Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ocak '19

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
130
 

"Gidebildiğin Yer Senindir"

 

          Uzun yıllar oldu (takribi orta okul yıllarıma denk gelir) Bandırma'da bulunan Kara Yolları Genel Müdürlüğü 146. Şube Şefliği'nin önünde mavi renkli üzerinde beyaz büyük harflerle "GİDEMEDİĞİN YER SENİN DEĞİLDİR" yazan bir levha vardı. Gelip geçerken mutlaka bu sözü okurdum. Hoşuma da giderdi. Levhada sözün kime ait olduğu gösteren bir ibare olmadığı gibi, o yıllarda bunu hemen araştıracak internet ortamı da mevcut değildi.Yıllar içinde levha yerinden sökülmüş olsa da, üstünde yazan söz aklıma kazınmıştı. İnternet'in henüz evlere yayılmasa bile 'internet cafe'lerin aniden revaçta bir sektör haline geldiği yıllarda aklımın bir köşesine kazınmış bu sözü merak ettiğim birçok konu gibi araştırmıştım.

 

             O yıllarda  Karayolları Bölge Müdürlükleri'nin çoğunda asılı bulunan levhadaki bu söz 1880'li yıllarda Sivas Valisi olan  Halil Rıfat Paşa'ya aittir. 2.Abdülhamid dönemindeki sadrazamlık görevinden önce Sivas ve İzmir'de valilik yapan Paşa Anadolu'da bayındırlık alanında vatandaş-devlet işbirliği ile yaptığı çalışmalarla tanınmış; 1880'li yıllarda Sivas'ı yollar ile donatmıştır...

 

         Laf önüp dolaşıp yollara/yolculuğa geliyor. Gidip göremediğin, dokunamadığın, hissedemediğin yer senin değil. Uzun yıllar yürüdüm, günlerce otostop çektim, banklarda, otobüs duraklarında, cami avlularında uyudum. Kubbelerden havalanan güvercinlerin sesiyle uyandım. Trenden indim, otobüse bindim. Uçakların uzakları yakın etmesine hayrandım. Çeşme Limanından     Demiralan 'Agean Paradise' isimli gemi yakamozun içinde Rodos Adası'na doğru usul usul ilerlerken  gökteki yıldızlar tek şahidiydi aşkımızın... Kavak yelleri eserken başımda kamp Ateş'leri yanardı gönlümüzde... Olympos kumsalında çadırdayken, Viyana'da oteldeydim. Bozcaada bağbozmuyken Mykonos çılgınca eğleniyordu geceleri. Yolculuğa dair, gitmeye dair hiçbir ayrıntıyı atlamamaya imtina ediyor, mutlaka not ediyor(d)um. Yolculuk biletlerini, restaurant fişlerini, eski pasaportları, haritaları, kartpostalları ve bilgilendirme broşürlerini saklıyorum, notlar almışım üzerlerine.. İrili ufaklı objeler evimde gittiğim yerlerden, keşfettiklerim ve hatırlamak istediklerimin birer nişanesi.. Gittiğim yerleri gördüklerimi ve biriktirdiklerimi yazdım, yazıyorum... Fotoğraflar birer ipucuyken yazılar ise, ne hissettiğinin ne düşündüğümün birer hikayesidir. Dünya kurulalı beri insan ordan oraya dolaşır durur... Ama keşfeden, farklı bakan, tadına varan, kayıt altına alan ve yazan hatırlanır. İnsan yüreği rüzgar bekleyen bir yelken gibidir. Herkesin yelkeni farklı,herkesin rotası ve rüzgarı kendine has... Herkes kendi rotasına basacak yelkenini... Herkes kendi limanına demir atıp, kendi penceresinden bakacak dünyaya...  İnsan gittiği yere yalnızca kendi yüreğini götürür, yüreğin anlayıp kavradığını dünyada hiçbir şey böyle güzel süzüp anlatamaz. Bütün yolculuklar aslında insanın kendi yüreğine yapılır. Ayaklarınız ile attığınız adımların sizi heyecanlandırması veya kaygılandırması hep bundandır... Netice de insan kendini keşfedemiyorsa başka hiçbir şeyi keşfedemiyor dünyada...

 

      Bu yolculuk benim kendi yüreğime bastığım rüzgarın yolculuğu... Size kendi rotamı, gördüklerimi, keşfettiklerini, hissettiklerimi anlatacağım. Gitmediğim hiçbir yere ait tek kelime yazmadım, yazmayacağım... Benim pusulam şuydu hep bunu yazdım yüreğime  yola çıkarken:  ` GİDEBİLDĞİN YER SENİNDİR !..`

 

           Ve, yürek dolusu pupa yelken gittim...

Mustafa ÇALIŞKAN, Ekim 2018, Bandırma

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 84
Kayıt tarihi
: 13.01.19
 
 

"Güzel bir dünya yaratmak için küçük bir adım.."  Seyahat, edebiyat, fotoğraf, yol bisikleti, yam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster