Değişim konusunda istekliyseniz sadece kendinizi değiştirebileceğinizi aklınızdan çıkarmayınız.

Yüreğiniz hep sevgiyle dolu olsun.

Yürek ne dermiş biliyor musunuz?

“Sevmeyeceksem ve sevilmeyeceksem ne diye çarpmaya devam edeyim?”

Bu konuda söylenecek sözler kitaplar dolusudur.

Çok sevdiğim bir tapınak yazısıyla bugünkü yazımı sonlandırayım:

“ALLAH’IM BANA BAŞ EDEBİLECEĞİM OLAYLAR İÇİN GAYRET KUVVET, BAŞ EDEMEYECEKLERİM İÇİN SABIR SELAMET, BU İKİSİNİ AYIRT ETMEK İÇİN DE AKIL FİKİR VER.”

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 282
Toplam yorum
: 77
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1050
Kayıt tarihi
: 12.07.12
 
 

Emekli öğretmenim. Kitap okumayı ve düşüncelerimi paylaşmayı çok severim. Tarih özel ilgi alanımd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster