Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '09

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1366
 

"GDO ülkesi"nde yaşanır mı?

"GDO ülkesi"nde yaşanır mı?
 

”Mucizeler yarattık!” diye mırıldandı.”Gerçekten mucize bunlar.” Gözü, merkez’in uçsuz bucaksız yeşilliğindeydi. Azıcık nemle adam boyunu aşmış mısırlar çatal çatal koçanla sıvanmıştı.(…) Yemyeşil domateslerin şu küçükkenki hali bile kocaman bir karpuzu andırıyordu. Olgunlaşıncaya dek en az bunun üç katı büyüklüğe ulaşacaklardı. Onlar gibi, yüz elli-iki yüz kiloluk karpuzlar beslenmeden çok susuzluk için çare olmuşlardı” Profesör Çinta’nın Genetik araştırma Merkezi’nde arkadaşı Kanga’yla paylaştığı düşünceler böyle seslendiriliyordu. İki arkadaş iyi niyetle insanlığa yararlı olmayı düşlerken, okuldan arkadaşları Devlet Başkanı Karu’nun niyeti ise farklıdır. Daha çılgın, daha hırslı, daha tehlikeli… Küresel değişim: ısınan dünya, eriyen buzullar, deniz sularının yükselmesi, kuraklık, çölleşme, seller, fırtınalar...İnsanoğlunun umarsızlığı yenme çabaları... Genetikteki masum gelişmeler ve bunların saptırılıp kötüye kullanılması... Genleriyle oynanan bitkiler, hayvanlar ve insanlar... Yayılma ve egemenlik alanını genişletme düşleri...

“Biliyor musunuz, dedi, düşlerimi bilim adamları gerçekleştiriyor. Şu anda bir silo dolusu ‘Saldırgan Sarmaşık’ tohumu var. Onu bolca üretmeyi başardık.Öteki GDO’ların üretiminde de bu başarıya ulaşmak istiyorum.Sizden istediğim, bazı GDO’ların hızla çoğalmasına yardımcı olmanızdır. Bu ulusal bir dava. Ülkemizin büyük çıkarları için…” Adı Saritarya olan, ancak genetiği değiştirme işlemleri dolayısıyla GDO Ülkesi olarak anılan ülkenin Devlet Başkanı Karu’nun ağzından dökülen sözler bunlar. Profesör Çinta ve Kanga Başkanın buyruğuyla ve zorla Uçurumlar Vadisi’nde genleri değiştirmekle görevlendirilirler. Değişen iklim koşullarına uyum sağlayarak kuraklık ve çölleşme sorunları giderilmesi istenmektedir! Yaşanan olaylar, insanlığın açlığına çözüm bulmanın ötesinde karanlık, korkunç amaçları barındırır içinde. Evet bir romandan alıntılar bunlar. Düşle, kurguyla oluşturulan ve şair-yazar Hüseyin Yurttaş’ın GDO ÜLKESİ (*) adlı yapıtından. Hüseyin Yurttaş öncelikle şair kimliği ile tanınır, sevilir. Çok sayıda şiir kitabı bulunan Yurttaş’ın Nevzat Üstün, Ömer Faruk Toprak, Ceyhun Atuf Kansu, Yunus Nadi şiir ödülleri bulunuyor. İzmir’in en uzun ömürlü edebiyat dergisi Dönemeç’i de çıkaran Hüseyin Yurttaş’la 10 yıla yakın bir süredir şiiri, dostluğu paylaşırız. İzmir’de 3 yılı aşkın süre yayımlanan Ünlem dergisinin kuruluşunda ve yayımında da birlikte çalıştık.

Çok sayıda çocuk kitaplarına da imza atan Yurttaş’ın düzyazı, öykü kitapları da bulunuyor. Saklı Kimlik adlı ilk romanından sonra 2005 yılında GDO ÜLKESİ adlı romanını yayımlamıştı. Kitabın ikinci baskısını da kendi kurduğu İmbat Yayınları arasında 2007 yılında çıkardı. ”Düşler içinden bir merhaba” diyerek imzaladığı romanını şimdi yeniden okuyorum. Yıllar önce kurguladığı bu roman, bugünlerde Türkiye’nin gündemine oturan GDO açılımına denk geldi. Roman, genetiği değiştirilmiş organizmaların yaşadığı bir tarım ülkesinin bu yolla sağladığı üstünlüğü anlatıyor. Romanı geniş bir düş gözlemiyle yazan Yurttaş, yıllar önce Türkiye’de de bu karabasanın yaşanacağını düşünmüş olmalı. Türkiye hızla yayılan, ölümlere neden olan domuz gribi sürecinde şu günlerde bir “gdo” paniği içinde! Nasıl olmasın. Açılımı Genetiği Değiştirilmiş Organizma olan GDO, tatlı, tuzlu, yağlı, sütlü tüm ürünlere dek yayılabiliyor. Yani genetiği ile oynanan gıda ürünleri insan sağlığını tehdit ediyor. Bu gidişle bir çok ülke GDO ülkesi olacak mı dersiniz? Türkiye gibi bir tarım (!) ülkesinin dışa bağımlı durumda bırakılması, insan sağlığını olumsuz yönde ve tehlikeli biçimde etkileyen ürünler ithal etmesi, tüm gıda üretiminde bu sakıncaların yaşanması kuşkusuz canımızı çok yakacak!

Yıllardır bu GDO’lu ürünleri, gıda maddelerini bilmeden, ayrımına varmadan tüketiyormuşuz! Kamuoyu bu konularda ne yazık ki gereğince bilgilendirilmedi. Ancak yakın günlerde bir yönetmeliğin yayınlanması, yazılı ve görsel basında yer alması, yorumlar yapılması, uzmanların görüşlerinin yansıtılması, gözlerimizin faltaşı gibi açılmasına olanak sağladı. Gelecek günlerde neler olacak bakalım, hep birlikte göreceğiz. Toplumumuz çok daha zarar görmeden, tehlike yaşamadan önlemler alınacak mı dersiniz? Hüseyin Yurttaş dostumuzun romanı gibi GDO ÜLKESİ olmayız inşallah!

(*) GDO ÜLKESİ, Hüseyin Yurttaş. İmbat Yayınları, İzmir . 2.basım Ocak 2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Oğuz Bey merhaba, Yorumlarınızı severek takip etmeye çalışıyorum. Söylebilecek pek çok şeye değinmişsiniz yazınızda. Öncelikle güncel ve hayati öenm arz eden bir konu olmakla birlikte çok da ciddi bir tehdit bizler için GDO. Şimdiye dek tükettiklerimiz nedeniyle yaşadığımız mutasyonun sonuçlarını önümüzdeki yıllarda göreceğimiz iddia ediliyorken halen tüketmeye devam ettiklerimizle kimbilir nasıl bir nesil yaratacağız? Konunun önemini kavrayıp DUR diyebilen bir toplum olabilmek ümidi ile... Kaleminize sağlık

Pınar Yeşiltay SEVİM 
 31.01.2010 2:43
Cevap :
Yazılarımı paylaşmanızdan duyduğum mutluluğu belirtmeliyim öncelikle. Milliyet Blog’un en güzel yanı da bu. Yazmak, paylaşmak,yorumlamak…Dili ve anlatımıyla, düşüncesiyle iyi çalışılmış yazıları okumak elbette bana da keyif veriyor. Çok okuyan bir kişilik sergiliyorsunuz. Bu çok güzel. Kutluyorum sizi. Gıda,ambalajlama konusundaki yazınızı da beğeniyle izlemiştim. Ne yazık ki üretim ve tüketim bağlamında çok yanlışlar, yanılgılar, bilinçsiz kullanımlar, sahtekârlıklar var. Toplum olarak, yönetenler ve yönetilenler olarak gelecek kuşağı düşünmek zorundayız aslında. Kitle iletişim araçlarının da bu alanda yapacakları yayınlar, izlenceler çok önemli. İnşallah belirttiğiniz gibi “konunun önemini kavrayıp dur diyebilen toplum”sal yapıya kavuşuruz bir gün! Yazınız bol olsun.Saygıyla.  02.02.2010 22:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 178
Toplam yorum
: 278
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1437
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

1946 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğdum. İlkokulu aynı ilçede, ortaokulu Ceyhan’da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster