Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Haziran '13

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
68
 

“Emeğe saygı” mı ? (Ya da “Öyle emeğe böyle saygı !”)

“Emeğe saygı” mı ? (Ya da “Öyle emeğe böyle saygı !”)
 

Fethi Naci'nin eşşsiz "eleştiri günlükleri"nden...


Sevgili dostum Kubilay Bürgân’la olan sohbetlerimiz, hep edebiyat üzerinedir. Tabiî olarak, pek çokhususta birleştiğimiz gibi, ayrılırız da… Bâzı şâirler mevzu-bahis oldu mu, bu ayrılığımız daha da kes(k)inleşir. Kubilay, onca tartışmamızın (fikir teatimizin) netîcesinde, pek de konuyla alâkası olmayan –hadi onu kızdırayım: belki de, ‘mağlûbiyetinin’işâretidir bu! -bir şey söyler: “Kötü de olsa emek vermiş; saygı duymak gerekir.” Bu, bana göre, kabûl edilmesi mümkün olmayan bir bakış açısı. Hattâ, dikkate bile alınmaması gerek!.. Öyle ya; yeteneksizliğine bakmadan edebî metin yazmaya cüret eden, üstelik bunu yayımlatan birine, ne demeye “emekvermiş” diye saygı duyacakmışım?! Bilakis, haddini bilmediği için kızarım!..

Bu hususta, üstâd Fethi Naci’nin de benimle aynı düşündüğünü okuyunca pek sevindim… Şaşırdım mı?Hayır! Çünkü, ‘aklın yolu bir’!..

Üstâd’ın, “Kıskanmak”kitabındaki “Edebiyatımızda Ölçüt Sorunu”* yazısından naklediyorum:

Toplumsal yozlaşmayla birlikte edebiyatımız da öyle bir yere doğru gidiyor ki, genç şâirlerimizin, genç hikâyecilerimizin ölçüt sorununu anımsamaları, kendilerinden önceki usta şâirlerin, hikâyecilerin (ya da hikâyecinin) yazdıklarıyla kendi yazdıklarını karşılaştırmaları gerekir diye düşünüyorum; o ustaların ulaştıkları düzeylere ulaşabilecek şâirleri, hikâyecileri özlemle bekliyorum; bir yılda yirmiye yakın hikâye kitabı,altmıştan fazla şiir kitabı okuduktan sonra aradığını bulamayınca da her yıl sonunda tekrarlanan gazete soruşturmalarına ister istemez ‘Bu yıl bende iz bırakan bir eser olmadı.’ diye cevap veriyorum. ÇÜNKÜ BİR ELEŞTİRMENİN GÖREVİ,‘SIRADAN’ OLANA (BİR EMEK ÜRÜNÜDÜR, DİYE)YARDIMC I OLMAK DEĞİLDİR; kendinden önceki şâirleri, hikâyecileri, romancıları aşmak bir yana, onların eserlerinde ulaştıkları düzeyin semtine bile ulaşamayan, yazdıkları yalnızca bir kitap nesnesi olarak vâr olan yazarlara karşı BÖYLESİBİR TUTUM, ‘SEVGİSİZ BİR TAVIR’ DEĞİLDİR, ‘ELEŞTİREL BİR TAVIR’DIR. Çünkü sınâi ve tarımsal üretim alanında kutsal bir değer olan ‘emek gücü’, sanatsal yaratışalanında ikinci plânda kalır: Bu alanda asıl olan, ortaya konan eserdir: Toplumsal yaşamın sürebilmesi için zorunlu olan sınâi ve tarımsal üretimin toplumsalemek gücü ile, sanatın, edebiyatın bireysel-kişisel emek gücünü bir tutmaya kalkışmak, olsa olsa, sanat ve edebiyat ürünlerini serî îmâlât ürünleriyle aynı kefeye koymak olur.”(s.66-67)


*Fethi Naci,“Edebiyatımızda Ölçüt Sorunu” - “Kıskanmak”/Eleştiri Günlüğü 5,Oğlak Yayıncılık, 1998)


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 656
Kayıt tarihi
: 16.10.11
 
 

İstanbul doğumluyum. Kitap okumayı, arada da bir şeyler karalamayı seviyorum. Çeşitli edebiyat de..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster