Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '20

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
38
 

"En`el Aşk" dedik bir kere

20’nci yüzyıl mutasavvıflarından Kenan Rıfai’ye “Tasavvuf nedir?” diye sormuşlar. “İncinmemek ve incitmemektir” diye yalın bir cevap vermiş.

Tasavvuf kişnin kendisine AYNA tutup, kendi içsel yolculuğunu yaparak kamil insan olma çabasında, inisiyatik süreç ile başlayan, mertebeler halinde ilerlenen bir denge yoludur.

Tasavvufa GÖNLÜMÜN KAAN’ı diyorum. Çünkü bana göre insanın beden-akıl-ruh olarak tabir edebileceğimiz üç¸ temel yönüne denk gelen bilim-felsefe-inanç kavramları, İlahi Aşk ve tevhid olmadan tamamlanmıyor. Her üç¸ birbirine zıt görünen alan bana göre birlikte döngüsel olarak kullanılmadan insanın tekamülü holistik olarak başarıya ulaşamaz ve zıtlıkların birliği yani tevhide götüren Aşk, bu üçgenin ortadaki denge ve birleşme noktasıdır.

“Aşk” derken Antik Yunan’daki beşeri aşk, yani Eros’tan bahsetmiyorum. Plotinus’un esrimeler ile anlatmaya çalıştığı İlahi Aşk yani Agape’den, Yunus Emre’nin “ışk”ından bahsediyorum. Leyla’dan Mevla’ya geçişten bahsediyorum. Bu da Tasavvuf’ta akıldan kalbe geçiş olarak tanımlanan bir süreç.

Sonu VUSLAT ile bitmesi niyaz edilen bir AŞK HİKAYESI’dir Tasavvuf. 

Allah beterinden saklasın, 2012-2017 dönemi boyunca beni sarsan ve ardı ardına gelen zor hayat sınavlarından, şükürler olsun ki dik ve daha güçlü çıkabilme sebebim, ruhsal ve felsefi çalışmalarıma ek olarak Tasavvuf felsefesine gönül vermem ve daha önceden içimde hissetmediğim, az birazcık tatmama izin verilen Aşk’tır.

İzin kavramından bahsetmek önemli. Zira, Rönesans sonrası barut, pusula, tüfek ile başlayan zenginlik döneminden beslenerek gelişen bilim bizlerin insana, dünyaya, hayata ve evrene dair bilgilerimizi artırırken, attığımız Evraka nağraları entelektüel kibrimizi de tetikliyor. Hal böyle olunca yükselen bireyselcilik (individüalizm) akımı ile birlikte kendi cüz-i iradesiyle her şeye hükmedebileceği zannına kapılıyor beşer insan. Hem de kâinat-ı muazzamanın sonsuzluğu içinde bir kum tanesinden bile küçük bir gezegende yaşarken.  İşte bu yüzden evrende her şeyin üstünde bir plan yapanın olduğunu hatırlayarak külli iradenin izin vermediği hiçbir şeyin olmadığını ve olamayacağını naçizane hatırlamamız gerektiği kanaatindeyim. Her şey izne tabi.

Haddimize değil henüz Aşk sultanı olmak. Benimkisi sadece hiç okyanusu görmemiş bir çocuğun şaşkınlıkla “Evraka” deme hali. Ancak buna da şükür.

Bir kere Aşk'ın kokusu değdi mi gönlümüze hadsizce En"el Aşk diye haykırmadan edemedik. Haykırdım, çünkü benim gibi önceden bu mana kokusunu, ilahi cereyanı bilmeyenler de bilsinler istedim.

Siz de eğer bu ses kulak vermek ve vermekle de kalmayıp bana katılmak isterseniz, EN"EL AŞK adlı yeni kitabımı okuyabilirsiniz.

Sevgiyle kalın,

Kenan Kolday

www.kenankolday.com

 

Önceki kitaplarım

Ruhun Kozmik Yolculuğu, A7 Kitap, 2017

Ruhu olan Robot,  Hermes Yayınevi, 2019

Robot wıth a Soul - Awakening in A Skin Cage, Amazon, 2020

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 243
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1190
Kayıt tarihi
: 29.10.12
 
 

Çocukluğumdan beri kendimden büyük bir şeyleri arayıp durdum. Ve 1999 yılında yaşadığım şoklar il..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster