Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ALİ GALİP AKYILDIRIM

http://blog.milliyet.com.tr/aligalip

17 Eylül '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1929
 

"Hiç bir başarı cezasız kalmaz"

"Hiç bir başarı cezasız kalmaz"
 

"Yurdumuzda her yetersizliğin bir mükâfatı mutlaka vardır"


“Devrim Arabaları” adlı filmi izledikten sonra derin derin düşünmüştüm.

Özelliklede filmin kahramanlarından Latif Beyle Necip Bey arasında geçen diyalog beni hala düşündürmekte ve içimi acıtmaktadır.

Bu günlerde bu diyalog internet ortamında da paylaşılmaktadır.

Diyalog şöyle başlar;
Necip: Bir şey sorabilir miyim Latif bey?
Latif: Sor bakalım
Necip:Sizce bu otomobili yaparsak ne olur
Latif: Hiçbir şey olmaz!
Necip: Nasıl olmaz? Boşuna mı çalışıyoruz?
Latif: Sen Ankara’daki kapatılan tayyare fabrikasını duydun mu?
Necip: Ankara mı? Evet.
Latif: O fabrika neden kapatıldı biliyor musun?
Necip:Hayır…
Latif: Fabrika Atatürk’ün emriyle kuruldu. 2.Dünya Savaşına kadar 112 tane değişik uçak imal edildi orada. Sonra fabrika kendini geliştirmeye başladı tabi, savaş sırasında da kimse bize uçak, eğitim uçağı vermediği için 185 tane eğitim uçağı yapıldı orada
Necip: 185 tane?
Latif: Evet. Bunları yaptık biz. 1955 yılında, Hollandalılar bize 30 tane uçak siparişi verdi; ama dönemin işletmeler bakanı o siparişleri kabul ettirmedi. Hollandalılar da uçakları İngilizlere yaptırdı. Birkaç yıl sonra da fabrikayı tamamen kapatıp traktör fabrikasına dönüştürdüler.Gündüz'le orada yetiştik biz... Çok acı çektik. Çok...
Necip: Ben, anlayamadım. Neden kapattılar?
Latif: "Biz kim, uçak yapmak kim"miş
Necip: Eh yapmışsınız işte... Başarmışsınız?
Latif: Türkiye’de hiçbir başarı cezasız kalmazevlat!”

Devrim arabaları filminden filminin belki de en can yakıcı cümlesidir bu. “Türkiye’de hiçbir başarı cezasız kalmaz.”

"Yurdumuzda her yetersizliğin bir mükâfatı mutlaka vardır"şeklindeki muhteşem ifadesiyle yazar Perihan Mağden bu durumu en güzel şekilde ifade etmiştir.

Bir alanda başarılı olmak için ne kadar uğraşırsanız uğraşın, isterseniz ağzınızla kuş tutun günün birinde, aslında sizin tırnağınızın ucu bile olamayacak” torpilli” biri gelir ve sizin önünüze elini kolunu sallaya sallaya geçiverir.

Öyle kalakalırsınız.

Verdiğiniz emek ve çaba böylece gözünüzün içine baka baka cezalandırılır.

Bu ülkenin başına ne gelmişse; memlekete üç kuruşluk faydası olmadan, düşüneni ve üreteni kendisine rakip görüp eleştirmenin ötesinde; acımasızca kötüleyen,nitelikleri itibarı ile değil; siyaset-dayı-amca desteği ile hasbelkader makamve mevki sahibi olmuş, amirlerine ve gücü olanlara yalakalık yapmış ve onların sayesinde bu makam ve mevkisini koruyabilen, haris, haset ve hıyanet dolu insanlardan gelmiştir.

Bu tip insanların en belirgin özelliği;
Ne için yaşadıklarının değil, nasıl yaşadıklarının önemli olmasıdır.

En ağır hakaretleri edip, en onur kırıcı sözleri de söyleseniz etkilenmezler zira kişilikli insan olma erdemi onlar için hiç bir anlam ifade etmez.

Bir kene misali, başkalarının ürettikleri kanla beslenir ve bir kene gibi kansızlıktan yok olup giderler.

Bir gün  bakarsınız ki bir kurumda başarı ile görevini yapan bir yönetici yedi sekiz aylık başarılı çalışmasının ödüllendirilmesinden birkaç hafta sonra dışlanmış ve kovulmuştur. Nedenini anlamakta zorlanırsınız.

Sadece bunu yapanlar güçlü olmanın keyfini yaşarlar vicdanlarını unutarak.

Hani adı konmamış bazı kurallar vardır. Yazılı değildir ama onu herkes öyle bilir. Yüzlerce örneği vardır. Doğru olanın, tam aksi olduğunu söyleseniz de, “Hiçbir başarı cezasız kalmaz“ sözünün altına imza atmayanı zor bulursunuz...

Peki, bu niye böyle?
Gerçekten de her başarı, kolayca harcanıyor, kolayca cezalandırılıyor mu?
Ya da başka bir ifade ile ödüllendirilmek için başarının çok ötesinde farklı kıstaslar mı gerekiyor?
Neresinden bakarsanız bakın fazlasıyla tartışmalı bir konu.

Keşke yaşadığımız, sevdiğimiz, kendimizi adadığımız yerlerde, güzel ülkemizde böyle basit çıkar ilişkileri yaşanmasa. Liyakate önem verilse.

Her iş, işin ehline verilse…

Yeni bir yazıda buluşmak dileği ile…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 306
Kayıt tarihi
: 28.07.14
 
 

1959'da doğdu. Sınıf Öğretmenliği okudu.1979'da Öğretmenlik görevine başladı. Hayatın; okumak, ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster