Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '10

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
505
 

“Kadınların suçu ne ?”

“Kadınların suçu ne ?”
 

Kadınların suçu ne?


Bugün 5 Aralık. Türk Kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 75.yıldönümüdür. Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkına 5 Aralık 1934 yılında sahip olduğunu ve Türkiye Cumhuriyetinin bu konuda bir çok ülkeye de öncülük ettiğini biliyorsunuz. 

Türkiye 75 yıl önce parlamentodaki kadın temsil oranıyla dünya ikincisi iken, bugün dünya ve AB ortalamasında son sıralarda yer almaktadır. Neden? 

Kadınlarla ilgili kararları eskiden olduğu gibi yine erkekler veriyor da ondan. Kadının kendi haklarını belirlemede en büyük noksanlık, kadının siyasi yaşamda varlığının etkin şekilde gösterilmemesi, hatta engellenmesidir. 

Siyaset ve karar mekanizmalarında, demokratik ortamda kadınların, eşit ve etkin biçimde temsil edilmemesi, erkeklerin toplumda egemenliklerini tek başlarına sürdürmek istemelerinin sonucudur. Egemen erkek toplumunda kadının yeri evidir. Asli görevi de çocuk doğurmak, onları yetiştirmek ve eşine hizmet etmektir. Bu anlayış değiştirilmedikçe, kadın-erkek eşitliğinden söz edilemez. 

Günümüzde ailede, iş yaşamında, sosyal alanda var olan kadın, siyasette yok sayılmaktadır. Kadın-erkek eşitliği bu mudur?  

İleri görüşlülüğü ile, bugünleri de düşünen ve kadın haklarına çok önem veren Ulu Önder’imiz Atatürk’ün girişimiyle, 8 Ekim 1934’de “Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı”nın tanınmış olması, 5 Aralık 1934’de yürürlüğe giren bir başka yasa ile de kadın-erkek eşitliği alanında bütün haklar Türk kadınına verilmiş olması sayesinde Türk kadını, 1935 yılında 5.dönem parlamentoda 18 kadın milletvekili ile temsil edilmiş, 2007 seçimlerinde de bu rakam 48 olmuştur.  

Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu güne kadar TBMM’de görev yapan 9134 milletvekilinden sadece 236’sının kadın olmasının nedeni, erkek egemenliğine dayalı toplumsal bakış açısıdır.  

Açıklamalara göre, T.B.M.Meclisi tarihinde toplam milletvekili sayısının sadece yüzde 2, 5’unu kadınlar oluşturmuştur. Günümüzde toplam 3225 belediye başkanından sadece 18’inin kadın olması, erkeklere göre oranın yüzde 1’e bile olmamasını neye bağlarsınız? 

Nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlarımızın siyasetteki temsil oranlarının bu derece düşük düzeyde olması, 75 yıl önce verilen “Kadınların Seçme ve Seçilme Hakkı”nın fiilen nasıl işletildiğinin göstergesidir.  

“Kurtuluş Savaşı”nda verdiği mücadele ile örnek olan Türk kadını, ülkemizin kalkınması ve gelişmesi için bu mücadeleyi de verebilecek güçtedir. Bize düşen görev kadın-erkek eşitliği mücadelesinde onlara tam destek vermektir.  

Bizleri doğuran, yetiştiren ve yaşantımızda en büyük yeri olan analarımızın, cefakar kadınlarımızın bu günlerini kutluyorum.  

Sevgiyle kalın. Saygılarımla.  

Ali İhsan Özçakır . 

MEB.Başmüfettişi (E) 

e-mail: aliihsanozcakir@hotmail.com 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4692
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

50 yıllık eğitimciyim. İngilizce öğretmenliği ve Bakanlık müfettişliği yaptım. Bunca yıllık eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster