Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ekim '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
332
 

"Faili meçhul cinayet yoktur"

"Faili meçhul cinayet yoktur"
 

Şükür bitti…

Şu iki gün neydi yarabbi?

IMF karşıtlarının protestolarının araya provokatörlerin(kışkırtıcı) girmesiyle savaş meydanına dönen İstanbul sokaklarını ekrandan fal taşı gibi açılmış gözlerle izlemek.

İzledim abi…

Helal vallahi terminatör gibiler.

Aslında terminatör benzetmesi abes oldu.

Şey diyecektim canımmmm..

Ne?

Söyliyim mi?

Söyle.

Söyliyim mi?

Söyleeeee.

Yazzzz

DON KİŞOT

Hani Don Kişot adlı zatı muhterem, yer değirmenlerine saldırır ya romanda.

Şu iki günde esnafın, bankaların camlarına saldırıp kıranlar aynen öyle abi.

Hadi prevakotorleri anladık, ülkeye, millete, millet malına zarar vermek amaçları.

Ya diğer taraftakiler?

Keza maçlarda ayni millet malına zarar.

Esnafta arada yaşa kuruya bakmadan vuruyor odunu…

Yer misin yemez misin.

— Ya ben sadece sesli protesto yaptım demek, yok baba, ye dayağını…

Birde o iki polise karşı saldırılarına ne demeli?

Şaşıra şaşıra şaşı olacam abi.

Esnaf göstericiye vururken seyir halinde diğerleri, adamcağız ambulansa yetişemeden iki adım yerde kalp krizinden ölüyor seyir haline devam.

Bitmişiz biz abi

Evet böylesi artık ucuz haber, olay diyeceğimiz bir konudan önemli bir anmaya geçeyim. Türk kadınının yas günlerinden biridir Doç.Dr. Bahriye Üçok’un katledilişi. Doç. Dr. Bahriye Üçok’un, Ankara’daki evine gönderilen bombalı paketin patlaması sonucu yaşamını yitirdiği olayın ardından, paketi kabul eden ’kargocu kız’ olarak tanınan Gülay Calap, uzun süre ortadan kaybolmuştu. 16 Ocak 1994 tarihinde İzmir’de Türkiye Devrimci Halk Partisi İzmir sorumlusu olarak gözaltına alınan Calap örgütün, PKK’nın yan kuruluşu olduğu gerekçesiyle, çıkarıldığı mahkemece 22 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Kargocu kız, cezasının 4 yıllık bölümünü Çanakkale E Tipi Cezaevi’nde tamamlamış, 12 yıl hapis yattıktan sonra tahliye olmuş, DTP Parti Meclisi üyesi olarak 2007 Nevruz'da Çanakkale’ye gelmişti. Calap, 2007'nin Kasım ayında yapılan parti kongresinde DTP Genel Başkan Yardımcısı olmuştu.

Calap, Çanakkale’de 21 Mart 2007 tarihinde, DTP Parti Meclisi üyesi olarak katıldığı Nevruz etkinliğinde yaptığı konuşmada, bölücü terör örgütü PKK’yı ve lideri Abdullah Öcalan’ı övdüğü iddiasıyla, ’suç ve suçluyu alenen övmek’ suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Calap, bugüne kadarki iki duruşmaya katılmadı ve talimatla ifadesi alındı.

Bakınız Bahriye Üçok’un biyografisinden kısa bir özeti rica ediceğim , okuyunuz. Neden Türk kadını için yas günü dediğimi daha iyi anlatmış olacağıma inanıyorum. Ve inandığım kesin bir tanı var.

"Faili meçhul cinayet yoktur. Sebepsiz diye bir sebepte yoktur. Sonuçta sebepsizlikte bir sebep"

Doç. Dr. Bahriye Üçok, (d. 1919, Trabzon – ö. 6 Ekim 1990, Ankara) Türk tarihçi ve siyasetbilimci, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi, Kontenjan Senatörü, Ordu Milletvekili ve SHP Parti Meclis üyesi.

İlk ve Ortaokulu Ordu'da okuyan Üçok, Kandilli Kız Lisesi'ni bitirdi. Yüksek öğrenimini Ankara aüniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Ortaçağ Türk-İslam Tarihi Bölümü'nden alırken, aynı zamanda Devlet Konservatuarı Opera Bölümü'ne de devam etti ve bu bölümü de bitirdi. Samsun ve Ankara'da on bir yıl süren lise öğretmenliğinden sonra, 1953 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde öğretim üyesi oldu. Aynı zamanda bu fakültenin ilk kadın öğretim üyesidir.

1957 yılında doktor, 1964 yılında "İslam Devletlerinde Kadın Hükümdarlar" adlı çalışmasıyla da doçent olmuştur. Farsça ve Arapça'yı iyi derecede bilen Üçok, Kur'an-ı Kerim'e bağlı kalarak İslam dinini çağdaş, gerçekçi ve dinin özünde bulunan hoşgörüyle yorumladı. Bu nedenle 1960'lı yıllardan itibaren tehditler almaya başladı ve kendini güvende hissetmediği için akademik çalışmalarına ara vermek zorunda kaldı.

1971 yılında Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından kontenjan senatörü seçildi ve böylelikle aktif siyasi yaşama atılarak beş yıl boyunca Cumhuriyet Senatosu divan üyeliği yapmıştır. Siyasi tercihini CHP'den yana kullanan Üçok, 1977'de CHP'ye katıldı. 12 Eylül'den sonra açılan Halkçı Parti'nin 1983'de kurucu üyesi oldu. Daha sonra 1983 seçimlerinde de bu partiden Ordu milletvekili olarak TBMM'ye girdi. 1986'dan itibaren SHP üyesi oldu ve 1990 Eylül'ünde bu partinin parti meclisi üyesi seçildi.

Kasım 1988'da televizyonda yapılan bir açık oturumda, "İslam'da örtünmenin ve oruç tutmanın zorunlu olmadığını" açıklamasından sonra, "İslami Hareket" adlı örgütün yoğun tehditlerini almaya başladı. Üçok, 6 Ekim 1990 günü Ankara'nın Çankaya ilçesindeki Köroğlu Caddesi'nde bulunan evine, Ekspres Kargo tarafından ulaştırılan ve gönderici olarak İlmi Araştırmalar Vakfı'nın göründüğü kitap paketini saat 16.30 sularında kapısının önünde açmaya çalışırken, paketin içine yerleştirilmiş olan bomba patladı. Ağır yaralı olarak Hacettepe Tıp Fakültesi Acil Servisi'ne kaldırılan Üçok, saat 20 sularında burada yaşamını yitirdi. Cenazesi 9 Ekim günü Maltepe Camii'nden kaldırılmış ve Karşıyaka Mezarlığı'na defnedilmiştir.

SHP Parti Meclisi üyesi olan Doç. Dr. Bahriye Üçok, katledildiği sırada SHP için bir laiklik raporu hazırlamaktaydı. Üçok, katıldığı toplantılarda sık sık laiklik, kadın hakları ve irtica tehlikesi üzerinde durmuş ve "laikliğin savunucusu ilahiyatçı" olarak tanınmıştır.

Fransızca, Arapça ve Farsça bilen Üçok, "İslam'dan Dönenler", "Yalancı Peygamberler" ve "İslam Devletlerinde Kadın Hükümdarlar" adlı üç kitap yayınlamıştır.

Eserleri

"İslam'dan Dönenler ve Yalancı Peygamberler",

"İslam Devletinde Kadın Hükümdarlar",

"İslam Tarihi",

"Emeviler - Abbasiler ve Atatürk'ün İzinde Bir Arpa Boyu"

adlı yapıtları bulunan Üçok, birçok makale ve araştırma yazısı da kaleme aldı. Aly Mazahéri'nin "Ortaçağda Müslümanların Günlük Yaşayışları" adlı yapıtını da Türkçe'ye kazandırdı.

Son bir dip notta TDH tutar mı diyenlere…

Ya bu halk Nasrettin Hoca’mı ki göle maya çalıp ya tutarsa desin?

Daha sorulmamış sorular, verilmemi, ş cevaplar var iken, ciddi bir bütçeyle yola çıkılmış iken, değirmenin suyu nerden geliyor kuşkuları var iken….

ABD desteki parti strarejisi dünya siyasetinin Türkiye siyasetine egemen olma yolunda hep uyguladığı metot. İnsan ister istemez bu bütçeyle bağlantı kurabiliyor.

Acaba diyor çoğu kişi.

Açıklık getirmek lazım .

TDH şunu da başarı için uygun zamandır diyebilir.

AKP’nin seçim kazandığı dönemle benzerlik içinde olmasından dolayı.

AKP hükümette olmasının ve dünya siyasetinde de saygınlık tazelemesinin farkında olarak seçime sarılacaktır.

Öyle böyle değil hem de.

Bu seçim ….

Ama artık halk "yoğurdu üfleyerek yiyor"

AKP’de kandılar umut olur dediler…

Benim kendi düşüncem malumunuz. Ben Tek çatının Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’si olduğunu ve ne kadar zor olursa olsun ki muhalefet edilecekse parti içi olması gerektiğini düşünenlerdenim. Sonuçta parti içi muhalefette başarıya ulaşamayan nasıl ülkeyi yönetmekte ve mecliste muhalefette başarılı olur? Buda halkın bir bölümünün beynindeki bir cevapsız soru…

Ha ne olur kurulan soldaki partiler solun tek partiye gidecek oyunu parçalar ve sol yine muhalefette kalır.

Yani TDH en zor viraj başta halkı gerçekten ikna etmek. Ve oy bölünmesiyle, sola vereceği zararın vebalini taşımak.

Çok keskin viraj…

Erken seçim kapı da.

AKP erken seçimle işi kurtarma peşinde.

Zaman kısa…

Daha nediyeyim?

Felaket tellalı oldum ya… TDH için.

Aslında tek çatı altında birleşmeyen sol her zaman kendi ipini kesiyor ya

Neyse…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 334
Toplam yorum
: 224
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 442
Kayıt tarihi
: 26.07.07
 
 

Yaşama değer veren bakış açısıyla biraz antika sayılabilecek düşüncelere sahip bir insanım. Geçmişte..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster