Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1959
 

"İbretlik ölüm"

"İbretlik ölüm"
 

!


- Vardır bu ölümde de bir hikmet! ...

- Allah bağışlasın, affetsin çok açık seçik giyiniyordu...

- Yüce rabbim böyle kişilere rahmet eder mi, etmez mi? ...

- Hani derler ya toprağı bol, mekanı cennet olsun diye; bunun gibilerinin toprağı bol olur ama cennete mi gider, cehenneme mi? ...

- Belli zaten yaşam tarzından...

- Allah'ın buyuruklarına göre örtünmüyordu...

- İbretlik Ölüm...

- Başbakanımız alkolün zararlarını söylerken boşuna söylemedi...

- Bakalım bu faninin kanıdan alkol çıkacak mı çıkmayacak mı? ...


Bu yorumlar sevgili Defne'nin arkasından yapılmıştır.
Ruhunu teslim etmiş bir insanın gıyabında, böylesine çirkin ve böylesine cahilce konuşanları umar ve dilerim (Umutsuz olsam da...) Allah affeder...

İşte bu yorumları yazabilenlerle aynı havayı teneffüs ettiğim için kendimden utanıyor, hatta nefret ediyorum.

* Bundan sonra yazacaklarım; engelleneceği, dolayısıyla da yazımın yayınlanmayacağı düşüncesiyle burada kesiyorum...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınız üzerine size yorum yazan Komar Çiçeği adlı MB üyesi, sizin yazınızı okuduktan bir gün sonra Defne Joy'u nerdeyse ahlaksızlıkla suçlayan bir yazı yazdı... Şimdi anlatabiliyor muyum Sadi Beyciğim ne demek istediğimi ??? Kendisine de bir yorum yazdım, eğer yayınlamak cesaretini gösterebilirse siz de okursunuz... Yine ve tekrar tekrar sizinle aynı paralelde düşündüğümüzü, ama sizin yönteminizi akılcı bulmadığımı yineleyerek sözlerime son vermek istiyorum. Komar Çiçeği benim size yazdığım yoruma en anlamı örnekti. Selam ve en derin saygılarımla.

A.Nilgün Aktaş 
 04.02.2011 14:53
Cevap :
Sayın Aktaş, "Komar Çiçeği" benim ne yazdığımı anlamamış ki, zaten yorum cevabımda da bunu belirttim. Benim derdim; anlatana kadar yazmak. Sonuçta; bu ister bir, ister iki kişi olsun. Önceki yorumunuza cevabım herhalde MBÜK'ün onayını bekliyor. "Biz daha bunları aşamamışız"... Bırakın benim akılcı olmayan gidişatımı. Saygıyla.  04.02.2011 15:36
 

Bir çeşit esrar, bir çeşit tütsüdür; dimağın orta yerinde yakılan. Köz ne kadar çok güçlendirilirse, düşünme yetisi o kadar çok kaybolur. Çünkü aynen esrarın veyahut da başka herhangi bir uyuşturucunun yapabileceği uyuşma ve düşünememe durumuna sebep olur. Düşünememeden kasıt sorgulayamamaktır. Şüphe edememektir. Hatta okuduğunu bile anlayamamaktır. Çünkü dumanlı kafa, ancak elindeki şablonu kullanarak bilinç düzeyine erişebileceği kanâtindedir. Yeni verileri değerlendiremez. Çünkü onun eğitimi "sıfır siyaset ve sıfır din" ilkesiyle başlamamıştır. Doğar doğmaz başlar dinin tütsüsü... Kİminin kulağına ezandır, kiminin bedenine şarap ve ekmek. (Gelip bi bakiim demiştim de) :) Baktım, gidiyorum :)

Emine Supçin 
 04.02.2011 10:52
Cevap :
Çok teşekkür ediyor ve bu yorumunuzun bir kenarcığına imza atmak istiyorum. Müsaadenizle... Saygıyla Sayın Supcin.  04.02.2011 11:07
 

Sadi Bey, öncelikle aynı paralelde düşündüğümüzün tekrar altını çizmek isterim. Bu tip insanlarla mücadele etmeyi ve onlara laf yetiştirmeyi bırakalı oldukça uzun zaman oldu... Gördüm ki laf yetiştirdikçe besleniyorlar ve büyüyorlar. Siz de bilirsiniz ki bir şeyle mücadele etmek ve karşıt olmak, o gücü yaşatmaktan ve beslemekten başka bir işe yaramaz. Uyarmak demişsiniz, şimdi bu yazıyla uyarılmış mı oldular ? Kafalarındaki örümcekler bir bir yok mu oldu ? Yoksa bu yazınızla, akılları karışık, ne düşüneceklerini bilemeyen insanlar, o grubun içinde mi yer almaya başladılar, öyle mi düşünüyorlar artık ??? Dikkatlice düşününüz lütfen.... Bu zavallıların cahiliye dönemine ait düşüncelerini bloğunuza taşıyarak istemeden de olsa bu insanların propagandasını yapıyor ve akılları karışık insanları onların safhına çekiyorsunuz. Toplumda kafası karışık o kadar çok insan var ki !!! Benim bu insanlara hiç mi sözüm yok ? Elbette var, ama onların propagandalarını yapar şekilde, söylemlerini dillend

A.Nilgün Aktaş 
 04.02.2011 10:03
Cevap :
Sayın Aktaş; iyi, hoş söylüyorsunuz da; bu söylenenler sizin hiç mi kulağınızı tırmalamıyor, hiç mi kaybolan/bitip giden/yok olan değerlerimiz için üzüntü duymuyorsunuz. "Elbette duyuyorum" diyeceksiniz. Peki o zaman bu yanlışların göz göre göre yapılmasına gönlünüz nasıl razı oluyor? Olmuyorsa karşı olarak ne/neler yapıyorsunuz? Yanlışın yanında doğruyu da beraberinde söylemek karşı propaganda mı oluyor? "Toplumda kafası karışık o kadar çok insan var ki" diyorsunuz, meydan boş olunca tabii ki olacak ve bu kişilerde onların etrafında istedikleri gibi at koşturacaklar. Artı, zaman ve zemin de onlardan yana olduktan sonra... Gözlerinizi bir an için kapatın ve şu sekiz on senede uçup giden ve bir daha da gelmesi imkansızlaşan her ne varsa bir düşünün, kaldıysa gidecekleri de... Bundan sonraki bloğum, "Bakalım Bu Sözlerin Sahibini Bulabilecek Misiniz?" de yazılanlara, söylenenlere karşı tutumunuzu ve önerilerinizi yapmamız gerekenleri merakla samimiyetimle bekliyorum. Saygıyla.  04.02.2011 14:37
 

malesef ölenin arkasından konuşuluyor bunlar iyi şeyler değil. Allah gani gani rahmet eylesin. ( ahh bir de cenaze namazına , mezarlığa güneş gözlükleriyle gelinmese ne de güzel olacak ! ) saygılar efendim.

Sokrates 
 04.02.2011 8:17
Cevap :
Sayın Sokrates, harika bir tespitte bulunmuşsunuz. Bir yerde mi okumuş, yoksa duymuş muydum ne; o güneş gözlüklerinin büyüklüğü de üzüntüyle doğru orantılıymış(!) Saygıyla.  04.02.2011 14:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 661
Toplam yorum
: 1170
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 821
Kayıt tarihi
: 15.04.08
 
 

Atatürk, cumhuriyet ve Türkçe sevdalısıyım. Hayatımda hiçbir konu veya olay karşısında 'keşke' de..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster