Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '08

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
888
 

"Gülün kara yazıtı" ya da Ş.Avni Ölez ödülü

"Gülün kara yazıtı" ya da Ş.Avni Ölez ödülü
 

Avni Ölez'in yapıtları ve Damar Dergisi'nin özel dosyası


Günümüzden 25- 30 yıl öncesine dek ödüller heyecan yaratırdı yazın dünyasında. Yarışmaya katılanlar, ödül almayı bekleyenler, ödül alanlar , alamayanlar arasında tartışmalar yaşanırdı. Öne çıkan, ilgi gören, saygınlığı olan ödülleri anımsayacak olursak ilk akla gelenler: Cevdet Kudret Edebiyat ödülü, İnkılap Kitabevi Roman Ödülü, Behçet Aysan Şiir, Altın Portakal Şiir , Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü, Sait Faik Hikâye Armağanı, Orhan Kemal Roman Armağanı, Behçet Necatigil Şiir Ödülü, Haldun Taner Hikâye Ödülü; roman, şiir, öykü dallarında verilen Yunus Nadi Ödülleri, Sedat Simavi Edebiyat Ödülü, Dünya Kitap Ödülleri, Attila İlhan Şiir Ödülü… Bunlara Cemal Süreya, Orhon Murat Arıburnu, Ceyhun Atuf Kansu, Arkadaş Z. Özger, Homeros, Ş. Avni Ölez, Rıfat Ilgaz, Yaşar Nabi ödüllerini de ekleyince, ödül alanında oldukça varsıl bir çeşitlilik göze çarpıyor.

Son yıllarda şiir ödüllerinde genç kuşak şairleri daha bir gözetilir oldu. Kendi adıma bundan ben de hoşnutum. Şiire hevesli gençleri, şiirle ciddi biçimde ilgilenen amatör şairleri yüreklendirmek, üretimlerini doğru biçimde yönlendirmek adına güzel bir anlayış. Peki bunca şiir ödülüne katılan genç şairler acaba şiir kitaplarına ne denli ilgi gösteriyor? Bu konuda çok iyimser rakamlar vermek olası değil. Refik Durbaş da bunun ayırdında olmalı ki, sıkıntısını açığa vuruyor: “Seçici kurul üyesi bulunduğum üç yarışmaya üç yüze yakın şair katılıyorsa, gerisini siz düşünün; yirmiden fazla yarışmaya kaç kişi katılmıştır? Bırakın Türkiye ortalamasını, yalnızca bunlar birer şiir kitabı okusa, şiir kitaplarının satış rakamları iki haneli rakamlarda kalabilir mi? Edebiyat yarışmalarında kimi değişmez seçici kurul üyelerinin günahı vardır, ama bu yarışmalara katılanların sevabı nerede peki?”

Gerçekten ülkemizde yeterince şiir kitabı okunuyor mu, ne kadar satıyor? Bu soruyu hep soruyorum kendime. Düş kırıklığına uğradığımı da söylemeliyim. Ancak ben bu konuyu şimdilik deşmek yerine, bu yıl altıncısı verilecek bir şiir ödülünden söz etmek istiyorum.

MB yazarı arkadaşım Ezgi Umut’un 2 Kasım 2008 günkü yazısı Ş.Avni Ölez Ödülüne ilişkindi. Ölez adına 2009 yılında 6. Kez verilecek ödülle ilgili olarak bir bilgilendirme yazısını paylaşmıştı bizimle. Bu bilgilendirme yazısını fırsat bilerek, biraz Şecaeddin Avni Ölez’den söz etmek istiyorum.

Ölez 1965’te Almanya’da çalışmaya gitmiş 1999’da dönmüş. O tarihten beri İzmir’de yaşıyor. Benim de değer verdiğim, sevdiğim şairlerden birisi Avni ağabey. Şiire 50 yıldır emek veren, bir şiir emekçisi. Yanlış anımsamıyorsam 2001 yılında bir etkinlikte şair dostum A.Neyzar Karahan tanıştırmıştı. Onların dostluğu 40 yıl öncesine dayanıyordu. Şair dostumuz Sadık Kırımlı’nın da aramızda olduğu yaz günlerinde, Avni Ölez’in İzmir Mavişehir’deki evinde rakılı, şiirli söyleşilerimiz oldu bir çok kez. İki şiir kitabı Gülün Kara Yazıtı (2000) ve Yaprak Dökümü (2001) ardı ardına geldi. O da bir çok şairin duyumsadığı çocuklardan biri işte. Onun çocuk yurduna kendi şiiriyle kısa bir yolculuğa ne dersiniz?

yağmur renkleriyle ağladığımı bilirim
ben de çocuktum
benim de elma ağaçlarından düştüğüm oldu
bir uçurtmanın ipine bağlıyken sevinçlerim

camlardan giren soğuk çocukluğumda başkaydı
gökkuşağını delip geçen düşler görürdüm
evler başka sokaklara yüz verir
kapılar açılırken başka gıcırdardı

Ölez’in yaşam öyküsünü Yaprak Dökümü adlı kitabından alıntılayalım bir de: “…1932 İstanbul doğumluyum. Beş yaşımda okuyazar’dım ve okula ikinci sınıftan başladım. Nişantaşı 52. İlkokul, Nişantaşı Ortraokulu ve Taksim Lisesi, beni eğiten cumhuriyetçi ve laik devlet okullarıdır.” Sevgili Ölez’in şanslı yanı ortaokul ve liselerde öğretmenlerinden bir kaçının tanınmış yazarlar, şairler olması. Salah Birsel, Zahir Güvemli, Reşat Nuri, Esat Mahmut (Acaba Mahmut Esat Bozkurt mu demek istemiş? o.t)

“İlk şiirim 1955’te Onüç dergisinde çıktı. Başlangıçtan toplumcu şiire yönelmemde ola ki süteçekim var.Ninem Tevfik Fikret’i (annesinin sütü yetmediği için) emzirmiş. “ Avni Ölez özgeçmişini şöyle bitirir: “Varlığım, zenginliğim insanlar. Tek ve en yüce yaratıcılığımsa, her elime alışta içimi başkaldırı coşkusuyla dolduran, altıondadokuz mm.çapındaki kurşunkalemim.”

Varlık, Yelken, Papirüs, Türk Dili, İmece, Ataç, Yaprak, Dize… gibi çok sayıda edebiyat dergisinde şiirleri yayımlanan Avni Ölez’i belki şiirle ilgilenen, şiir yazan, kitap çıkaran çoğu genç şair tanımaz. Hatta eskilerden bile adını duymayanlar olabilir. Bu da onların ilgisizliği, vurdumduymazlığı, eksikliğinden olsa gerek. Oysa öykü yazarı, romancı, şair Burhan Günel’in de belirttiği gibi Ölez “Özünde toplumcu, biçiminde yenilikçi bir şiir “ i yazar yıllardır. “Ölez’in şiiri. Farklı bir bakış, değişik bir tat…” içerir. Türkçe tutkusunu da anmadan geçemem. “usunuzu başınıza devşirin / Türkçe anayurt cennetini görkemli bağıdır / babanızın çiftliği değil” diye seslendiği dizelerindeki gibi Türkçe tutkunudur Ölez. Türkçe düşünen, Türkçe yaşayan bir çağdaş şair. İnsan sevgisini de eksik etmez yanı başından ve şöyle seslenir insanlara:

insan kardeşim

düşlerinin tümünü iyiye yorma

söylerken utanıyorum

insan kardeşim

sevinçlerine gizlenip durma

seni acılarından tanıyorum

Ölez’i yakından tanımak için, kitaplarıyla ve şiirleriyle, sözleriyle buluşmak gerek. Sanıyorum adına konan şiir ödülüyle de Ş.Avni Ölez adı ve şliiri geleceğe kalacaktır. Bence Karşı Yayınları arasında çıkan Gülün Kara Yazıtı ve Yaprak Dökümü kitaplarından hiç olmazsa birini edinmeli şiir severler, şiir yazanlar; Ölez’in şiirine tanık olmalı. Milliyet Blog’da yazan, şiire Avni Ölez’in toplumcu duyarlığıyla bakan şair arkadaşlar da bu yarışmaya katılmalı, şiirin heyecanını, coşkusunu yaşamalı. Bilgilenmek isteyenler, Ezgi Umut’un duyurusundan yararlanabilirler.

Çok yaşasın Avni Ölez ve şiiri…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İzmirdeyiz ama pek tanımıyoruz... İzmir'in vefasızlığına üzüldüm. Sanat ateşini kıvılcımdan alazlayacak bir başkana ihtiyaç var... Tanıttığınız için teşekkür eder, esenlikler dilerim.

Ayten Dirier 
 07.11.2008 17:47
Cevap :
Ne yazık ki aramızda nice değerler kendilerini gereğince sunamadıkları, dışa açılamadıkları,satamadıkları için yitip gidiyorlar. Kimisi zamanla unutuluyor. Değerbilmezliğimizin bir göstergesi işte! Sanat, yazın,kültür,bilim alanında nice değerlerimiz böylesine bir vefasızlık, vurdumduymazlık sonucu unutulmuşlar kervanına katılıyorlar. Bunu kırmalıyız. Gerçek değerleri ortaya çıkarmalıyız. Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, devletin ilgili birimleri, yayıncılar, yazarlar ne güne duruyor. İçtenliğinize teşeklür ederim sevgili Dirier.Hiç olmazsa duygularımızı paylaşıyoruz. Saygı ve sevgiyle.  07.11.2008 18:37
 

Sağolun açıklama için. Tanımış oldum Avni Ölez şairi. Elbette bir kitabını da edinmeye çalışacağız. selam ve saygılar..

Ezgi Umut 
 06.11.2008 5:57
Cevap :
Ezgi ve umut...İkisi de güzel çağrışımlar yaratan isimler. Bir kişinin adı hem ezgi, hem umut olunca daha bir anlam kazanıyor sözcükler. Adınla mutlu, ezgili, umutlu olasın. Avni Ölez'e uğradığımda kitaplarından edinmeye çalışırım. Sana da gönderirim elbette. Ben de teşekkür ederim ilgine. Sevgiyle dost.  06.11.2008 10:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 178
Toplam yorum
: 278
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1411
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

1946 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğdum. İlkokulu aynı ilçede, ortaokulu Ceyhan’da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster