Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '11

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
903
 

“Mekanı Mekan yapan İnsandır”

“Mekanı Mekan yapan İnsandır”
 

MANZARA VE GOLDEN KEY/HİSARÖNÜ(RESİM INTERNETTEN ALINMIŞTIR)


İzin tarihlerinin tespitinden sonra bu yıl hayal ettiğim mavi tura yer ayırtmak için yaptığım girişimlerde gecikmiş bir zamanlamanın kurbanı oldum. Kendimi mavi sulara atamadan hayallerimi suya verdim. 

Tatil için yeni alternatifler üzerinde araştır dur. Tam pansiyon, ful pansiyon. Her şey dahil… Aklınızın alamayacağı büyüklükte tesisler. Eğlence adı altında gürültülü patırtılı koşuşturmalar. Kek saatli, dondurma saati…O su kaydırağı senin bu havuz benim çocukların peşinde koş dur. Daha önce yaşadığımız tecrübelerden büyük tesislerde tatilin, bizim tatil anlayışımıza uymadığını ve dinlenmeyi geç daha bir yorgun döndüğümüzü biliyordum. Çocukların istekleri üzerine, yaşımızın da gürültüyü ve koşuşturmayı kaldırdığı yıllarda bu tip tatiller yaptık. Kırktan sonra daha sakin, az insanın ağırlandığı ve küçük tesisleri tercih eder olduk. 

İnternette dolaşıp duruyorum. İçime sinecek bir tatil hevesindeyim. Yapacağım tercihte daha da dikkatli olmam gerekiyor zira ablam, eşi ve iki kızları ki küçüğü henüz altı aylık bizimle gelecekler. Bebek ve ablam için uygun ortamı hazırlamak ve onların da rahat edebilecekleri yerleri tercih etmeye gayret gösteriyorum. Ama yok, yok ve yine yok. 

Aklıma üç yıl önce tatile gittiğimiz ve çok memnun kaldığımız tesis geldi. Marmaris, Hisarönü Mevkii’nde Golden Key. Daha önceki yılın maillerini kontrol ettim. Gelen maillerden görüştüğüm kişinin isminin Hakan Bey olduğunu teyit ettikten sonra kendisine tatili tesislerinde geçirmeyi planladığımızı, kişi durumumuzu, beklentilerimizi içerir açıklamayı yaptım. Mail trafiğinin ardından telefon ile de yaptığımız görüşmede; Hakan Bey’in sıcak ve anlayışlı tavrı ile karşılaştım. Bize gerektiği gibi bir oda ayarladı. Sekiz kişilik ve muhteşem bir villa katında kaldık. 

Golden Key Hisarönü, emsalsiz kumsalı ve misafirlerine sunduğu hizmet kalitesiyle oldukça iyi klasmanda inkar götürmez. Fakat, “Mekanı mekan yapan insanlardır” sözünün gerçekliğini yaşamak için gidilesi tesislerin başında geliyor. 

Toplam on dört kişilik bir kadro, tesisin bütün işlerine yetişiyor. İşlere yetişilir bu mümkün. Ama bu yoğun ve stresli çalışma ortamında, göz göze geldiğin her misafire aynı ilgiyi göstermek ve güler yüzlü olmak insanı zorlayan çabayı gerektirir. Bu on dört insanın gösterdikleri nezaket ve yaptıkları işi iyi yapmak adına ortaya koydukları özveri takdirin ötesinde bir ifade gerektiriyor. Ben kendilerine yürekten ve sevgiyle teşekkür ediyorum. 

Ön büroda, konukları yüzünde gülücüklerle karşılan, ikram ettiği soğuk limonata ile misafirlerinin yerleşme telaşından, yolun stresinden ve havanın sıcak baskısından kurtulmaları gayretinde olan Hakan Aktaş ve geceleri yaşanılan tüm sorunlara müdahale eden ön büro ekibinin değerli ve saygılı üyesi Uğur Zerentürk. 

Otele giriş yaptığınız an sizi karşılayan yeşillik deryasının içinde Mahmut Yüksel geliyor ve eşyalarınızı odanıza götürürken “Daha önce bir yerde gördüm mü?”diyecek kadar sıcak bir ifadeyle bakıyor yüzünüze. Onunla beraber odaların hijyen ve düzeninin de gayretle çalışan Nurcan Şengül. 

Otelin büyük alana yayılan bahçelerinin bakımını tek başına yapan, bitkilerin yüzlerini güldüren, etraftaki yeşilliğin çokluğu karşısında bu kadar işi nasıl yaptığına hayret edebileceğiniz bahçıvan Osman Saydamlı. 

Servis yapan dört genç adam. Başlarında Seçmen Taştan. Misafirlerinin ihtiyaçlarını onlar söylemeden tespit edebilen ve arkadaşları arasında iş bölümünü hemen organize yeteneğiyle gözünüzün içine bakıyor. Saygılı, temiz ve özverili çalışmanın çok nadir rastlanacağı bir düzenin ilk halkası. Güleç yüzlü olmak bu otelde sanki her çalışana doğal bir yapı gibi oturmuş. Seçmen Taştan’da yüzünü asık görme şansınız olmayan insanlardan. 

Otelin sahip olduğu bir restoran, bir bar ve küçük sahil restoranı var. Ayrıca odalara da servis yapılıyor. Tüm serviste görevli Seçmen Taştan dışında dört kişi çalışıyor. Aslında beş kişiler, fakat Kadir Yüksel askerlik görevini yaptığı için dört kişi kalmışlar. Şikayet etmeyen, çözüm üreten gayretli insanları bir arada bulmak zor. 

Nasıl olur da kocaman bir alana dört insan yetişir. Tabi bir yardımcıları da var. Yusuf Turaneli. Yusuf Bey gündüz sahilde çalıyor. Şezlong, havlu, gözlük… Ne isterseniz, o sıcağın altında yüzünü hiç asmadan hatta kendisi gelip sorarak sizi şaşırtarak yapıyor. Yunus denize inecek Yusuf Bey, havlu kalmadı Yusuf Bey, Yusuf Bey’de Yusuf Bey… 

Sanki tüm çalışanlar kim daha çok güleç yarışmasındalar. Sahte olmadığının zaman geçtikçe daha iyi kavradığınız bir samimiyet ve hizmet anlayışları var bu personelin. 

Osman Taştan, saygılı ve güler yüzlü genç personelden biri. Bir Ankaralı. Yaşamı gülerek karşılamayı seçenlerden. Yüzü güleç, eli çabuk ve saygılı. Misafirlere ve çocuklarına sonsuz özveri gösteriyor. Masanızdaki eksiği sizden önce görüyor bu insanlar. 

Tuncay Akbaş, misafirlerin neyi çabuk tükettiğini keşfettiği anda, talep gereği olmadan servis ayağınızda. Gözleriyle gülüyor. Saygılı ve sevgi dolu bir genç adam. En güzel kahve servisi yapan genç adam diyebiliriz ona. Bir biriyle anlaşabilen dört genç insan. Kopuk ilişkiler zamanında arkadaşlıklarını özverili bir şekilde işe yansıtmış bu insanlar. 

Hasan Civelek, gülmek ve yine gülmek. Yemeğinizin bittiğini, çay mı kah ve mi içeceğinizi ilk günün ardından siz söylemeden tespit ediyor. Enerjileri müthiş. Restoran çocuk dolu. Koşuyorlar, ağlıyorlar. Onlar sevecenlikleriyle çocuklarında gönüllerini fethediyor. 

Fırat Meriç, dört silahşörden biri. Yoğunluktan bıkmadan gülüyor. Arkadaşlarının yetemediği yere koşuyor. Çocuklar ona hasta. Fırat ağabey aşağı, Fırat ağabey yukarı. Yeğenim, Fırat ağabeyi kız istemeye gittiği için ona veda edemediğine çok üzüldü. Pozitif bir insan. 

Şef Halis Çiftçi, titiz ve dikkatli. Her yemek servisinde mutfağın köşesinden misafirleri izliyor. Neyi beğeniyorlar, neyi beğenmiyorlar beklentisi var üstünde. Sanki yemekleri yiyen kendisi gibi. Çocuk yiyince anne sevinir. O da öyle. Misafirler yemeklerini yedikçe mutlu oluyor. Hayatımda brokoliden çorbayı severek içeceğimi düşünmezdim. Halis bey sayesinde, sadece ben değil altı aylık yeğenim bile brokoli çorbasına hayran kaldık. Yaptığı her yemekten kendisi gibi yiyen insanlarında keyif almasını bekler bir hali var şefin. Yemekleri mi? Leziz ki, ne leziz… 

Yaptığı soğuklar ve zeytin yağlılarla benim aklımı başımdan alan İlhami Yanılmaz. Sayesinde kilo almadan ve sağlıklı bir şekilde döndüm. Hep yemek isteyeceğiniz türden soğuklarla damak lezzetini doruklara çıkartıyor. 

Şimdi diyeceksiniz bu otel işliyor. Peki sadece bu üç beş insanla mı işliyor? Hayır. Tabi görmediğim ve tanışma fırsatım olmayan çalışanlar da vardır. Onlara da teşekkür ve sevgilerimi iletmek isterim. 

Bu otelin bir de müdürü var. Olmaz mı. Her otelin bir müdürü vardır. Ama bizim müdür çok farklıydı. Kadir Bilgin, müdür olmanın yarattığı o müthiş egoyu taşımayan gördüğüm nadir kendini yetiştirmiş insanlardan biriydi. Bördübet ve Hisarönü Golden Key’lere aynı anda yöneticilik yapıyor. Müdür olduğunu anlamamız için ne iş yaptığını sormamız gerekti. O denli kendisiyle barışık, personeline karşı anlayışlıydı ki. Bir yönetmen gibi koordine ediyor ama kimseye emirler yağdırıp müdür havalarında gezmiyordu. Sevimli oğlu ve güzel eşiyle otelde tatil yapan çift olduklarını düşündüm. 

Müdür olduğunu anlamak için bir gece onu barda görünce oğluma sormam gerekti. Çok şaşırdım doğrusu. Tabi, yöneticisi böyle olan otelin personeli de ona göre oluyor. 

Anlayacağınız; kendinizi rahat ve samimi bir ortamda bulmak için Golden Key Hisarönü’nü tavsiye ediyorum. Tüm kalbimle orada yaşayacağınız günleri tekrarlamak isteyeceğinizi düşünüyorum. 

Müdüründen, en altta çalışan personeline kadar hepsi sonsuz özveri ve gayret içinde çalışan kadroya sahip oldukları için Golden Key’in yöneticilerine; onlara iyi bakmalarını ve daha sonraki sezonlarda da bu kadroyu yerinde bulmak dileğimi iletmeyi bir borç bilirim. 

Golden Key Hisarönü’nü mekan yapanlara gönülden teşekkür ederim. 

 

Sağlıkla ve mutlu kalın 26/07/2011 

 

 

http://www.hisaronu.com.tr/tr/index.php görmek için linki tıklayın lütfen. 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 245
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 691
Kayıt tarihi
: 11.03.09
 
 

Buradayım işte. Yaşamın tam içinde. Her anın benim olduğunu bilerek. Yaşamın sadece "Şimdi" olduğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster