Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '17

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
722
 

“Karadeniz Somonu” Gelecek Vadediyor

“Karadeniz Somonu” Gelecek Vadediyor
 

Farklı somon türleri


Türkiye, bulunduğu coğrafi konum itibarı ile balıkçılık bakımından oldukça şanslıdır. Her ne kadar bugüne kadar bu şansı tam değerlendirdiğimizi söyleyemesek de, son gelişmelerle Türk balıkçılığı bazı atılımlar yapabilecektir. İşte bu fırsatlardan biri, Karadeniz’de “BÜYÜK ALABALIK - bir kilo üzerinde alabalık” yetiştiriciliği girişimi karşımıza çıkmakta. Sektörde bu balığa KARADENİZ SOMONU ismi verilmesi temayülü hâkim görünüyor.

Somon balığı, gerek omega3 kaynağı olarak ve gerekse Norveç’in 50 milyar $US’lık ihraç maddesi olarak çok öne çıkmıştır.  Hatta ticari olarak tescillenen ilk transgenik hayvandır (1).

Alabalık tüketiminde sağlanamayan artış, sektörü tıkanma aşamasına getirdiği bu dönemde, pembe etli ve kılçığı azaltılmış “Büyük Alabalık” tüketici için oldukça cazip görünüyor. İşlenme kolaylığı ve satış potansiyeli ile bu tür, Karadeniz kafes balıkçılığı için adeta kurtarıcı gibi görünüyor. Diğer taraftan et konusunda sıkıntılar yaşayan Türk toplumu, protein açığının kapatma konusunda bir fırsat yakalamış olabilir. Dünya (22 kg/kişi/yıl), hatta Afrika ortalamasının (10 kg/kişi/yıl) altında balık tüketimimizin (6 kg/kişi/yıl) artırılabilmesi için, söz konusu girişim yararlı olacağa benziyor.

Türkiye’de 200 bin tonu çiftliklerde ortalama yıllık 600 bin ton civarında balık üretilmektedir. Bunun 200 bin tonu yetiştiricilikle sağlanmaktadır. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Karadeniz Bölgesinde sürdürülen başarılı alabalık yetiştiriciliğini göz önünde bulundurarak, “Büyük Alabalık” üretimini teşvik amacıyla, uygun potansiyel bölgeler saptamıştır.  Artvin’de 8500 ton/yıl, Giresun’da 12000 ton/yıl ve Sinop’ta 32000 ton/yıl kapasiteli üretim alanları kamuoyuna duyurulmuştur. Bunlardan bazılarına başvurular tamamlanmış, hatta ÇED raporlama aşamasına gelinmiştir. Bakanlığın bu uygulaması ile Türkiye, var olan kafes balık üretimini %25 artırmış olacaktır.   

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (GTHB) Su Ürünleri Genel Müdürü Dr. M.  Altuğ ATALAY’ın 19.08.2017 tarihinde Samsun’da yapılan “KARADENİZ BÜYÜK ALABALIK YETİŞTİRİCİLİĞİ TOPLANTISINDA” yatırımcılara çarpıcı bilgiler aktarmıştır: “1 kg. alabalığa 0.65 TL destek veriyorduk. Bunu 0.75 TL’ye çıkaracağız. Ayrıca “büyük alabalığa” 0.25 TL ilave destek verilecek ve 3 kg balık ürettiğinizde bu destek 3 TL  olacaktır”.

Türkiye’de, 2300 civarındaki balık çiftliklerinde yıllık 485 000 ton balık üretebilme kapasitesinin ancak yarısından yararlanabilmektedir. Üretilen türlerin üretim miktarları ve oranları şu şekildedir: Alabalık (iç su) 101.297 ton (%40), levrek 80.847 ton (%32), çipura 58.254 ton (%23), alabalık (deniz) 5.716 ton (%2). Denizde alabalık üretimi, su sıcaklığına bağlılığı nedeniyle, yalnız Karadeniz kıyılarında gerçekleştirilmektedir. Hatta bu üreticilerin Japonya’ya ihracata başladıkları da bilinmektedir. 

Peki; büyük alabalık yani Karadeniz Somonu üretimi nasıl yapılıyor? Kuluçka hanelerden gelen balıklar iç çiftliklerde 250 grama gelene kadar büyütülüyor. Daha sonra ekim – kasım aylarında denize alınıyor. Diğer ülkelerde denizde kalma süresi 14-24 ayı buluyor ama Karadeniz’de 6-8 aylık bir dönemde ağırlık 4-5 katına ulaşıyor. İşte bu Karadeniz’li kafes balıkçılar için çok büyük bir avantaj.

Şimdi Karadeniz’de somon yetiştirilmesinin sosyal tarafına bir göz atalım: Ülkemiz, bundan 15-20 yıl öncesinde Ege Bölgesinde tesis edilmek istenen balık çiftlikleri ile ilgili çok yoğun günler yaşadı. Çiftliklerin, kirlenme nedeniyle çevreye verdiği olumsuzlukların, yalnız tatilcileri değil, çevre sakinlerini de rahatsız ettiği bir gerçekti. Sivil toplum kuruluşlarının başarılı girişimleri ile GTHB harekete geçti ve gerekli yasal düzenlemelerle bugün Ege’de sorunsuz bir kafes balıkçılığı sürdürülebilir düzeyde devam etmekte. Eğer gerekli tedbirler alınmazsa Karadeniz’de de, kafeslerde balıkların yemlenmesi, yemlerin taşınması, kafes bakımları ve diğer faaliyetler denizi kirletecektir. Ne var ki GTHB, Ege tecrübesinden yeteri kadar tecrübe kazanmışa benziyor. Nitekim Karadeniz’de uygulanacak “Büyük Alabalık” üretimini teşvik amacıyla uygun potansiyel bölgele saptanırken, kafeslerin sahilden beş km açıkta kurulmasını ön koşul olarak belirlemiştir. Diğer taraftan, su sıcaklığına bağlı olarak, Karadeniz’de somon yetiştirme sezonu ekim-mayıs döneminde rantabl olabilmektedir. Yani en azından Karadeniz yaz turizmi için herhangi bir olası olumsuzluk yaşanmayabilecektir.  

Milyonlarca dolar vererek ithal ettiğimiz bu balığın yurt içinde sürdürülebilir olarak yeterince üretimi, balıkçılık endüstrimiz, halkımız ve ekonomimiz için güzel bir fırsattır.

Nazimi Açıkgöz

Not: Bu makale https://nazimiacikgoz.wordpress.com  portalında aynı başlıkla yayınlanan yazıdan derlenmiştir. 

 

(1) -  http://blog.milliyet.com.tr/gdo-baliklar-artik-market-raflarinda/Blog/?BlogNo=515230

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 576
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

1964 yılında Ankara Üniversitesini bitiren Nazimi Açıkgöz, doktorasını 1972 yılında Münih Teknik ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster