Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1746
 

'İlkokul yıllarım ve Andımız'

'İlkokul yıllarım ve Andımız'
 

Ş. Bülent Türtat Ön sıra oturan dördüncü, Yeni İzmir İlkokulu Sınıf: 5/C


Demokratikleşme Paketi’nde yürürlükten kaldırılması öngörülen ‘Andımız’ eski Milli Eğitim Bakanlarından Dr. Reşit Galip tarafından 23 Nisan 1933’te ilk defa Türk çocuklarına okutularak armağan edilmiştir.

“Türk’üm, Doğruyum, Çalışkanım

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak,

Yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir .

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir.

Ey Büyük ATATÜRK! Açtığın yolda gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime and içerim

Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.

Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”

Bu sözler, Türk çocukları tarafından 80 yıldan beri tekrarlanmaktadır.

Yabancı uyruklu öğrencilerin “Öğrenci Andı’nı söyleme zorunluluğu yoktur.

Ben de ‘60’lı yılların ilk yarısında öğrencisi olduğum Yeni İzmir İlkokulu’nda her gün ilk derse girdiğimiz zaman arkadaşlarımla birlikte ‘Andımızı’ söylerken büyük bir ‘heyecan,’ ‘neşe’ ve ‘dinamizm’ ile ‘hançeremizi yırtardık.’

Ömer Öğretmenimiz ‘Andımızı’ biz öğrencilerinin tam karşısında hep birlikte ayakta söylerken sabahın erken saatleri uykumuzu açan ‘doping’ oluyordu.

Hep birlikte ‘Andımızı’ söylerken, öğrencinin ’bilinçli,’ ‘saygılı’ davranmasına Ömer Öğretmen dikkat ederdi.

‘60’lı yıllarda büyük kentlere göçen Kürtler, Lazlar, Çerkezler, Boşnaklar, Romanlar, Araplar ile Trakya Göçmenleri hiçbir ‘kültürel’ ve ‘ sosyal’ sorun üretmeden birlikte yaşayabilmenin en canlı örneklerini sergiliyordu.

Sınıf arkadaşlarım üç kişilik sıralarımızda; sağımda Laz Volkan, solumda Kürt Kemal, önümde Makedonyalı Adnan, arkamda Arap Osman ‘Andımızı’ ‘Ne Mutlu Türküm Diye” bitirirken, her birimiz ‘Türk’ olmanın ‘gururunu’ yaşıyorduk.

Her bir sınıf arkadaşım ‘orijini’ ne olursa olsun kendilerini ‘Türk’ hissetmenin ‘gururunu’ yaşatan Mustafa Kemal ATATÜRK’e olan şükran borcunu ödemek için O’nun gösterdiği hedefe yürüyeceğine söz veriyorlardı.

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Millet” tanımına göre; “Millet; dil, kültür ve ülkü birliği ile birbirine bağlı vatandaşların oluşturduğu siyasal ve sosyal bir birliktir.”

“ Türkiye Cumhuriyeti’ni(T.C.) kuran Türkiye halkına “Türk Milleti” denir.

Andımız “Millet Birliği’ni vurgularken, asla ‘ırkçılık’ içermiyordu!”

Neden kaldırdınız?

04.09.2013, İzmir, Türkiye

.

 

Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ant içmek bence kişisel bir tercihtir ve olmalıdır. Bunu toplumsal bir eylem haline getirdiğimizde hele hele küçücük çocuklara günlük bir ödev haline getirdiğimizde o ant bir tercih olmaktan çıkar ve dayatılmış bir ezber haline gelir. Bir insana kendi rızasıyla ant içmeyi hiçbir güç engelleyemez. Siz veya her insan istediği kadar ant içebilir. Ancak ne var sizin başkalarından da ant içmelerini beklemek gibi bir hakkınızın olmadığını düşünüyorum. Bence olaya böyle bakmak gerekir. Sizin çocuğunuz isterse her gün defalarca ant içsin ama başkalarının çocukları istemiyorlarsa içmesinler. Bunda bir sakınca var mı? Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 11.10.2013 11:14
Cevap :
Türk Anayasasına göre, genel seçimlerin ardından milletvekilleri Meclis'e katıldıkları zaman[4], Cumhurbaşkanı ise seçilmesinin hemen ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde önünde and içerler. Askerlikte, temel eğitim tamamlandıktan sonra, mahkemelerde ifade verirken veya bir mesleğe başlarken and içilir. Bir mesleğe girerken and içme, o mesleğin gereklerini doğru olarak yerine getireceğini dair söz vermek içindir. Mahkemeler önünde and içme ise beyanın doğru olduğuna dairdir. Sonuç olarak 'ant içmek' bireysel bir tercih, kişisel seçim hakkı değildir!..Selam ve saygılarımla, En içten duygularımla bayramınızı kutlarım....  13.10.2013 0:35
 

Maalesef olaylara bakış açıları değişiyor ve yozlaşıyor. Eskiden bir belediye otobüsüne bindiğinde kendinden büyük birisini gördüğünde kalkılır ve yer verilirdi. Bugün ihtiyar delikanlılar ayakta, yorgun gençlik oturuyor. Milli duygular din duygularında olduğu gibi dejenere olmuş ve çıkar ilişkilerine dayanır olmuş. Yıllardır düşmanlık içinde olanlarla yapılan görüşmeler andımıza uzandı. Tepki ise sıfır. Çünkü bunda çıkar ilişkisi yok. Ruh zaten kalmamış bir toplum daha fazla yapamaz. Saygılar...

hssensoz 
 05.10.2013 10:59
Cevap :
Merhaba, öncelikle iyi insan, doğru vatandaş olmak çözüm sürecinde ilk adım olacaktır.İyi bayramlar,  11.10.2013 3:21
 

Merhaba..."Türkiyeliyim, doğruyum çalışkanım....Ülküm yükselmek ileri gitmektir...Varlığım, canım Türkiye'min varlığına armağan olsun" desek daha birleştirici ve bütüncül olmaz mı? Selamlar.

cdenizkent 
 04.10.2013 13:03
Cevap :
Merhaba, saygı ile karşılarım Selamlar,   11.10.2013 4:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 414
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 855
Kayıt tarihi
: 27.11.11
 
 

1951 Muğla doğumluyum. Ege Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi'ni 1974 yılında bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster