Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '06

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
2151
 

“Lost”un ardından

“Lost”un ardından
 

Çevremde ve medyada “lost” dizisi ile ilgili seslerin yükselmesi ile birlikte bana dizi hakkında görüşümü soran sayısıda arttı. Bende tüm 54 bölümü(toplamda yaklaşık 40 saat) toplu olarak edindim ve 15 günlük süre içerisinde bana sorarsanız “olağanüstü” bir çaba ile uykumdan ve 2 haftasonumdan feragat ederek izledim.

Duyduğuma göre insanlar oturup Lost tartışmaları yapıyorlarmış, ne olacak ve ne oluyor diye. Benim yorumlarım Lostseverler’i rahatsız edebilir.

Lost bir “propaganda” filmi. Devlet desteği aldığından(çekimler ve pazalama) hiç kuşkum yok çünkü film baştan sona KADER’e inanmayı, inanırsanız MUCİZE’lerin gerçekleşeceğini söylüyor. Yani herşeyin bir üstün güç(TANRI) tarafından aslında kurgulandığı bizlerin sadece bu kurgunun bir parçası olduğumuz. Dizideki kahramanlar bu kurguda bir takım gizli mesajlaı bularak sonraki sahnelere geçiyorlar ama sürekli yineledikleri şey bunların raslantı olmadığı.

Dünya’da dini inançlar çeşitli sebeplerle son yıllarda zayıfladığından, özellikle bilimsel çalışmalar her geçen gün hayatımıza olumlu bir şeyler katıp değerini yükselttiğinden Darwin’in Evrim teorisi gibi kuramlar, “Akıllı Tasarım”(Intelligent Design) gibi kavramlarla köktendinciler tarafından çürütülmeye çalışılıyor. Bush yönetimi bu dizi ile insanların zayıf noktalarından vurup yine kendi koyu katolik taraflarının propagandasını yapıyorlar.

Dizi tam anlamıyla SEMBOLİZM’in kullanıldığı bir yer olmuş ama kaç kişiye mesaj ulaşıyor tartışmalı. Bana ulaşanlar aşağıda;

Dizideki herkes geçmişinde bir suç yaşıyor ve adada suçlarından arınıyor yada iç hesaplaşmalarını yaşıyorlar. Bay Eko ile kilise vb. kavramlar iyice su yüzüne çıkıyor. Çoğu Hollywood filmindeki gibi Haç bir çok yerde gözümüze sokuluyor.

“Black Rock” Siyah kaya uzun bir süre gizemli bir yer ve herşeyin kaynağı olarak olarak gösteriliyor. Seyredenler bilir Siyah Kaya, unutulmaz film Space Odyssey:2001’de hayatın başlangıcı metaforu olarak kullanılmıştı. Burada da adadaki herşeyi başlangıcı olarak bu gemi gösterilir ise şaşırmayın.

Sayılar, en güçlü mistik sembollerdir. Sayıların bir şeyleri engellediği(manyetik alan patlaması), bir şeylerin olmasını sağladığı(loto kazanma) gibi mesajlarla sayılara vurgu yapılıyor. Jack’in kolundaki “5” sayısı eğer dizide üstü çizilirse 2 = dualite dişi, 3 = eril-erkek’in toplamı olan 5 sayısıdır. En önemli sayılardan biridir. (1 tanrıyı ve ilk’i ifade ettiği için sayılardan sayılmaz)

Yine Jack’in kolunda bir piramit işareti var. Piramit genellikle Masonik bir içeriği işaret ediyor olabilir. Bir bölümde Jack’e bu dövmelerin anlamı sorulduğunda yepyeni kapılar açılabilir.

Others(Diğerleri), biz iyi adamlarız deyip duruyor. Burada yine iyiler-kötüler savaşının altı çiziliyor. Eğer birde herkesi kurtaracak mehdi motifini eklerlerse tam Bush’luk Evangelist bir çizgi yakalanmış olacak.

Kara Duman, Azrail gibi resmedilmiş. Eğer others(diğerleri) yada görmediğimiz başka bir otorite daha adada var ise ve bu kara duman oranın güdümünde ise ve bunlar uzaylılar gibi bir noktaya erişirse işte o zamanda yaşamın başladığı yer o ada olabilir.

Adadaki elektromanyetik alanın iyileştirici etkisi en kabul edilebilir olanı. Çünkü beynimizdeki nöronlar ve sinirlerimiz elektrik akımı ile çalışıyorlar. Elektromanyetik bir alan bunu olumlu yada olumsuz etkileyebilir. Bildiğim kadarı biliminde peşinde olduğuı bir konu.

Özellikle seyredenlerin ADA kavramını birde şöyle düşünmelerini istiyorum;

    Hint tradisyonlarında ebedi huzura ermişlerin ülkesiÇin tradisyonunda büyük huzur merkeziHomeros’ta yerin göbeğiGraal efsanelerinde çok uzaklarda erişilmesi zor güneşin doğduğu yerİslami ezoterizmde yeşil adaKelt tradisyonunda ak dağın bulunduğu yeşil ada, azizler adasıGrek tradisyonunda en saf varlıkların bulunduğu ötealemdeki hazinedarlar adası

Dizi özellikle bu konularda çok okumuşlar için “hah anladım!” dedirtecek bir çok malzemeyi içeriyor, anlamayanları da “çok heyecanlı bir macera” içinde tutuyor.

Amerikan Rüyası ben görmedim ama Lost’un oyununu, kupa-tişört gibi malzemelerini satmaya başlamıştır herhalde. Propadanda ve para kazanmayı bir arada en iyi yapan ülke olarak Amerika’ye tebrik ediyorum. Bu arada "Heroes" diye yeni bir dizinin başladığını öğrenmiş bulunuyorum, bakalım onda neler var.

Sn. Kerem Oğuz'un yine bu konudaki güzel yazısı için adres: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=16739

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok ilginç bir durum var ortada, Heroes, ABC'nin ezeli rakibi NBC tarafından çekiliyor ve Lost'un tam aksine, Darwinci bir söylevi var. Evrim teorisi, evrimin hiç bitmemiş olması, kaderimizin kendi elimizde olduğu, geleceğin henüz yaşanmamış olduğu, bugünkü davranışlarımızın ve emeğimizin dünyayı değişterebileceği, hatta kurtarabileceği gibi Lost'un tam tersi bir ideolojiden yaklaştığını söyleyebilirim. İzleyiciye daha samimi yaklaşıyor, bizle kedi fare oynamıyor. daha sadece 11 bölüm oldu. Şiddetle tavsiye ederim. K.

Kerem Oğuz 
 10.12.2006 9:06
Cevap :
Teşekküler, mutlaka izleyeceğim.  10.12.2006 14:21
 

Merhaba, tespitlerinize ilave etmek istedim, Lost Amerika'da ABC kanalında yayınlanıyor ve bu kanal Disney'e ait. ABC ve Disney yapımları hep katı bir hristiyanlık propagandası içerirler. Örnek olarak, bu kanalda yayınlanan dizi ve filmlerde kürtaj yaptıran bir kadını asla göremezsiniz. Desperate Housewives gibi ahlaksızlığın zirve yaptığı bir dizide bile, istemeden hamile kalan bir kadın asla kürtajı bir seçenek olarak düşünmez, sanki tıpda böyle bir seçenek hiç yokmuş gibi gösterilir. Dizinin bağımlısıyım, bırakabileceğimi sanmıyorum, fakat dediğiniz gibi "akıllı tasarım" gözümüze çok sokuluyor. Sadece Eco'nun değil, Charlie'nin sahneleri ve "you have to save the baby" histerisi ve "don't mistake coincidince with fate" söylevleri can sıkıyor. Bir de, adada geçmişteki hataları ile yüzleşmeyi başaranların ve bunların üstesinden gelenlerin "öldüğünü" görüyoruz. Lost, kuyuya atılan bir taş bence ve nasıl içinden çıkacaklarını merak ediyorum. K.

Kerem Oğuz 
 10.12.2006 9:02
Cevap :
Çok teşekkürler  10.12.2006 14:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 578
Toplam yorum
: 604
Toplam mesaj
: 105
Ort. okunma sayısı
: 5220
Kayıt tarihi
: 23.06.06
 
 

Superonline danışmanlık, İktisat Bankası' nda ilk palm bankacılığı uygulaması, 5 yıl Garanti E-Ticar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster