Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Ruşen Nur Arıkan Uzman Psikolog

http://blog.milliyet.com.tr/rusennurarikan

28 Nisan '11

 
Kategori
İlişkiler
 

"Hayır" diyebilmek...

Kişilerarası ilişkilerde kendimizi sağlıklı ve mutlu hissetmemiz için olması gereken özelliklerin başında, kendini korumayı bilmek gelmektedir.

Çeşitli nedenlerle yardım almak için başvuran danışanlarım arasında azımsanmayacak sayıda kişinin, "hayır" deme konusunda güçlükleri olduğunu izlemekteyim.

Öğrenim hayatında arkadaşlarına karşı, işyerinde çalışma paylaşımı konusunda, evliyse kocası ve çocuklarına, ailesine, akrabalarına ve dostlarına "hayır" demesi gereken durumlarda bunu söyleyemeyen kişilerin ne kadar tükenmiş, yorgun ve öfkeli olduğunu gözlemlemekteyim.

En söylenmesi gereken yerde bile "hayır" diyememek, insanın iç dünyasında nasıl bir baskı oluşturur hiç düşündünüz mü? Bir türlü içinden geldiği gibi olamamak, devamlı insanın eksilmesine yol açmaz mı? Ya biriktirdiği öfkeler? Bu eşiniz ve çocuklarınız olsa bile kendinizi "kurban" gibi hissetmenizi sağlamaz mı?

Bir kere "hayır" derseniz sanki herşey kırılıp dökülecek ve bir daha toparlanamayacak gibidir...Ve ben sorarım "Ne olur hayır derseniz?" diye... Önce "Birşey olmaz, ne olacak ki?" cevabı gelir.

Ben de "Öyle olsa bunu söylersiniz zaten." derim. Sonra biraz üzerinde çalıştığımızda, daha derinlerdeki hatalı öğrenilmiş inançlar ortaya çıkar; "Ya kırılırsa?", "Ya üzülürse?", "Onu kırarsam aramız bozulur, benden uzaklaşır", "Hakkımda kötü düşünür, beni sevmez." cümleleri sıralanır. "Böyle olursa ne olur?" diye sorduğumda ise "YALNIZ KALIRIM" denir ki işte, hatalı düşünce sisteminin esas tetikleyicisi de budur ama YANLIŞTIR ve HATALIDIR.

Siz, yaşamınızın bir döneminde böyle davranmanın iyi bir şey olduğunu öğrendiniz. Erken çocukluk döneminde sizin için özel olan kişiler; ebeveyn ya da bakıcılarınızla sevgi bağı oluşturmadaki başarısızlık, reddedilme veya terkedilmeye bağlı olarak kalıcı bir kaygı geliştirdiniz. Bundan sonra da ödünleyerek ilişki kurmaya başladınız.

Sürekli veren taraf olarak ilişki kurma davranışını; rol modeliniz olan annenizden de öğrenmiş olabilirsiniz. Başka bir modeliniz olmadığı için, bu da anlaşılır bir durum sonuçda.

Oysa sürekli vererek ilişki kurmak insan doğasına uygun bir ilişki modeli değil. Sürekli veren kişi bir süre sonra aynı şekilde karşı taraftan da beklediği için devamlı hayal kırıklığına uğrar ve öfke biriktirir. Sonra da hiç ilgisi olmayan yerlerde öfke patlamaları yaşar. Bu kez karşısındaki insan onun neye kızmış olduğunu anlamadığı için ilişki bozulmaya başlar.

Yazının başında "kendini koruma" demiştik. Bu kavrama tekrar dikkatinizi çekmek isterim. Kendini korumak demek, insan ilişkilerinde daha doyumlu ve mutlu yaşamanız için, psikolojik kaynaklarınızı tüketmeden ve karşınızdakini tanıyarak ilişki kurmak demektir. Siz sürekli veriyorsanız, karşınızdaki bu konfora alışır ve kim bundan vazgeçmek ister?

İlişki iki insanın dansıdır; iki ileri bir geri, iki geri bir ileri, bazen ikiniz birlikte yana doğru gibi düşünürseniz uyum da o zaman oluşur.

Bedenimiz yeterli oksijen ve gıdayı aldığında ancak verimli olabiliyorsa, bedenimiz gibi tıpkı ruhumuz da kendi ile ilgili ihtiyaçlarını giderdiğinde başkasını besleyebilecek hale gelir.

Sonuç olarak, "Kurban olmak da bir seçimdir." ve bu durumu farkettiğinizde bunu değiştirebilirsiniz. "Hayır" demek öğrenilebilir, önemli olan bunu nasıl söyleyeceğinizi bulmaya çalışmaktır ve geliştirmektir.

Şunu aklınızdan çıkarmayın; "hayır" dediğinizde reddettiğiniz şey karşınızdaki kişi değil, onun istediği şey konusunda yeterli gücünüz, zamanınız veya bilginiz olmadığı konusudur. Ayrıca neden yapamadığınız konusunda karşı tarafı açık bir şekilde bilgilendirirseniz, sizi anlamasına olanak vermiş olursunuz.

Başlangıçta, "hayır" demek konusunda çocuğun yeni ayaklanıp yürümesi gibi bodoslama duvara çarpabilirsiniz. Ama zamanla bu durum, tıpkı yürürken olduğu gibi kendiliğinden gelen bir ifadeye dönüşür. Siz de hiç kimsenin gitmediğini ve sadece sizi sevdikleri için orada olduklarını görürsünüz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"kurban olmakta bir seçimdir" cümlenizi açıklarmısınız? bu bir tercih midir? yoksa hayat sizi oaraya mı götürür istemeseniz de?

Aydın ADAM 
 02.08.2011 14:04
Cevap :
Toprak bey merhaba, önce ilginize teşekkür ederim.. Eğer biz insan iliskilerinde tükendiğimizi, yorulduğumuzu ve öfkeli oldugumuzu hissediyorsak; tasiyamadigimiz kadar yük alıyoruz demektir. "kendini korumak" ifadesini kullanıyorum sık sık bunu yapmazsak kendimize ihanet ederiz. Bizler neye izin verirsek onu yasarız. Farkettigimiz noktada insan iliskilerinin karşılıklı bir dans olduğunu görüp dengeyi kurmaya çalışmalıyız.. Hepimizin bu dünyada elimizden geleni yapıyoruz, kendi ihtiyaclarımızı gozardi etmemeliyiz. Hayat baskalarininki kadar aynı zamanda bizim de...  03.08.2011 1:32
 

Herzaman hayır diyemiyorum.Dediğim zamanlar da sonucu bazen iyi oluyor bazen kötü.Galiba yerinde ve zamanında söylemeyi öğrenmem lazım.Bu öğrenilirmi onuda bilmiyorum. ...:))

zehra aydin 
 05.05.2011 18:52
Cevap :
mrb Zehra, Tabii ki öğrenilebilir, konuyu önemseyip üzerinde çalışmak gerekiyor..ilgine teşekkürler...  06.05.2011 17:58
 

yazınızı okuyunca,benim gibi düşünen birileri var diye sevindim:) ben hayır kelimesini çok rahat kullanırım,gözlemlerime göre hayır kelimesini duyan arkadaşlarım benle mesafeli oldular fakat ben şikayetçi değilim.. güzel yazıydı elinize sağlık..

frozenheart 
 03.05.2011 15:14
Cevap :
merhaba, İlginize teşekkürler...  06.05.2011 17:59
 

Güzel tespit. gelişmiş topluluklarla aramızdaki en bariz kişisel ve toplumsal fark hayır diyebilmek. hayır diyebilen neye evet diyeceğini bilir. evet diyen ise olaylara kesin kabullerle yaklaşır. araştırma ve altyapı yoktur.

süleyman yoğurtcu 
 30.04.2011 12:39
Cevap :
merhaba Süleyman Bey, Farklı bakış açınızı bizimle paylaşmışsısnız, ilginize teşekkürler..  06.05.2011 18:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 169
Toplam yorum
: 117
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 2324
Kayıt tarihi
: 23.11.10
 
 

İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul' da tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü' ünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster