Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '14

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
449
 

"Gerçeklik" insan zihninin sınırları içerisinde kalan bir olgudur

"Gerçeklik" insan zihninin sınırları içerisinde kalan bir olgudur
 

İnsan kendi doğasında narsisizmi barındırır, bu yüzden uzun bir süre yaşadıkları Dünya’yı Evren'in merkezi olduğunu zannetmişleridir, ancak yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda bırakın Evren'in merkezinde olduğunu, Evren’de toplu iğne başı kadar bile yer kaplamayan bir Dünya’da var olduğunu fark etti... Dolayısıyla insanın kendi egosu işin içine karıştırdığı takdirde her türlü bilginin ve inancının doğrulanabilir olduğundan şüphe duymak en mantıklısı.

Geçtiğimiz günlerde Afrika’da medeniyetle hiçbir zaman temasa geçmemiş bir kabile fark edildi. Tamamen “ilkel” koşullarda yaşayan bu kabileyle ilgili,  onların yaşantılarına kesinlikle müdahale etmeden ve araştırıldıklarını onlara hissettirmeden uydu gibi son teknolojik araçları kullanarak yaşantılarını gözlemek gibi bir karar alındı.

Kabile üyeleri açısından bu durumu düşünürsek ortaya şöyle bir durum çıkıyor: Hiç tanımadığınız, görmediğiniz, sizin  yaşam koşullarınızdan çok daha farklı yaşam koşullarına sahip, teknoloji ve alet kullanımda size göre zihninizin hayal edemeyeceği kadar çok ilerlemiş kişiler tarafından sizin gün içerisinde neler yaptığınızın gözlenmesi ve raporlanması gibi bir gerçeklik söz konusu.  Bu insanlar bu gerçekle bir gün yüzleşirse eğer herhalde korku ve paniğin eşlik ettiği hayatlarının en büyük şaşkınlığını yaşarlar ve edindikleri bu bilgiyle artık yaşamları hiçbir zaman eskisi gibi olamaz, çünkü kendilerinkinden bambaşka bir "gerçekliğe" uyanmışlardır artık.

Bu durum akla şu soruyu getirmekte: Bizi de fark ettirmeden gözlemleyen bizden çok daha ileri bir teknolojiye sahip bir topluluk ya da medeniyet olabilir mi?  İçinde barındırdığı narsisizmden kaynaklı teknolojide ve medeniyette ulaştığı son noktayı yalnızca kendisinin ulaşabileceğine inanmaya meyilli olan insanın zihni, bahsettiğim ihtimali genelde düşünmez ya da düşünse bile "saçma" bulabilir...

İnsanın egosunun ve sınırlı zihninin bir ürünü olan bu yanlı ve yanlış bakış açısı kendimize biraz daha dışarıdan bakabilmeyi becerip ufkumuzu genişlettiğimiz takdirde değişmekte... Tıpkı yeni doğmuş bir bebeğin tüm dünyayı annesinin memesinden ibaret olduğunu zannedip gelişimine bağlı olarak etrafındaki diğer nesneleri ve kişileri şaşkınlıkla fark etmesi gibi.

Bu bakış açısı, bizden çok daha ileri bir medeniyeti yaşayan kişi, canlı ya da varlıklar tarafından gözlemleniyor oluşumuzu ya da ileride gözlemlenebilme ihtimali gerçeğini çarpıcı bir şekilde önümüze sunmakta.

Sonuç olarak, İnsan, “gerçeği” kendi ego sınırlarının üstüne çıkabildiği takdirde görebilir. Kim bilir, aramızda bunu başaran kişiler belki de bizden bambaşka bir gerçeklikle temas etmiş durumdalar ve bu durumu kaldırabilecek yeterli ego gücüne sahip olmadığımız için bizden gizlemeyi uygun gördüler.  Bir gün öğrendiğimizde belki biz de bambaşka bir “gerçekliğe” uyanacağız ve hiçbir şey eskisi gibi olmayacak artık.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 3504
Kayıt tarihi
: 06.12.11
 
 

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ,“Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık” bölümünden mezun oldum. Yüksek lisans..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster