Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
38224
 

"Kendini Bil..."

"Kendini Bil..."
 

"Kendini Bil..."
Latincesi : "Nosce Te İpsum"
Yunancası: "Gnothi Seauton" olan sözdür...Peki de biz ne anlarız kendini bilmekten?

Delphi'de Apollon Tapınağı'n da Latince olarak, alınlık dediğimiz giriş mekanının hemen üzerinde yazılı olan cümle...

Dünya sinema tarihinde fenomenler arasında bence epeydir yerini almış olan"Matrix" filminde Neo'nun Kahin'i ziyarete gittiği sahnede, evde mutfak kapısının üzerinde yazılı olana cümle...

Platon'un hocası Sokrat'ın öğretisinin özü...

Efsanelerdeki, Atlantis’te, kadim Mısır öğretilerinde, Eski Şaman eğitimlerinde, Kızılderili kültüründe, Uzak doğu'da, Anadolu Tasavvuf okullarında, Sufi dergahlarında...

Hemen hemen her yolda, her yolcuya söylenen belki de tek ortak nasihat. Bu sebeple de zamandan ve mekandan arınmış dolayısıyla da, yaşı olmayan bir söylem...

Yine de en az var oluş kadar eski, en az bu gün, şu an kadar canlı kalmayı başarmış...

Peki bizler neler yapıyoruz "Kendimizi bilmek" adına?...
Yaşamlarımızda karşılaştığımız olaylarda, onları karşılarken kendini bilmenin neresindeyiz?
Bu sorgulamanın ihtiyacını duymakta mıyız?
Soruyorum?... Düşünüyorum?.... Arıyorum?...

Ben; bizim her şeyi bilen, en yüce olanla bağlantıda , ezeli ve ebedi bir yanımızın var olduğunu bilir, buna inanırım.

Bilirim ki, biz ondan bir parçayız...
Herbirimiz aynı bütünün farklı tezahürlerinden başka bir şey değiliz, fakat yine de çoğunlukla biz ya bunu gözardı eder ya da pek hissedemeyiz.

Bu doğuştan bu yanan her birimizin içimizde hissedipte, neye olduğunu bilmediğimiz tükenemez özlemimize sebebtir. Bundandır bu ayrı düşmüşlük hissi...bu yüreklerimizde ki dolmak bilmez boşluk, bu yanlızlıklara sebeb bunu gözardı etmemizdendir, hissederim...

Bildiklerimizin, bilmedikelerimizin yanında deve de kulak olduğunu kulağıma küpe ederek, beni Yaradan'ın içimde taşıdığım nüvesine erişmeye çalışırım....

Ben beni biraz daha anlayan, bendeki beni biraz daha gören olamaya çalışırım...
Budur var oluşuma sebeb...
Gayretim bunadırdır...
Budur yolum...

Düşsem de tekrar ayağa kalkışım, yansam da köz olan kadar küllerimden tekrar tekrar doğuşum bundandır...bilirim...

Bunun yansımasını da yaşarım. Bu arzum ve talebim sebebiyle, yaşam bana bu yola hizmet edecek sahneleri kurgular, önüme koyar. Ben de bunu bildiğimden, sorgulayan aklın sesi kulaklarımda yüreğimde bu bilgi, olan bitene tevekkülle yaklaşmaya gayret ederim. Çünkü yaşamımda başıma gelen her ne olursa olsun en az haz kadar elemin de, en az neşe kadar kederin de benim tekamül yolunda seçimim nedeniyle yaşanmakta olduğunu bilir;bunu görmezden gelmenin; bunları tevekkülle karşılayamamanın akittimden dönmek olduğunu sezerim. Bu yüzden de ne olursa olsun; olmakta olanı feveran etmeksizin ve "olayla olay olmadan" sadece "neyi öğrenmem içindi bu seçimim?" sorusuna yanıt bulmaya çalışır, bu deneyimin devam eden yaşamımda bana ışık tutması için içindeki bilgiyi alabilmeye odaklanırım.

Olanlara vesile olanlarla, yoktur benim işim. Onları kimin memur ettiğini ben pek ala bilirim... Olmuşun içindeki dersi görmeye çabalar "ben" dediğim nefis/ego ve benzeri bir sürü adla çağrılan yanımdan sıyrılarak bakabilmeyi denerim. Çünkü, yaşanıyor olursa olsun, hem sorular hem cevapları bendedir bilirim... bendendir, o halde; sadece benim işim "ben" ile dir..

Kurgulamamaya gayret gösteririm yaşamı. Çünkü bilirim ki ademoğlu plan yapar tanrı güler....


Ben sadece hatırlamaya çabalarım. Hayatımda karşıma çıkanlardan, tüm gördüklerimden yaşadıklarımdan karşılaştığım tüm varlıklardan almam gerek dersi görebilmekle uğraşırım. Çünkü bilirim ki; her ne yapıp ediyor olurlarsa olsunlar; benim karşıma çıkan tüm varlıklar iyi kötü demeksizin sadece akitleri gereği görevlerini yerine getirmektedirler. Bunun içindir ki; kendimden ziyade kimseyle yoktur işim. Kimseleri değiştirmek ve/veya eleştirmek ve hatta yargılamakla uğraşmamaya dikkat ve gayret gösteririm. Bu bedenli yaşamımızda, bu düaletik dünya okulunda ve mümkün olduğunca...

çabam, denemelerim, gayretim ve umudum tüm içtenliğimle bunadır. Ve bunu günbe gün biraz daha layığı ile yerine getirebilmek içindir günlerimi geçirmişim.

"Kendini Bilen Rabbi'ni Bilir" der ve bir birbaşınalığımızın bilincini özünde taşıyan her ademoğlu gibi, ben de bununla yol almanın zorluklarından yine döner de kendime sığınırım.

Yaşam sahnesinde ki duruşum için gerekli olan gücü; özümde ki ilahi nefese duyduğum güvenden alır, azimle "kendi yolunda bir yolcu" olmaya tevekküll ve teslimiyetle devam ederim...


Sevgi ve ışıkla,

Ayna

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Selam biraz ani oldu.ayna diye bahsedilen sizmisiniz.yazınız resmen devrelerimi Yaktı.gerçekten müthiş.lakin sizi nereden takip edicem onu çözemedim.lütfen bana yardımcı olun.

Umut zarsuer 
 14.07.2015 16:10
 

Bu yazı kimiiiiiiin

Umut zarsuer 
 14.07.2015 16:03
Cevap :
Benim buyrun :)  25.01.2016 21:52
 

"İlim ilim bilmektir/ İlim kendin bilmektir/ Sen kendini bilmezsin/ Bu nasıl ilim bilmektir" (Yunus Emre)... En büyük gelişme "insanın kendini bilmesidir". Hayırlı yolculuklar dilerim yolunuzda size:) Saygılarımla...

Halil Güven (Sökeli) 
 15.08.2013 12:37
Cevap :
Teşekkürler, Sevgi ve ışık tüm yolcuların üzerine Ol'sun...  10.03.2015 13:38
 

Hep içimde hissettiğim ama ifade edemediğim hislerimi var ve siz bunları ne güzel ifade ettiniz yüreğinize sağlık... iyi yolculuklar...

Uzayyolcusu 
 23.11.2008 10:47
Cevap :
Teşekürler ilgi ve beğeniniz için. Tercüman olabildiysem, ne mutlu bana...Sevgi ve ışıkla, Ayna  24.11.2008 10:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 1159
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 1812
Kayıt tarihi
: 15.09.06
 
 

Var olan her oluş ve bozuluş hakkında gözlem, tahlil ve sonuca varma sürecindeki yolculuğumu, siz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster