Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
87
 

"Küçük" partiler, bağımsız adaylar ve aşılamayan baraj

“Küçük Partiler” derken, barajı aşmamak gibi bir talihsizliği, bir demokrasi engelini ifade etmek istedim. Her gönül büyüktür, partiler de oy oranları ne olursa olsun demokrasilerde birer düşünce, fikir ve ideal gönülleridir. Her gönül kendince büyüktür, Yunus’un gönlü başka büyüktür, bizlerin her birimizin gönlü bir başka büyüktür.

Partiler, yasalara uydukları sürece demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.

Partiler büyük fedakarlıklarla demokratik hayatlarını sürdürebilmektedirler. Her bir partinin il ve ilçe teşkilatları olacak, bürolar ofis mobilyalarıyla gözalıcı bir tarzda döşenecek, haberleşme, yakıt, ulaşım, izzet-ikram, tanıtım, reklam, kitapçık, el ilanı gibi işleri için ortaya çıkacak büyük giderleri karşılanacak.

Bütün bu işler zordur, fedakarlığı da masrafı da çoktur…

İrili-ufaklı her parti dört yıl boyunca sabır, çaba ve büyük masraflarla ayakta kalabilme başarısı gösterdikten sonra da büyük  umutlarla/yeni umutlarla seçime girmektedir.

Barajın üç-dört puanını geçenler de sanırım hazine yardımı almaktalar. Şahsen ben, bir seçmen olarak hiçbir partiye hazine yardımı yapılmasını istemem. Parlamenter de olsam, bir memur maaşı kadar bir ödeme yapılmasını çok yeterli bulurum. Başka gelirim olsa onu da istemem.

Seçime girmeyen partiler:

Hür Dava Partisi, Halkın Yükselişi Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Demokratik Gelişim Partisi, Muhafazakar Yükseliş Partisi, Hak ve Adalet Partisi, ÖDP, Genç Parti, İlk Parti, Hak ve Eşitlik Partisi, Türkiye Komünist Partisi

 Oy pusulalarındaki sıralamaya göre 07 Haziran 2015 Pazar günü yapılan Milletvekili Genel Seçimleri’ne katılan ve fakat barajı geçemeyen partiler ise şunlardır:

 DYP, Millet ve Adalet Partisi, Anadolu Partisi, Komünist Parti, Millet Partisi, Merkez Parti, Toplumsal Uzlaşma Reform ve Kalkınma Partisi, Halkın Kurtuluşu Partisi, Liberal Demokrat Parti, BBP ve Saadet Partisi  (BBP ve Saadet  Partisi  bu seçimde,  kendilerini “Milli İttifak” olarak Türk Milleti’ne sundular. Bu  deyim  Türk Milleti  tarafından tutuldu,  sevildi.),  DSP, Yurt Partisi , Demokrat Parti , Vatan Partisi,  Bağımsız Türkiye Partisi .

Asıl yazmam gereken konuya gelirsem, barajı geçemeyen birkaç parti hakkında görüşlerimi yazmak istiyorum. Burada yazmamın sebebi de okumaya ve yazmaya olduğu kadar, bir fikir ve düşünce insanı olma çabam ve bir de gazetelerden birinde yazma amacında olmamdır.

Düşüncemi ifade edeceğim partiler ve konuyla alakalı fikirlerime gelince:

Mesela DSP kendine yakın birkaç parti ile birleşmelidir. Ecevit’in hatırası bir partidir DSP. Ecevit başarıları yanında başarısızlıkları da olan bir liderdi. Her liderde olan hastalık onda da vardı sanki, yerine geçecek bir lider yetiştirmedi. DSP’nin mevcut liderliği bu boşluğu doldurmaktadır.

Yurt Partisi, İçişleri eski Bakanı Sadettin Tantan’ın Genel Başkan olduğu bir partidir. Tantan, iyi bir liderdir. Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek liderlerden biridir. Ne yazık ki, AK Parti, CHP ve MHP bu lideri görmezden geldi. Parlamentoda olması gereken bir bilge liderdir.

BBP ve Saadet partisi “Milli İttifak”  kavramını akıllara bir ufuk açıcı olarak yerleştirdiler. Kampanyaları güzel oldu. “İki Mustafa” (Mustafa Destici ve Mustafa Kamalak) birlik ve beraberliğin güzel bir örneğini verdiler.

Millet Partisi de lideriyle göz dolduran bir partidir. Aykut Edibali ecdadına ve Türk Milleti’ne layık bir bilge şahsiyettir. Edibali’nin yazdığı “Türkiye’nin Kıbrıs Politikası Ne Olmalıdır” kitabı bu günlerde tekrar tekrar okunmalıdır.

Bağımsız Türkiye Partisi’nin amblemi güzel.  Genel Başkanı Profesör Doktor Haydar Baş’tır. “Milli Ekonomi Modeli” diye adlandırdığı bir çıkışla ekonomide Türkiye’yi ve hatta insanlığı kurtaracağını iddia etmektedir. “Asgari ücreti 5 bin TL yapacağım” dediyse de dinleyen olmadı. Basında okuduğum kadarıyla Cem Evleri’ni ibadethane yapacağını söylemişti. Benim fikrim buralar, Türk İslam Tasavvuf Dergahları Vakfı olsun şeklindedir. İbadethanemiz tek olsun, gönül yüreklerimiz gür, tek ve birlik için atsın. Bir de “Kolumu kessen Kürt kanı akar” sözünü basında okudum, eski bir siyasetçiyi hatırlattı bana bu söz, “Damarlarımda Kürt kanı akıyor” diyen şimdi hayatta olmayan bir siyasetçiyi…  Vatanımız bir, kanımız bir, canımız bir… Bu tür sözlere hiç gerek yok… Hepimiz bir ve bütünüz…

Eski adı İşçi Partisi olan, seçime az bir zaman kala ambleminde değişiklik yaparak Vatan Partisi adını alan partiye gelince, bu parti için de diyeceğim liderinde de değişikliğe gitmesi şeklindedir. Bu partinin başına Türker Ertürk Paşa geçmelidir. Ertürk Paşa da Aykut Edibali, Sadettin Tantan, Mustafa Kamalak, Osman Pamukoğlu, Ümit Özdağ  gibi geleceğimizi şekillendirecek liderlerden biri olacaktır kanaatindeyim.

Barajı aşsalar da aşmasalar da partilerin çoğu gönüllerde yerlerini almışlardır. Enteresan olan, parti genel başkanlarının neredeyse hiç değişmemiş olması. Bunu anlamak mümkün değil.

Bağımsız adaylar ise, her seçimde varlar. Bunların da çoğu partisine kızarak aday olmaktadır.  Seçilme şansları az, ama yaptıkları masraflar çoktur. Bağımsız adaylarla yapılmış röportajlar, haber ve araştırmalar da çok değildir.

AK Parti, CHP, MHP ve Türk Milleti’ni ve vatanını çok seven partiler bir araya gelmeli ve daha önce de yazdığım gibi “Siyasi Partiler İstişare Kurulu” oluşturmalıdırlar. Partiler arasında fikir alışverişi hayata geçmelidir. Coğrafyamızda ve dünyada yaşananlar hiç de hayra alamet değil.

“Coğrafyanın ‘anavatan’ı: Bu koca ülkeyi yönetmek zordur” diyen İbrahim Karagül ile aynı görüşteyim. (Yeni Şafak Gazetesi, 12 Haziran 2015 Cuma)

Sözü, bugünkü yazımda da Yavuz Donat’a bırakıyorum:

“Hor görme garibi…

Değişik bir seçim... Daha önceki seçimlere hiç benzemiyor.

Zira... "Artı-eksi" iki puan, üç puan "Bütün aritmetik dengeleri değiştiriyor."

Öyle olunca da...

Çok kişinin "Adını dahi bilmediği partilerin" alacakları oylar büyük önem kazanıyor.

Sadece küçük partilere değil... "Bağımsız adaylara" verilecek oylar bile "Seçimin kaderini" etkileyeceğe benziyor.

Onun içindir ki... Orhan Gencebay'ın "Hor görme garibi" dediği gibi...

Kimse "Küçük partileri... Bağımsız adayları" küçümsemesin... Hor görmesin.

Özellikle de 7 Haziran seçimlerinde.  …”

Küçüktür diye “küçümseme”

Onlar küçük partiler... 16 parti... Acaba kaçımız "6'sının adını" ezbere sayabiliriz?

Ama unutmayalım ki... Bu 16 partiden bir kısmı "85 seçim çevresinde" seçime giriyor.

Biri "75", diğeri "73" seçim çevresinde.

İçlerinde "58 seçim çevresinde" seçime giren var... 56'da giren var... 55'te giren var... 43'te giren var.

Küçük partilerin bazılarının "Az da olsa... Tabanları" var... Tanınıyorlar.

Tabanlarından oy alacaklar... Ayrıca eşlerinden, çocuklarından, hısım akrabalarından...

Yani... Parti vardır... "Yüzde 2" oy alır.

Parti vardır... Yüzde 1'in altında kalır.

Ama o "Yüzde yarımı... Yüzde biri... Yüzde ikiyi" toplarsanız... "Yekûn" tutar.

Yekûn... Bakarsınız bir büyük partinin "Milletvekili sayısını aşağı çeker."

Ya da... Başka bir partinin "Performansını" etkiler.  …”

“Bağımsız adaylar….

Bağımsız aday sayısı hiç de az değil... 166.

Mevcut seçim sistemi ile bağımsız adayın sandıktan çıkabilmesi çok zor.

Ama... Her şeye rağmen.

Bağımsızlar hayli oy alacaklar... Seçilemeseler bile bazı illerde "Partilerin oy dengelerini" öyle veya böyle etkileyecekler.

Ayrıca... Bağımsızlar içinde "Oy potansiyeli yüksek" isimler de mevcut... Örneğin... Antalya'da Hasan Subaşı... Göreceksiniz "Az oy almayacak."

Bir ayrıntı daha... Eğer HDP barajı aşamazsa... Diyarbakır'da, Batman'da... Belki bir iki ilde daha... Seçime "Bağımsız adayla giren" HÜDA-PAR milletvekili çıkaracak.  …”   (Yavuz Donat. Sabah Gazetesi, 05 Haziran 2015 Cuma)

Yavuz Donat üstadımızın üç kısa yazısıyla, bugünkü kır çiçeklerinden toplanmış bir demet kır çiçeği misalince sundum yazımı sizlere…

Saygılar sunarım…

Türk Milleti’ne ve insanlığa huzur diliyorum…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 330
Kayıt tarihi
: 16.08.12
 
 

Babam; okumaya, hele de gazete okumaya çok meraklıydı. Aldığı gazeteleri okur, sonra da masama bı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster