Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Psikolog Eda Şentürk Malkav

http://blog.milliyet.com.tr/edamalkav

18 Ağustos '15

 
Kategori
Sağlık
 

"Kadına şiddet"

"Kadına şiddet"
 

 
Gün geçmiyor ki bir gün  kadına şiddet içeren bir haber görmeyelim. Her gün haber kanallarında, haber içerikli internet sitelerinde, hatta an be an sosyal medya üzerinden (facebook, twitter vs.) bu haberleri takip ediyoruz. Duymak istemesek de bu haberlere maruz kalıyoruz: Çünkü kadına şiddet durmaksızın devam ediyor.  Peki … “Kadına şiddete hayır!”, “ Kadın cinayetlerine son!”  hashtag-leriyle sosyal medya üzerinden yapılan kampanyalar ne kadar işe yarıyor? Sesimizi kimler duyuyor? Ya da aslında çözüm bu kadar kolay değil mi?
Aslında o kadar çabalara, çıkan seslere rağmen tüm bunların sonlanması, çözüm yolunun bulunması o kadar da kolay değil: Çünkü toplumun temelinden gelen kadına ve erkeğe farklı bir bakış, bir cinsiyet ayrımcılığı söz konusu. Aslında temelden bu görüş ve düşünceleri “eğitimle” sarsmadan, yerinden oynatmadan çok farklı tablolarla karşılaşılacağını düşünmüyorum.  Ve hepimizin de bildiği gibi eğitim önce ailede başlıyor.
Doğdukları andan itibaren kız ve erkek çocuklarına konulan isimlerden tutun onlar için hazırlanan eşya renklerine kadar onları direkt cinsiyetlerine göre konumlandırmış oluyoruz aslında. Kız çocuklar pembe odaya doğarken erkek çocuklar mavi odaya doğuyor. Ya da bir erkek çocuğunun odası Spiderman figürleriyle doldururken kız çocuğunun odası Barbie figürleriyle dolduruluyor. Yani erkek çocuğu bir Spiderman kadar güçlü ve belki saldırgan olmak zorundayken kız çocuğu bir Barbie bebeği kadar güzel narin özelliklerini taşımaya zorlanıyor. Biraz daha büyüdükçe erkek ve kız çocuklarının birbirlerine karşı merakları başlıyor. Bu dönemle birlikte kız çocuğuna söylenen sürekli olarak derli toplu oturması, üstünü başını toplaması kavga etmemesi iken erkek çocuklarının saldırgan davranışları “Afferim oğluma” diye tebrik ediliyor. Hatta bildiğimiz gibi “Göster amcaya” gibi sözlerle erkek çocuğuna bunun ayıp olmadığı mesajı veriliyor. Erkek çocuğu böylece saldırganlığının kabul gördüğünü hatta ödüllendirildiğini gördükçe her şeyi yapabileceğini buna izni olduğunu düşünmeye başlıyor. Biraz daha büyüdükçe ilk önce evde varsa kız kardeşlerine bu düşünceleri uygulamaya koyuluyorlar. Çoğu Türk ailesinde gördüğümüz gibi kız kardeşler erkek kardeşlerine ve abilerine hizmet etmeye başlıyorlar. Çünkü bu hem aile tarafından hem de erkek çocukları tarafından istenen bir durum. Kız çocukları terbiyeli namuslu olmak  eve erken gelmek üstünü başını toplamak bacakları kapalı bir şekilde oturmakla yükümlüyken erkek çocukları küfür ettiklerinde, bir kıza karsı ilgi duyduklarında, hatta cinsel bir girişimde bulunduklarında sırtları sıvazlanıyor; eve istedikleri saatte gelebiliyor ve hatta kavga ettiklerinde “Aslan oğlum” denilerek gururlanılan varlıklar haline getiriliyorlar. 
Burada en büyük sorumluluğun anne ve babada olduğu oldukça açık. Cinsiyete göre davranışları yönlendirme biçimleri çocukların düşünce yapılarını karşı cinse olan tutumlarını belirliyor. Sonuçta her yaşta olduğu gibi kendini erkeklerden korumak ve savunmak zorunda olarak yetişen kadınlarla ; kadınlara her istediğini yapabileceğini öğrenen erkekler karşı iki kutup oluşturuyor. Ve her gün duyduğumuz cinayetler  işte kadınlara her şeyi yapmayı kendine hak gören erkekler tarafından işleniyor. Yani çocuklarınıza bu katı cinsiyet rollerini yüklemekten ziyade onları iki cinsiyetin de birbirine eşit olduğu düşüncesiyle büyütür, karsısındaki insana önce insan olduğu için sevgi ve saygı duymayı öğretir ve özgürlüklerinin ötekinin sınırlarının başladığı yerde sonlandığını  her fırsatta anlatırsanız belki gelecek nesillerle bu bilinçle kadına olan şiddetin yok olduğuna hep birlikte şahit oluruz...Kimbilir...
                                                                                         Psk. Eda Şentürk
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba. Kadına şiddet olaylarının değindiğiniz gibi ancak ve ancak eğitimle çözülebileceği bir gerçek. Nedense bu konuya el atılmıyor. Belki kadınların ezik olmaları birilerinin işine geliyordur. Mevcut durum itibariyle, şiddet konusunda bir kadın olarak daha çoookk çile çekeceğimizi düşünüyorum, bir sihirli değnek bulamazsak...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 31.08.2015 11:00
 

Kusura bakmayın ama ben kadına şiddet konusunun bizzat kadınlar tarafından istismar edildiğini ve bu nedenle de sorunun çözümsüzlüğe mahkum edildiğini düşünüyorum. Bir kere şiddet örf, adet ve geleneklerimizde var, edebiyatımızda var, şiirimizde var sanatımızda var ve haliyle de ailede var. Ülkemizde herikiçocuktan birisi ebeveynlerinden dayak yiyor ve çocukları dövenlerin % 54ü ANNELER. Okulda şiddet devam ediyor,iş yerinde devam ediyor, sokakta var, sinemada var, TV'lerde var stadyumlarda, siyasette var. Şimdi hal böyleyken sizin kalkıp her yerde şiddet olsa bile kadına karşı şiddet olmasın demeniz biraz abes kaçmıyor mu? Kadın çocuklarını dövecek ama o çocuklar büyüdüklerinde hasımlarına şiddet uygulamayacak! Nerede bu yoğurdun bolluğu? Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 18.08.2015 21:42
Cevap :
Mustafa Bey öncelikle yaptığınız yorum için teşekkürler. Moralim bozulmadı tam tersine bu soru ve yorumlarla zaten daha fazla düşünebilir başka bakış açıları görebilirim. Aslında yazımda şiddeti sadece erkeğin doğurduğundan bahsetmedim. Sadece son zamanlarda çok faza duyduğumuz kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin sebeplerinin sosyolojik ve psikolojik boyutuna değinmeye çalıştım. kadın bu şiddete erkekler tarafından maruz bırakıldığı için bu açıdan bakmaya çalıştım. Yoksa zaten son paragrafı tekrar okursanız çocukları nasıl yetiştirmemiz gerektiği konusunda bir şeyler yazdım burada aile derken hem anne hem baba hem erkek hem kadından bahsediyorum yani zaten erkeğin ve kızın böyle yetiştirilmesinin sebebi de anne ve baba. Kızın aile tarafından böyle yetiştirilmesine de mağduriyetten çok yanlış olarak bakıyorum. Siz çok genel bir şiddet kavramından bahsediyorsunuz bense kadına yönelik olandan bahsediyorum zaten. Umarım anlatabilmişimdir.Teşekkürler  19.08.2015 11:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 170
Kayıt tarihi
: 10.07.15
 
 

Psikoloji lisans mezunuyum. Bir çok alanda: klinik, nöropsikoloji, insan kaynakları, eğitim ve ge..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster