Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
525
 

"Kemalist Milliyetçilik" zehirleyen kan mıdır?

"Kemalist Milliyetçilik" zehirleyen kan mıdır?
 

"Atatürk milliyetçiliği" rehberimizdir.


Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Sabah Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Hasan Bülent KAHRAMAN ile Yeni ŞAFAK Gazetesi’nde yer alan Bu Hafta Söyleşi – Yorum’da:  “Türkiye’nin Kemalist Milliyetçiliği bünyesinden çıkartması gerekiyor. Hepimizi zehirleyen o “kötü milliyetçi”(nasty national) kandan arındırılmalıdır.” yorumunu yapmıştır.

“Bünyesinden çıkartmak/atmak: Tıp Bilim Dalı’nda, “Hastalık tanısı konulan bir hastanın yapısına işlemiş olan hastalığın atılması, tedavi sürecidir.”

Prof. Dr. Hasan Bülent KAHRAMAN bu tümceyi serbest irade beyanıyla fütursuz ve densiz bir yaklaşım ile ifade edebilmesini; hastalık olarak gördüğü “Kemalist Milliyetçiliğe” bağlı bulunmaktadır.   

Öncelikle, bilimsel açıdan bir düzeltme yapmak istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti(T.C.) Anayasası’nın 2. maddesinde yer alan “ATATÜRK Milliyetçiliği”dir; “Kemalist Milliyetçilik” değildir. Şöyle ki; “ist” ile biten ideolojiler herkesin veya her şeyin birbirine benzetilmeye çalışıldığı ve “tek lider” anlayışının uygulandığı, “Jakoben Anlayış” olan Adolf HİTLER Almanya’sı, Francisco FRANCO İspanya’sı, İtalya’nın ANDREA MUSSOLİNİ’si hiçbir zaman “olumlu” ve ”iyi” olarak anımsanmamıştır.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, başta İsmet İNÖNÜ ve çalışma arkadaşlarının en büyük yapıtı ise, Lozan Barış Antlaşması, XX. Yüzyılda emperyalizme karşı Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlatıp başarıyla sonuçlandıran Türk Ulusu’nun, kendisine bağımsız yaşama hakkı tanımak istemeyen düşmanlarına savaştan sonra barış masasında da bu hakkını kabul ettirmesinin “Tapu Senedi”dir.         

Siyasal Tarih,  Prof. Dr. Hasan Bülent KAHRAMAN gibi yaşadıkları tarihten ders “almayan/alamayanlar”  için hiç acımadan“yinelenmeyi sürdürmektedir.

Örneğin: Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldız; her biri tarihsel süreçte kurduğumuz 16 Türk Devleti’ni simgeliyor. Nerede tarihe karışan 15 Türk Devleti?

Prof. Dr. Hasan Bülent KAHRAMAN; günümüz toplumunu, kamusal alanda dışlanmış kesimlerden biri olan “demokratikleşmenin ana taşıyıcıları olan İslami kesim” ile karşısında“İslam ile Demokrasiyi bir arada düşünemeyen kesim” olarak tanımlamıştır.  

Prof. Dr. KAHRAMAN; “Müslümanların bundan sonra da kendilerini azınlık duyarlılığı içinde mi göreceği; yoksa çoğunluk iktidarı olarak mı algılayacağı” sorusunu ortaya atarken Türkiye’nin bu anlamda giderek “Amerikan tarzı topluma daha çok benzemeye başladı.” savını ortaya koyuyor.

Prof. Dr. Hasan Bülent KAHRAMAN; Amerikan toplumunun son derece “muhafazakar”  bir toplum olduğunu ileri sürüyor. Halbuki, A.B.D. Sayım Bürosu’na göre 11.3 milyon kaçak göçmen de dahil olmak üzere 306.719.000 olan ABD nüfusunun %78.4’ü Hıristiyan olmak üzere %16.1 Ateist olan Amerikan Ulusu, Utah Eyaleti Salt Lake Kent’inde kız çocuklarını ilkokul eğitiminden alıkoyan, Dünya üzerindeki tek doğru din olduklarını söyleyen “Mormon Aileler”den; Chicago, New York, Washington gibi metropollerde “Eş Değiştirme” veya “Gurup Seks” Kulüplerine  üye olan  ailelere  kadar ileri derecede “heterojen bir Amerikan Toplumu” örneği böyle

Prof. Dr. Hasan Bülent KAHRAMAN;  ileri derecede “heterojen kültür” örneğini oluşturan Amerikan toplumunun “muhafazakar” olduğu konusunda hangi bilimsel verilere dayanarak genelleme yapabiliyor?

Amerikan Toplumu; “azınlık” statüsünde kabul edilen Latin(Güney Amerika) kökenli vatandaşların sayısındaki hızlı artış oranı (%) da Ülkenin kuruluşunda etkin rol oynamış beyazların var olan demografik üstünlüğünü sarsmaya başlamıştır.

Kayıt dışı göçmenleri sınır dışı etmek, haklarını sınırlamak, kaçak geçişlerini önlemek amacıyla Meksika sınırına duvar örmek gibi alınan önlemler, A.B.D.’in giderek “çift dilli,” “çift kültürlü” bir toplum dönüşümü sürecinde günümüz Türk Toplumu’na “kapitalist sistem” içinde en yakın “model” olabilir mi?

Örneğin;Türkiye’deki “Kürt :Sorunu”nu salt “sosyo-ekonomik” ve “kültürel” perspektiften irdelersek, A.B.D.’indeki “Irkçılık Sorunu” ile benzer yönleri bulunuyor mu?

Hem babası, hem de üvey babası Müslüman kökenli ailelerden gelen, babası Kenyalı olan 44. A.B.D. Başkanı Protestan Barack Hussein OBAMA Afrika kökenli olmasına karşın; ırkçılık sorunu, Afrika kökenli Amerikalıların bir kısmını “marjinalleştirmiş”, sistemin içinde ama sistemi gönülden kabul etmekte zorlanan bireyler haline getirmiştir.

Özellikle, ekonomik ve eğitim düzeyi düşük Afrika kökenli Amerikalılar, metropollerde kendi gettolarına çekilmişlerdir.

Diğer yandan, 2004 yılında yayımlanan“Biz Kimiz?” “Amerika’ın Ulusal Kimlik Arayışı” başlıklı kitabında yazar Huntington: “Latin(Güney Amerika) kökenli göçmenlerin bazı eyaletlerde “dominant unsur” konuma geçmeleriyle; “Anglo-sakson” kökenlilerin belli eyaletlere kaçışlarını ve yoğunlaşmaya başladıkları gerçeğini dile getirmiştir. 

Huntington’un “Değişen Toplumlarda Siyasi Düzen” adlı kitabında: siyasal değişimin Türkiye gibi bir ülkede çok ”riskli” olduğuna ve bu gibi uygulamaların “bölünmüş ülkeler” ortaya çıkaracağı konusunda uyarıda bulunuyor.

Huntington’un “bölünmüş ülkeler” yaklaşımı ile Prof. Dr. KAHRAMAN’ın ortaya koymaya çabaladığı Ülkemizin son 10 yıllık süreçte yaşamakta olduğu “sosyo-kültürel”, “ekonomik” “siyasal dönüşümün” benzer yanları var mıdır?

Şöyle ki; Prof. Dr. KAHRAMAN tarafından “Modern-Muhafazakar İslamcı” kesimile “Muhafazakar-Laik Cumhuriyetçi” kesim olarak tanımlanan Türkiye’nin “Bölünmüş Ülke” statüsü kazandığını söyleyen Huntington’un düşünceleri teyit edilmiş oluyor.

Prof. Dr. KAHRAMAN tarafından Türkiye’nin “Kemalist Milliyetçiliği” bünyesinden çıkartması ve ”Türk Milliyetçiliği”ni aşmak zorunda olduğu ifade edilirken;  “Kürt Milliyetçiliği”ne her alanda, özellikle “medya”da gösterilen “pozitif ayrımcılık” ve “entelektüel hoşgörü” tek yönlü risk taşımakta ve tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır.

Halbuki, Bayrağındaki 50 yıldız, 50 eyaleti simgeleyen, Amerikan Ulusunu, 1837’de A.B.D. Senatörü Daniel WEBSTER  “TEK ÜLKE, TEK ANAYASA, TEK YAZGI” olarak tanımlamıştır.                           

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 414
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 899
Kayıt tarihi
: 27.11.11
 
 

1951 Muğla doğumluyum. Ege Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi'ni 1974 yılında bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster