Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
5199
 

"Gece midir insanı hüzünlendiren? Yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen..."

“Gece midir insanı hüzünlendiren? Yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen.” Çok düşünmüşümdür cevabını. Ama sanırım doğru olan şudur ki her ikisi de. Düşünsenize bir sevgilinizle konuşmak için geceyi bekler daha sonra sabaha kadar konuşursunuz. Ya da demlenmek için hep geceyi bekler ve kıvama gelince de eski bir defter gelir aklınıza. Genellikle o eski defterlerde ya bir şeyler eksiktir ya da birçok karalı satır vardır. Neden acaba hiç düşündünüz mü? Aslında hataları her daim karşı tarafta aramaktan gelir bu. Bir kere olsun kendimize dönüp bakmayız. Büyük sorumlulukları ve hataları hep karşı tarafa yükler kendimizi bu şekilde avutmaya çalışırız. Evet, ortada bir hata vardır ama tek kişilik değildir bu. Ya çift taraflı hiç bir şey yapmamış ya da birçok şey yapmışsınızdır birbirinize. En kötüsü de bunları birbirimize anlatmaktan çok hep içimize atmamız sanırım. Aslında her şeyi konuşsak şunun yanlış şunun doğru olduğunu hiçbir sorun kalmayacak ortada ama işte en büyük hatamızda bu oluyor. Hep içimize atıyoruz yaşadıklarımı, kırgınlıklarımızı. Sevgilinin bir lafına, davranışına kızıyor ama onu kaybetmemek ve kırılmaması adına onu buna söylemiyoruz. Sonrada kendimizi yiyip bitiriyoruz. Hâlbuki konuşsak, birbirimizi anlamaya ve anlayış göstermeye çalışsak ortada ne bir kırgınlık kalacak ne de daha sonra kırgınlık ve kızgınlık yaratacak söylem, davranış kalmayacak. Tabii ki bunu sadece düşünmek, konuşmak yetmiyor. Uygulamaya koymakta gerekiyor. Var mısınız? Gelin bütün sorunları, kırgınlık, kızgınlık yaratacak söylem ve davranışları birbirimizle paylaşarak çözüme kavuşturmaya. Eğer “Varım” diyorsanız; daha fazla karşımızdakini kırmadan, kızdırmadan bunu uygulamaya koyalım. Çünkü bazı şeyler için sonra çok geç olabiliyor. Kaybetmemek uğruna konuşmak, paylaşmak, birbirini anlamak ve anlayış göstermek adına… Gelin bütün sorunları çözüme kavuşturalım; birbirimizi anlayarak, anlayış göstererek. Sevgi sözcüklerini yarına bırakmamanız temennisi ile. Unutmayın yarın çok geç olabilir…
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

günün en anlamlı vakti benim için gecedir çünkü kendimle başbaşa kaldığım en hakiki en gerçekci zaman o zamandır gecedir.Yorumunuzda kattığın duygular gibi neden gece belkide içimizdeki sessizliği birtek dinletebildiğim vakittir.Günün tempolu zamanını arta kalan dinlenmeyi geceye saklarız.Ben konuşurum o dinler belki hayalci belki çok çok sanal ama dinlendiriyor gece.Hayyatta kırmaktan çok korkarım o sebeple söylediğim her cümlede yada her haklı durumdayken bile önce konuşmamı tartar usluplu birşekilde ifade etmeye çalışırım ve kırılmaktan çok korkarım öyleki kırıldığım çoktur .Keşke dediğiniz gibi olsa kaybetmemek uğruna konuşmak cümlesi haklısınız geç kaldığımı düşünürken oysaki konuşsaymışım yinede kırılırmışım öyleki bazı durumlarda beklemek en hakikatlisi teşekkürler..

Fatma ARI 
 24.03.2011 12:11
Cevap :
Keşke hiç geç kalmasak sevgi gösterilerine biraz zaman ayırabilsek. Varsın kırılalım, hep alttan almayı bilelim ki ilişkinin devamlılığı için birinin hep alttan alması doğru bir olasılık olacaktır diye düşünüyorum. Ben teşekkür ederim.  24.03.2011 23:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2885
Kayıt tarihi
: 17.03.11
 
 

Dumlupınar Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık öğrencisiyim. Aynı zamanda bulunduğum okulun rady..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster