Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '16

 
Kategori
Alışveriş - Moda
 

‘Kendimi bir kâşif olarak tanımlıyorum.’

‘Kendimi bir kâşif olarak tanımlıyorum.’
 

Can Yunus Çetinkaya


Fashion is not something that exists in dresses only.
Fashion is in the sky, in the street, fashion has to do with ideas, the way we live, what is happening.
Coco Chanel


Moda sanat mıdır?
Soru açık ve net. 
Verilen birçok cevap var.
Kabul edenler ve çok keskin bir dille reddedenler…
Temel sanat kavramlarının tümünün yansıtıldığı koleksiyonlar bu soruya artık bu kadar net hayır demenin önüne geçecek gibi…

Modayı sanat haline getiren çizgileriyle, güçlü estetik kaygısıyla Can Yunus Çetinkaya geçmişin izleri ile günün getirdiklerini harmanlayarak “Can’dan bir haykırış”la erkek giyimine yeni bir soluk getiriyor.

2016 Sonbahar-Kış koleksiyonunu, Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’da tanıtan Can Yunus Çetinkaya ile koleksiyonunu ve modayı sizin için konuştuk.

Bize kendini tanıtır mısın?
1981 yılında doğdum.
1997 yılında hedef olarak seçtiğim erkek moda tasarımcısı olma yolunda, tüm alt yapı eğitimimi tamamladıktan sonra, 2004 yılında Milan Fashion Campus’de Moda Tasarım eğitimimi tamamladım.
2005’ten günümüze, önde gelen yerli ve yabancı markalara, aksesuar, kumaş tasarımı, hazır giyim koleksiyonu ve moda danışmanlığı yapıyorum.
2010 yılında tescilini almış olduğum “CAN” markası ile yılda iki ana koleksiyon hazırlayıp, Nişantaşı’ndaki ofisimde gerek firmalara gerekse kişiye özel satışını gerçekleştiriyorum.
Kendimi bir kâşif olarak tanımlıyorum.Hedef kitlem şehirden sıkılmış kendine özgü abartısız detayları olan, şık ve spor giyen kişilere yönelik.
Her sezon yeni bir keşif projesi ile koleksiyonlarımı hazırlıyorum.
Hazırladığım koleksiyonlar kendine özgü kalıp formları, renkleri, desenleri ve aksesuarları olan ürünlerden oluşuyor
Ana koleksiyonlarımı tamamen bilimsel çalışmalar çerçevesinde hazırlıyorum.
Tüm detayları, esin kaynaklarımı, hedef kitle belirleme sürecini bizzat kendim belirleyip, yönetiyorum.
Koleksiyonun tüm detayları bana ait çalışmalar sonucunda ortaya çıkar.
Ayrıca projelerimin, üniversitelerde eğitim amaçlı seminerler ile tanıtımını yapıyorum.
Bir yandan da Marmara Üniversitesi’nde gerek sosyal sorumluluk, gerekse eğitim amaçlı çeşitli projelerde öğretim görevlisi olarak yer alıyorum.

Neden moda?
Kendime has giyim tutkum ve bu alanda bilimsel çalışmalar yapma isteğim en önemli etkendir.
Benim için aslında doğanın bir kanunu diyebilirim.
Moda sadece örtünmeye yarayan bir araç değildir.
Moda iğnenin buluşundan günümüze hayatın her alanında (giyim, gıda, barınma v.s.) bilim, sanat ve buluşu bir arada kullanmaya yarayan bir sanat dalıdır.

2016 Sonbahar-Kış koleksiyonunda Hasankeyf’teki tarihi yapılarda sıkça görülen bağlılık sembolünden yola çıktın…
Bize bu sembolden bahseder misin?
Hazırladığım koleksiyonları sadece koleksiyon değil, bilimsel yönü olan projeler olarak görüyorum.
Bu projemin de asıl amacı sanatçı meslektaşlarımız olan taş ustalarının, taş oyma sanatında yapmış oldukları sembollerin ölümsüzleştirilmesidir.
Yazdığım Hikâye:
HAYKIRIŞ
Yeni bir keşif yolculuğunda, daha çok sanat üzerine araştırmamı yaptım.
Bu araştırma sonucunda beni etkileyen, Selçuklu mimarisinde kullanılan ve günümüzde hala kullanılmaya devam eden, 6. ve 7. Yüzyıllarda ortaya çıkan Rumi ve Palmetlerle birbirini kesen sekizgen ve altıgenlerden meydana gelen çeşitli geometrik oyma ve kabartma taş süslemeleri olmuştur.
Bu süslemeler aynı zamanda bağlılığın sembolleri olarak da kullanılmıştır.

Neden bu konuyu seçtin?
Dönemin sanatçıları tarafından yapılan bağlılık sembolünden etkilenip günümüzde bu sanatçıların yok olmaları adına haykırış temasını hazırladım.
Hasankeyf geçmiş tarihiyle, sanatıyla, bilimiyle sular altında kalacak olmasının etkisi.
Bu projemle bütünleştirdiğim koleksiyon aslında ölümsüz birer sanat eseri diyebilirim.
Hazır giyime daha yakın bir koleksiyon olarak görülebilir…
Ancak, yaklaşık 2.000 yıl önce meslektaşlarımız tarafından yapılan sanat eserlerinin “sular altında kalacak” olmaları beni gerçekten adı Haykırış olan projeyi hazırlamaya zorlamıştır

Koleksiyonunda kullandığın kumaşlardan bahseder misin?
Pamuk, yün ve ipek karışımından oluşan kumaşlar kullandım.
Kumaşlarda Genelde %2 elastan bulunuyor.

Koleksiyon için renk pantoneni oluştururken nasıl karar veriyorsun?
En sevdiğim soru…
Kendime özgü bir çalışma sistemim var.
Şahsen geliştirdiğim bir çalışma şekli.
Her proje için anı ve geleceğin araştırmasını yapıp, dünyadaki ekonomik ve ekolojik dengelerle sosyolojik dengeleri göz önünde bulundurarak bir esin kaynağı bölgesi belirlerim.
Söz konusu bölgeye gidip, bizzat fotoğraf çektikten sonra hedef kitleme uygun renk pantonemi belirliyorum.
Bu koleksiyonun renkleri İzlanda’da bulunan doğa harikası Kristal Mağara’dan esinlenerek hazırladığım pantoneden oluşuyor.

Tarzını hangi kelimelerle anlatırsın?
Kendine özgü, abartısız detaylı, bilimsel çalışmalar.

Dünya moda sektöründe Türkiye’nin yerini nasıl değerlendiriyorsun?
Sadece kendi adıma konuşabilirim.
Her tasarımcının farklı bakış açıları var.
Hepsine saygı gösteriyorum.
Coğrafi konumumuz gereği geleceğe baktığımda ülke istikrarı olduğu müddetçe moda alanında iyi bir yerde olduğumuzu düşünüyorum.

Koleksiyon hazırlığında ilk aşama nedir?
Hedef kitle belirleme sürecidir.
Hikâyeye uygun kumaş renk ve desen tasarlarım.
Hikâye yazılmadan kumaş tasarlanmaz.
Sonra çizimler yapılır.
Sonra çizimlere göre kumaş renk ve desen belirlenir.

Moda sanat mıdır?
Kesinlikle Sanattır.

Çalışırken kimi dinlersin?
Genelde Joy Fm

 Defile müziklerini nasıl seçiyorsun?
Projenin özüne uygun olacak şekilde

Ve kelimelerin gücü adına
Cesaret –
Sevgi
Mavi – Huzur
Primitif-Doğal
Altın oran-Evren
Ritim-Hayat 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 89
Kayıt tarihi
: 06.03.15
 
 

Moda ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster