Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '08

 
Kategori
Emlak
Okunma Sayısı
16779
 

"Mahalle emlakçıları" ile Re/Max'ın okumuş çocukları

"Mahalle emlakçıları" ile Re/Max'ın okumuş çocukları
 

Birkaç ay evvel, halen oturduğumuz evi satıp, üzerine üç-beş kuruş daha koyarak; beklentilerimizi daha fazla karşılayabilecek yeni bir ev alma kararı vermiştik. O günlerde de mevcut evimizi satışa çıkardık.

İki farklı gazeteye, sahibinden satılık ilanları verdik. Yedi-sekiz tane, ilgili internet sitesine de yine sahibinden satılık ilanı girdik. Bir de evin balkonuna, kocaman bir sahibinden satılık ilanı astık. Hiçbir emlak ofisine ya da son yıllarda sayıları hızla artan uluslar arası gayrimenkul yatırım danışmanlığı firmasına, evi satmaları için talep de bulunmadık.

Evin satışa çıkarılma sürecinin başlaması ve özellikle gazete ve internet ilanlarının devreye girmesiyle, evi gezip görmek isteyen normal alıcılardan çok emlak komisyonculuğu yapan kişi ve ofislerden geri dönüş aldık. Evin satışı ile ilgilenmek istediklerini, müşterilerine evimizi sunmak istediklerini ifade ediyor ve izin talep ediyorlardı.

İstisnasız her birine verdiğim cevap aynıydı: İsterseniz tabi ki müşterilerinize evi gösterebilir, evin fotoğraflarını çekebilir, internet sitelerinizde bu bilgi ve fotoğrafları paylaşabilirsiniz ancak balkonumuza ilan asmanıza müsaade etmeyiz ve de olur ya satış sizin müşterinize olacak olursa, size herhangi bir komisyon ödemeyiz. Çünkü bizim sizden, “<ı>evimizi satın” yönünde bir talebimiz yok, ilgilenmek isteyen, bizi arayıp bulan sizsiniz. Tabi bu mantıklı cevap karşısında, arayan hiçbir şahıs ya da ofis şartlarımıza karşı çıkmadı. Karşı çıkmadıkları gibi son derece de doğal karşıladı. Birçok müşteri getiren, gezip-gören, fotoğraflar çekip sitelerinde yayınlayanlar oldu.

Bir gün, yine internet sitelerinden birindeki ilanımızı gören Re/Max çalışanı, genç bir bey, irtibat telefonumdan bana ulaştı. Benzer taleplerini sıraladı. Ben de yukarıda ifade ettiğim aynı cevabımı belirttim. Genç kardeşimiz birden hiddetlendi ve başladı konuşmaya:

“Beyefendi. Siz galiba bizi tanımıyorsunuz. Bizi lütfen sokak arası emlakçılarıyla karıştırmayınız. Biz uluslar arası bir kuruluşuz. Ben üniversite mezunuyum. Ve bu işin de eğitimini aldım, halen de almaya devam ediyorum. Biz sizin dediğiniz gibi -lütfen buraya dikkat- gayr-ı ciddi, çalışamayız. İlanımızı asarız, sözleşmemizi yaparız, şunu yazarız, bunu okuruz...”

Sert kayaya çarptığının farkında değildi, gençliğinin verdiği hayat cehaleti ve idealist heyecanıyla da tabi...

“Bakınız Sevgili Kardeşim. Sizin firmanızın ne olduğunu ben gayet iyi bilirim, lütfen rahat olunuz. Birincisi ben sizi arayıp bulmadım, siz beni arayıp buldunuz. İkincisi ben size şartlarımı söyledim işinize geliyorsa buyurunuz, işinize gelmiyorsa size işlerinizde başarılar dilerim. Üçüncüsü de çok güzel, okumuş yazmış, bilinçli bir kardeşimizsiniz, belli ki bir şeyler hatta ve hatta eminim ki çok şeyler biliyorsunuz ama maalesef bilmediğiniz bir şey var. Lütfen hemen bir Türkçe sözlük alınız ve “gayr-ı ciddi” kelimesinin anlamını öğreniniz. Ve bu hatayı bir daha yapmayınız. Bunları size Re/Max eğitimlerinde öğretmiyorlardır sanırım, hayat okulunuz inan ki devam ediyor kardeşim.”

Bir süre telefonun diğer tarafında sessizlik oldu. Sonra kendini toparladı. Gönlümü almaya, özür dilemeye, hatasını affettirmeye, evime gelip tanışmak, evle ilgilenmek istediğini falan söylemeye çalıştı ama onları da beceremedi.

Bu olaydan sonra da, yine Re/Max ‘tan arayan farklı kişiler oldu. Her biri de son derece bilinçli, eğitimli ve düzgün insanlardı. Bazılarına bu durumu anlattım. İçlerinden biri, sanıyorum idari yetki ve sorumluluğu da vardı, ısrarla bu kişinin adını sordu. Vermedim. Galiba unutmuştum ismini ama unutmasam da vermezdim zaten. Gereken hayat dersini aldı zaten benden.

Re/Max, -kendi resmi sitelerinden aldığım bilgilere göre- 1973 yılında kurulmuş, 62 ülkede, 5882 adet ofis, 113.600 çalışanı olan ve dünya çapında gayr-i menkul satışı gerçekleştiren bir dev kurum. Son yedi yıldır da ülkemizde yapılanması, tam 154 adet ofisi var. Ancak böylesine etkin bir kurumsal kimliği olan bu global ve ciddi markanın, sanıyorum insan kaynakları eğitimlerine bir miktar daha dikkat etmesi gerekiyor.

Benim şahit ve muhatap olduğum olay inanıyorum ki bir istisnadır. Karşısındaki bir kişiyi, kendi kurumunun çalışma prensiplerini kabul etmediği için, teklifini geri çevirmesini; “gayr-i ciddilik” olarak nitelendirip, bunu da muhatabına azarlar gibi söylemenin, sanıyorum, yine kendisinin küçümsediği ve “sokak arası emlakçıları” olarak isimlendirdiği kişi ve ofislerde dahi yeri yoktur.

Bu durum sadece ve sadece, bir bilgi ve görgü meselesidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

selamlar, bende seçkin bir emlak firması sahibiyim aslında sizin bu yaşamış oldugunuz sorun emlak sahipleri ve emlakçılar arsında yüzde sekseninde yaşanmaktadır tabi herkes kendi düşüncesindekendisine göre haklıdır ama öyle insanlarımız varki ne yazık insanların iyi niyetlerini suistimal edebiliyorlar, bir emlakçı bir daireye müşteri getiriyor ve o evin balkonunda kocaman bir sahibinden yazısı görünce diekt ev sahibi ile görüşme içerisine giriryor bi para komüsyon meselesi degil sadece enayi yerine koyulmak insanın zoruna gidiyor burda suçlu kim diye armak bir sonuç getirmez, bu emlak ofislerini denetim içerisinde olması gerekir günümüzde emlakçılık her insanın yapa bilecegi sermayesi iki masa bir sandelye olan bir hobi bir meslek haline gelmiştir emlak danışmanlıgı olanın aksine çok ciddi ve tecrübe isteyen bir iştir bu yüzden devletin gerekli mercilerindeki şahsiyetlerini görev başına davet etmekten başka yapılacak fazla birşyimiz yok herkeze iyi günler saygılarımla....

talip çakmis 
 24.09.2008 21:24
Cevap :
İlgi ve katkınız için teşekkürler ediyorum Talip Bey. Sağlıcakla kalınız.  24.09.2008 22:54
 

Öncelikle merhabalar.....!emlakçı arkadaşımızın yaklaşım tarzı konuşma hitabı tabikide hoş deil!bende bölgesel bir emlak bürosu sahibiyim!tabiki şartlar elverse bu işi marka altında hizmet vermek daha kalitali bir hizmet sunmak herkesin tek isteği!ama insanları anlama gerçekten çok zor!karşılıklı güven ve saygı maalesef yok!insan hayatında kaç kere daire alıyor veya kaç kere daire satıyor.bilmiyorum ne işle meşgulsünüz ama ben emlak danışmanlığı yapıyorum berberlikten veya sarraflıktan anlamam sözgelimi.insanlar önce hata yapıp daha sonra niçin konunun uzmanlarına geliyorlar acaba?dairemi şu kişiye verdim aman ne kira alabiliyorum bi de şu kadar borç taktı diye gelen inanın bir sürü müşterimiz var!genç emlakçı arkadaşımız maddi manevi bir sürü emek sarfederek o sistemi kurmuş sizin de levham durur istersen müşteri getir demeniz bence hakeret.getirdiği müşteri o ilanı görmeyecekmi daha sonra gelip size daireyi satın alsa nolacak? ekmeği ekmekçiye yaptır üstede bir ekmek ver!

FATİH ÇAKMIŞ 
 07.05.2008 13:04
Cevap :
Sevgili Fatih Bey, yazımda bahsettiğim olayda, kişi benimle çalışmak için talepte bulundu, ben de bu talep karşılığında şartlarımı öne sürdüm. Kabul edip etmemek muhatabımın özgür iradesidir değil mi? Bunun neresi hakarettir anlayamadım. Bir diğer konu da satış sürecinde, evime belki dokuz on tane farklı müşteri getiren emlakçı arkadaşlarımız oldu, her seferinde gelmeden beş dakika önce haber etmelerini istedim ve onlar gelmeden, balkondaki ilanımı kaldırdım. Buna rağmen, daha sonra ilanı görüp de emlakçıyı devreden çıkarmaya tevessül edenler oldu, onları da kibarca red ettim. Bu durum biraz kumaş kalitesi ile ilgilidir. İnsan gayriahlaki davranacak olduktan sonra siz oraya bırakınız ilan asmayı, evin tüm dış cephesini ilan gibi boyasanız da o kişi yine yapacağını yapar diye düşünmekteyim. Bana bu açıklamaları yapma imkanı verdiğiniz için de ayrıca teşekkür ederim. Selamlar, sevgiler.  09.05.2008 20:14
 

Ben bir mahalle emlakcısıyım Polis uyardı: her çalan zilde kapıyı açmayın! Siz ne yapıyorsunuz? Her yere ilanlarınızı veriyorsunuz. Müşteri bir miktar daha az para ödesin diye veya ben bu işin piriyim diyorsunuz, sizce ne kadar doğru. Çelik kapı Bugün içinde bulunduğumuz koşullar nedeniyle, ister villada oturalım, tartışmasız zorunlu bir ihtiyaçtır. Zorunludur çünkü dışarıda küçücük çocukları bile, anne-babalarının verdiği 5–10 liralık okul harçlığını çalabilmek için, yerlerde sürükleyen, sakat bırakan, yoğun bakıma kaldırılmalarına neden olan bir takım başıboş insanlar var. Dışarıda bile terör estirmekten çekinmeyen bu caniler, bir yolunu bulup evimize girdiklerinde neler yapabilirler bir düşünün! Çelik kapılar, dışardan zorlamayla açılması imkânsız sağlam kapılardır fakat siz bu kapıyı kendi elinizle açıyorsunuz. Sayın sahibinden evini satmak isteyen değerli kardeşlerim siz siz olun muhakkak bir emlak firmasıyla anlaşıp daha güvenli bir halde evinizi satışa çıkarın derim benden Söylm

Adem küpeli 
 31.01.2008 16:41
Cevap :
Uyarılarınızı dikkate aldık Adem Bey. Çok teşekkürler ederiz efendim.  02.02.2008 8:31
 

Merhaba Bende bir emlak firmasının sahibi olarak sokak arası emlacılık yapan meslektaşlarımdan ve eğitimsiz çalışan meslektaşarımdan özür dilerim ama dünya değişiyor bu değişikliğe bizimde ayak uydurmamız lazım gerektiğini düşünüyorum olması gereken Re/max daki melektaşımın yaptıgı gibi olması gerek sözleşme yapmadan afiş asmadan bir ürünü nasıl pazarlarsınız mümkün değil Türkiyede,de birçok firma kendini yeniliyor bizlerde bunlardan biriyiz bizim çalışma şartlarımız ve prensiplerimizde aydı sahibinden satmak isteyen arkadaşada bir şey söylemek isterim o kadar ilan verdiniz resimlerini çekip internet sitelerine verdiniz ne kadar verim aldınız ve aldıgınız ve evi gösterdiğiniz kişileri ne kadar tanıyorsunuz bunların içinde hırsız,kaspcı, bu gibi insanlarda evinizi müşteri gibi gelip görmek isteyecektir bu durumda ne yapmayı düşünürdünüz.örnek vreyim hasta oldugunuzda neden doktora gidiyorsunuz kendi kendinizi amaliyat yapabilirmisiniz asla mümkün değil herkez kendi işini yaparsa başarır

Kadir Özel 
 14.01.2008 11:19
Cevap :
Sevgili Kadir Bey, göstermiş olduğunuz ilgi ve değerli katılımınızdan dolayı size teşekkür ederim. Ancak konuyu, doktor örneği ile bağlamış olmanız eminim ki benim kadar pek çok okurumuza da bir miktar abartılı gelmiş olabilir. Bu derecede bir gereklilik olduğunu hiç sanmıyorum. Sözleşme konusu, hem yasal hem de mantık olarak gerekli olabilir, size katılıyorum. Ama karşınızdaki ev sahibi sizden zorla kendisiyle çalışmanızı istemezse sanıyorum bu durumu "gayrıciddilik" olarak nitelendirmek de biraz abes olur değil mi? Selam ve sevgilerimle.  18.01.2008 21:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 928
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3579
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster