Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
189
 

“Kemal”e davet

AP Sosyalist Grup Başkanı Swoboda ile yaşananlardan sonra gelinen “hiçbir Batılı bize demokrasi dersi veremez” noktası hazindir. Bunun bir etkisinin olması gerektiğini düşünüyorum.  Ne yazık ki acı söyleyeceğim.

“Herkesin Kemal’i” başlıklı blog yazımın üzerinden tam üç yıl geçmiş. Geriye dönüp bakınca görünen; CHP’yi dönüştürme yolunda karşılaşılan sorunlara karşı eninde sonunda cenin pozisyonu alınmasıdır.  CHP’de  “perestroyka” başarılı olamamıştır. Solun Kemalizm ile imtihanı hep hüsran iken, Kemalizm’in sol ile imtihanlarında kurtarma olanağı kalmadığı anlaşılmalıdır. Çok sayıda dikişe rağmen sınıf geçilememiştir.  Bülent Ecevit’i siyasi hayatının ortasında “demokratik sol” denemesine yönelten gerçekler yerli yerindedir. Kaldı ki bu deneme dahi Türkiye’nin 12 Eylül sonrası toplumsal dönüşümüne yön vermekte yeterli olamamıştır Bu gerçekten hareketle üç yıl önce çıkılan yolun ne denli zorlu ve adeta bir “imkansız görev” olduğu anlaşılabilir. Yakalanan rüzgarla sarf edilen emek değerli olmakla birlikte yolun sonuna gelindiği anlaşılmalıdır. Belki de Sosyal Demokrat Halkçı Parti -SHP deneyimini laboratuvara yatırarak çıkarılması gereken dersler yeniden çalışılmalıdır. Ancak, CHP “devleti kuran parti” olarak “cumhuriyet müzesi” nde yerini almaya bırakılmak durumundadır. Meziyet sadece devleti kurmakla övünmek değil, toplumu globalleşmenin dalgalı denizinde sağlam tutacak güce sahip kılmak ve geleceğe umutla yol almasını sağlayabilmektir. O noktadan bakınca devleti temsil eden parti bugün, kendi ülküsü doğrultusunda devleti dönüştüren AKP’dir. Buna seçenek oluşturacak yapı asr-ı saadet hülyası ile avunan toplumun emekli ve geçkin elitlerine değil dinamik nüfusuna dayanmalıdır.

Son üç yılda bu yolda giyilen kasket ve gömlek, kalpak ve kaban altında görünmez olmuştur. Kumaş çoktan eprimiş, dökülmektedir. Kaybedilen zaman toplumun geleceğinden ve umutlarından çalınmaktadır. Bu yolda son üç yılın muhasebesini yaparak noktayı koymak zamanıdır. Tıpkı ormanın yangına karşı dayanmasına ya da yanmamasına çalışmaktansa yangın sonrası yeniden filizlenmeyi sağlayacak tohumların atılmasına yer açmak gibi.       

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ikinci yorumuma cevabınızı geç gördüm ; bu sefer yazdıklarınızı hiç anlamadım.. :):) :)

Meltem Şahin 
 11.07.2013 16:23
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim. Eleştiri karşısında boynumuz kıldan incedir. Anlaşılabilir olmayı dilemekten başka elimden birşey gelmiyor ne yazık ki.   12.07.2013 14:01
 

Sn.Abbas Oğuz'a yanıtım:"Siyaset" kelimesi" memleket idare etme sanatı, devlet idare tarzı" olarak ifade ediliyor. "Siyasi Parti" de doğal olarak fikirleri, yöntemleri iktidara taşıyan demokratik bir araç. Yaşım uygun olduğu için CHP'nin memleketi en son yönettiği yılları hatırlayabiliyorum; 35 yıl olmuş. Sizce de bu durum biraz tuhaf değil mi? Bu durumda CHP fiilen bir siyasi parti olmaktan çok bir demokratik toplum kuruluşu olarak hizmet veriyor kanımca. Ana muhalefet partisi olarak iktidara gelme potansiyeli taşıyan bir parti olmasına rağmen, alternatif oluşturamayıp halktan iktidar olma yetkisini alamamanın bedelini yıllardır CHP'yi destekleyen milyonlar ve giderek tüm toplum ödemektedir. Ecevit 1960'lı yıllarda "Ortanın Solu"nda şöyle diyor: "CHP öncü bir partidir...öncü olarak ve öncülük ödeviyle doğmuştur...bu karakterini değiştirmeye kalkışmak,kendisini canlı tutan unsurların inanç ve desteğini ve kendi kimliğini yitirmek olur.” Ben artık yitirildiği kanısındayım. Saygılarımla.

Hakan Kildokum 
 26.05.2013 16:04
 

söylediklerinize büyük ölçüde katılıyoruma kadar anladım da devamında ne demeye çalıştığınızı anlayamadım ...hangi saptamaların chp ile ilgisi yok ? akp iktidarının eleştirilmesi üstelik sizin de katıldığınız noktaları söylemek chp yi savunmak iktidarı kötülemek mi oluyor.. aa ozaman kapayalım ağzımızı,görmeyelim, duymayalım, üç maymunu oynayalım güç kimdeyse ona tapalım.. muhalefete muhalif olalım .. zaten bu ülkede iktadara tapıcılık muhalefete muhalefet etmekten daha güçlü olmasayadı demokrasimiz daha çok gelişirdi .. burada kendisi de eleştirilere katıldığı halde hükümetin suriye konusunda ya da iç konulardaki yanlış tutum ve politikalarını sırf savunmak adına bu ülkeyi yönetenler muhalefetmiş gibi muhalefete muhalefet etme çaresizliğine düşen kim acaba.. ?

Meltem Şahin 
 21.05.2013 9:22
Cevap :
Meltem Hn, Cevabımın anlaşılmayan kısmına kısaca açıklık getirmek gerekirse; bu blog yazımın konusu CHP'dir, AKP değil. CHP'yi AKP'den bağımsız tartışma lüksümüz olmalı sanırım. Teşekkür ederim Saygılarımla.   23.05.2013 14:51
 

Cumhuriyet Halk Partisini müzeye yollarken,kapkara yalanlarıyla yaşamı acı,dert ve gözyaşına boğan,özgürlük demokrasi ve adeleti gasp eden ağlar sahtekâr bezirganları nereye yollamayı düşünüyorsunuz çok merak ediyorum,sayın Kildokum.Nefret,kin ve öfkeyle gelen kudurganlıklar göğün ambarlarını bile doldurdu.Ayrıca kemik ve mera peşinde yarışa girmişlerin yüzsüzlüklerini de dikkate alacağınızı umarak sevgi ve saygılarımla sağlıcakla kalınız diyorum.

Abbas Oğuz 
 20.05.2013 14:55
Cevap :
"Siyaset" kelimesi" memleket idare etme sanatı, devlet idare tarzı" olarak ifade ediliyor. "Siyasi Parti" de bu amaçla fikirleri, yöntemleri iktidara taşıyan demokratik bir araç. Yaşım uygun olduğu için CHP'nin memleketi en son yönettiği yılları hatırlayabiliyorum; 35 yıl olmuş. Sizce de bu durum biraz tuhaf değil mi? Bu durumda CHP fiilen bir siyasi parti olmaktan çok bir demokratik toplum kuruluşu olarak hizmet veriyor kanımca. Ana muhalefet partisi olarak iktidara gelme potansiyeli taşıyan bir parti olmasına rağmen, alternatif oluşturamayıp halktan iktidar olma yetkisini alamamanın bedelini yıllardır CHP'yi destekleyen milyonlar ve giderek tüm toplum ödemektedir. Ecevit 1960'lı yıllarda "Ortanın Solu"nda şöyle diyor: "CHP öncü bir partidir...öncü olarak ve öncülük ödeviyle doğmuştur...bu karakterini değiştirmeye kalkışmak,kendisini canlı tutan unsurların inanç ve desteğini ve kendi kimliğini yitirmek olur.” Ben artık yitirildiği kanısındayım. Saygılarımla.  26.05.2013 20:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1021
Kayıt tarihi
: 12.06.06
 
 

Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F mezunuyum. Yüksek Lisans diplomalarımı G.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster