Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '14

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
2046
 

‘Mazereti olmadığı halde kurban kesmeyen mescidimize yaklaşmasın’

‘Mazereti olmadığı halde kurban kesmeyen mescidimize yaklaşmasın’
 

dogruhaber.com.tr'den...


Böyle bir hadis var mı?

Geçen sene (2013) Kurban Bayramı namazı için mahallemizin “mescidi”ne doğru yaklaşıyorum…

Eski Bornova, şimdiki Bayraklı-Taşkent Camii imamı vaaz veriyor… Hoparlörler açılmış, gayet uzun mesafelerden sesi işitiliyor…

Diyor ki; “Peygamber Efendimiz Salli âlâ aleyhi ve sellem, ‘mazereti olmadığı halde kurban kesmeyen mescidimize yaklaşmasın’ buyurmuş”!

Yarım asırdır Kurban Bayramı namazlarına giderim… Bu “hadis”i ilk defa duyuyorum… Hâlbuki bu kadar hayatî bir “hadis”in, aynen Hz. İbrahim ve oğlu İsmail Peygamberlerin “Kurban Kıssası”nda olduğu gibi her Kurban Bayramında dile getirilmesi gerekmez miydi?

Demek gerekmemiş!

Tabii insan bu kadar önemli bir “hadis”i 55 yaşından sonra duyunca merak ediyor, hatta şüpheye düşüyor; acaba, gerçekten böyle bir “hadis” var mı diye?

Önce, yaşı 75’in üzerindeki, dinî yayınları “okuyan” bir “hacı” yakınıma sordum, “Yok böyle bir şey” dedi. Demek o da bu yaşına kadar böyle bir “hadis” işitmemiş, okumamıştı.

Sonra aklıma internette araştırmak geldi… Sorguladım:

Karşıma, iki hususta, “mescidimize yaklaşmayın” hadisleri çıkıyor…

Birincisi, “Soğan, sarımsak yiyen yaklaşmasın”,

İkincisi de, “Kim imkânı olduğu halde kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın”,

“Kim (mal) genişliği bulduğu halde kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın”gibi “hadis”ler çıkıyor ve bunların hemen tamamı da Diyanet İşleri Başkanlığı(DİB)’nın ilmihalini kaynak gösteriyor.

Ben de doğrudan doğruya, DİB’nın ilmihallerine müracaat ettim. Önce, en son yayımladıkları, kuşe kâğıda basımlı ilmihale baktım… Evet, Kurban bahsinde şöyle bir “hadis” vardı: “Hali vakti yerinde olup da kurban kesmeyen bizim mescidimize yaklaşmasın.”

Sonra, DİB’nın, 2006 basımlı ilmihalini buldum, orada da, “Kim imkânı olduğu halde kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın.” şeklinde bir “hadis” kayıtlıydı ve parantez içinde de şu bilgiler verilmişti: İbn Mace, Edahî, 2, Müsnet II, 321

Şimdi…

Bu “hadis”i “sahih” kabul edelim mi?

Yoksa “sahih” hadisler arasına pek çok uydurma da katıldığı bilindiğinden, bu “ifade”nin de sahih olup olmadığını sorgulayalım mı?

Hepimizi doğrudan ilgilendiren bir konuda böyle bir sorgulamaya hakkımız olsa gerek!

x   x   x  

Yazılarını-kitaplarını okuduğumuz, ekranlarda izlediğimiz “din âlimleri” bir “söz”ün hadis olup olmadığını anlamak için “Kur’an’la çelişip çelişmediğine ve Kur’an’a paralel olup olmadığına bakmak” gerektiğine dikkat çekiyorlar.

“Mescidimize yaklaşmasın”ifadesi çok ağır bir “menetme” hükmü taşıdığına göre, “Kurban kesmemek” Kur’an’da da aynı derecede ağır hükümlerle günah kabul edilmiş midir?

Bu sualin cevabını, başta DİB olmak üzere, bütün din âlimlerinden bekliyorum.

Sorgulamaya devam edelim:

Eğer bu “söz” sahih bir hadisse, yani Hz. Peygamber, “Kim imkânı olduğu halde kurban kesmezse mescidimize yaklaşmasın” diye buyurduysa,

Kur’an’da en fazla üzerinde durulan-yasaklanan; “Kibirlenen-Allah’a şirk koşanlar,

Hırsızlık edenler,

İftira edenler,

Yalan söyleyen, yalancı şahitlik edenler,

Ana-babaya asi olanlar,

Zina edenler,

Haksız yere adam öldürenler,

Kul ve yetim hakkı yiyenler,

Devlet malını çalanlar,

Rüşvet yiyenler,

Ölçüyü-tartıyı eksik tutanlar,

Zulmeden emir, amir-memurlar,

İnsanlara işkence ve eziyet edenler”için de “mescidimize yaklaşmasın” diye buyurması gerekmez miydi?

Bunlarla ilgili “mescidimize yaklaşmasın” hadisi olmadığına göre, demek ki;

Kibirlenenler-Allah’a ortak koşanlar,

Hırsızlar,

Müfteriler, yalancı şahitlik edenler,

Devlet malını hortumlayanlar,

Kul hakkı yiyenler,

Rüşveti tarife haline getirenler,

Tecavüzcüler, işkenceciler,

Katiller, katliam yapanlar,

Ölçüyü-tartıyı eksik tutanlar “mescide yaklaşabilir”ama kurban kesmeyenler yaklaşamaz, öyle mi?

Diyanet’e ve din âlimlerine sorum şu:

Hz. Peygamber, bütün bu ağır-büyük günahları işleyenler için bile “mescidimize yaklaşmasın” demediğine göre, “Mazereti olmadığı halde kurban kesmeyen mescidimize yaklaşmasın” demiş olabilir mi?

Bu hususta tatmin edici bir açıklama beklemek hakkımız değil mi?

NAHİDE ÇELEBİ, Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim de aklım almıyor böyle bir şeyi...

Kerim Korkut 
 13.07.2019 15:04
 

En koyu günahkarlara en azından tövbe için bile zaten mescit her daim açıktır. Kaldı ki kafire, gayrımüslime dahi açıktır. Belki müslüman olacak, belki tevbe istiğfar edecek, belki merak ediyor ve gördüğünde bundan bile bir hayır doğacak, mescide niye gitmesin, Allah, hele de peygamber bunu hiç yasaklar mı? Onun için kesinlikle hadis filan değildir, imamın yanlış bilgisi veya uydurmasıdır maalesef. Hali vakti yerinde, imkanı olup da kurban da keserseniz dinen iyi olur, sevaptır, "vaciptir", sünnettir dese tamam, zira "hac'da" kurban kesmek hariç "farz" değildir zaten, vaciptir ve teşvik edici, hatta yine emredici olur ama diğer türlüsü denemez. "İmkanı olup da kurban kesmeyen mecidimize yaklaşmasın" denirse hayır, böyle ifade etmek bunu kesinlikle yanlıştır. Selamlar...

Filiz Alev 
 28.09.2014 15:55
 

Sayın Cengiz! Kimi din adamları böyle ortalara çıkıp ulu orta fetva verirlerse olacağı budur. Allah'a şükür dini bilgiler hakkında az çok bilgimiz var. Hz. Peygamber Efendimiz'in böyle bir hadisi olduğuna kesinlikle inanmıyorum.Dile getirdiğiniz için teşekkür ederim.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 28.09.2014 15:15
 

Düşünmek ve sorgulamak inancı daha da bilinçlendirir.Kuran_ı kerimdeki İnançlı insan modeli düşünce gücüne sabitlenmiştir.Özellikle Kuran-ı hadisleştirmek ve sünnetleştirmek İslamiyet üzerine tahakküm kurmayı kolaylaştırır.Allahın ayetleri dururken bir imamın iyice yorumlanıp şekillendirilmemiş ve gerçeği tartışmalı bir hadisi günümüze uyarlaması ne kadar doğru olabilir ki.Hazreti Muhammed'in hadisleri hep Kuran Ayetleri kaynaklıdır.Dediğiniz gibi asıl Kuran'da yasaklananları hayata geçirmek gerek.Elinize sağlık İsmail bey.Önemliydi.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 28.09.2014 14:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1418
Toplam yorum
: 4782
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1159
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Kuleli Askerî Lisesi, Kara Harp Ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster