Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '07

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
753
 

"ISO 9001 Komedisi" üzerine yaşanan komedya

"ISO 9001 Komedisi" üzerine yaşanan komedya
 

Dün, "ISO 9001 Komedisi" başlıklı bir yazı kaleme almış ve malum, kalite yönetim sistemi sertifikasının, Türkiye uygulamalarında yaşanan aksaklıkları ve yanlışlıkları irdelemeye çalışmıştım. Bu yazıma gelen sözlü ve yazılı yorumların hepsi son derece olumlu ve benimle görüş birliği içerisinde oldu, biri hariç. Pek tabi ki yazılan bir yazıya gelen her tepkinin yazarıyla aynı görüş istikametinde olması beklenemez, beklenmemelidir de zaten. Ancak bütün bir yazı boyunca savunduğunuz bir fikrin tam aksini müdafaa ettiğinizi belirten bir geri dönüş aldığınızda otomatikman ya kendinizin anlatım yeteneğinizden ya da karşınızdaki okurun anlama kabiliyetinden şüphe etmeye ve irdelemeye başlarsınız.

Dünkü yazıma gelen tepkiler içindeki bu çok enteresan geri dönüşün sahibi, çok değerli bir Milliyet Blog Yazarı/okurum. Kendisinin yazılarını daha önce hiç okumamıştım, kimliği hakkında da en ufak bir bilgi sahibi değildim. Ancak, kendileri, son yazdığı yorumunda "yazılarını okumadığım ve kendisini tanımadığım için eksik bir yanım olduğu" değerlendirmesini yapınca bu megalomanik rüzgara kendimi kaptırdım ve koşturdum sayfasını ziyaret ettim. Kıymetli Beyefendi, akademik titri de olan, kalite danışmanlığı yapmış ve halen de kendi danışmanlık firması bulunan bir zatmış. Yorumlarında belirttiği üzere, bu "kalite olgusunun, ülkemizdeki temellerini atmış" olmasının esbab-ı mucizesi de bundan ibaretmiş. Gerçekten çok mahcup(?) oldum. Cehaletimden(?) yüzüm kızardı.

Efendim, yorum yazan Beyefendi'nin sözleri içerisinde bir cümle vardı ki kırıldığım, önce onu yazacağım tırnak içerisinde ve sonra benim yazımdan ilgili cümleleri de altına alıp değerlendirme yapmadan sizlerin kıymetli yorumlarınıza bırakacağım konuyu.

İlk yazdığı yorumu şu cümle ile son buluyor: <ı>"...beğenmediğiniz ISO 9001 faaliyetleri bugün birçok işyerinde bunları öğretti, bu işlere soğuk bakanlardan farklıdır bu iş yerleri tam anlamıyla başarılı olamasalar da."

Ve bu eleştiriyi hak ettiğimi düşündüğü, benim yazımdan ilgili cümleler, yazının tamamını arzu edenler okuyabilirler sayfamdan:

"...içi boşaltılmış ve ne yazık ki nimetlerinden çok büyük bir oranda faydalanamadığımız konulardan biri de "ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi" modelidir."

"Hakkıyla alıp, layıkıyla uygulayanları gerçekten tenzih ediyor ve o insanlara ve kurumlarına sonsuz saygı duyuyorum. "

"Bir yönetim sistemini, bir ruhu, bir anlayışı ifade eder. "

"Ülkemizde, ISO 9001 almak; pazardan domates almakla eş değer bir seviyeye getirilmiştir dersek sanırım çok da acımasızlık yapmış olmayız. Maalesef, kahir ekseriyetle uygulama ve gerçek budur. "

"Türk kamu ve özel sektör kurumlarının birçoğu için; ISO 9001 sertifikalarını yaldızlı çerçevelerle duvarlarına asmak, çok satan gazetelere tam sayfa ilanlar vererek sertifika sahibi olduklarının reklamını vermek, faturalarında ISO 9001 logolarını kullanarak şekil yapmak, hap gibi yutulacağını zannettikleri vizyon-misyon-hedefler-temel değerler bildirgelerini nerede ise insanların gözüne sokarcasına sağa-sola yerleştirmek, kaliteli olmak için çok ama çok yeterlidir maalesef. Kalitenin, bir beyin ve yürek işi olduğu gerçeğinden habersizdirler. İnsanları değiştirmeye çalışırlar ama kendileri aynıdır. İnsanlar, değişime değil değiştirilmeye tepki gösterirler."

"ISO 9001, bir rehberdir baylar ve bayanlar. Kullanırsanız işinize yarar. Bir tablo gibi duvara asar ve orada bırakırsanız; o size bakar siz de ona. Trene bakar gibi yani. Etrafımız binlerce ISO 9001 sahibi başarısız firma ile dolu. Hatta pek çoğu da batık gemi. Bunu uygulamayacaksanız, çalışanlarınıza uygulama ve uygulatma iradesini gösteremeyecekseniz; o kıymetli paralarınızı heba etmeyiniz sayın patronlar ve yönetim kurulları. "

"Bu arada ISO 9001, tek doğru yönetim metodu da değildir. Siz daha farklı bir yol da deneyebilirsiniz, kendiniz oluşturabilirsiniz. "

İşte benim sözlerimden bir bölümü de böyle idi yazımda. Efendim "taş yerinde ağırdır" deyip, profesyonel ve sektörel anlamda, kendi yaptıklarımdan ve ortaya koyduklarımdan bahsetmenin şık olmayacağına inandığım için konu ile ilgili son sözlerimi bu şekilde bitirmek istiyorum.

Değerli Beyefendi, şayet, ülkemiz ölçeğinde, kalite konularında, bir tek çivi çakmışsa -ki çok daha fazla şeyler yaptığına inanıyorum tüm kalbimle- sadece bu nedenden dolayı dahi kendisine sonsuz saygı duyarım. Ancak; keşke beni, anlatmak istediklerimi, tam olarak anlayabilmiş ve beni "ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemini ve uygulamalarını beğenmemekle" itham etmemiş olsaydı.

Sosyal bilimlerin genel geçer bir kaidesi vardır. Hiçbir sosyal değerlendirme sonucu, skalanın siyah ya da beyaz ucunda yer tutmaz, mutlaka grilerde gezer-durur. Sosyal bilimlerin tek mutlak ifadesi de bu son söylediğim kaidedir zaten.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 928
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3585
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster