Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '10

 
Kategori
Yurtdışından Bildiriyorum
Okunma Sayısı
578
 

“Nabucco” Türkiye için bir umut olmaktan öte bir yerlerde mi?

“Nabucco” Türkiye için bir umut olmaktan öte bir yerlerde mi?
 

Nabucco Türkiye için bir umut olabilir mi?


“NABUCCO” TÜRKİYE İÇİN, BİR UMUT MU? 

 

 

Nabucco nedir? 

 

13 Temmuz’da Ankara’da imzaları atılan bu proje bağlamında, gaz geçişi ve boru hattı Türkiye’den başlayarak Avusturya’da sona erecektir. 

 

Yol üstünde uğrayacağı diğer ülkeler ise Bulgaristan, Macaristan ve Romanya’dır. 

 

Bu projeye katılan iştirakçi kuruluşlar, Türkiye adına BOTAŞ, Bulgaristan adına BULGARGAZ, Macaristan adın MOL ve transitin en son durağı Avusturya adına OWM’dir.  

 

Çok fazla teknik detaya boğmadan son olarak şu veriyi de ekleyelim: 

 

İlk yıllarında 4.5-13 milyar metreküp civarında taşınması düşünülen doğalgazın hatta yeterli gaz sağlanması durumunda 2020 yıllarında tam kapasitesine ulaşarak 25.5-31 milyar metreküpe ulaşacağı öngörülmektedir. (?) 

 

Nabucco’nun kısa stratejik analizi:  

 

Ankara’da yapılan imza toplantısına katılan, projede yer alan alıcı ve tedarikçi hükümetlerin yapılarına baktığımıza Amerikan Hükümeti ile yakından ilişkili birçok kurumsal yapılanmalar ve şahsiyetler dikkatleri çekmektedir. 

 

İlk bakışla, Nabucco ile, Türkiye’nin sözde, Rusya’nın bölgesel ve kısmi hegemonik gücünü frenlemeye çalıştığını siyasi, askeri, ekonomik ve diplomatik alanlardaki potansiyel gücünün de ötelenmesine çalışıldığı anlaşılmaktadır. 

 

Nabucco projesi kendi halinde gaz boru hattı olmanın ötesinde, Avrasya’nın ve Ortadoğu’nun enerji kaynakları ekseninde yeniden dizayn edilmesini sağlayacak bir özellik de içerebilmektedir. 

 

Rusya’yı yalnız bırakma hamlesi özelliğini, daha imzalar atılmadan önce belli eden bu proje, adının hakkını verebilmek için kesinlikle potansiyel bir gaz varlığına ihtiyaç duyacaktır. 

 

Türkiye, Nabucco ile büyük ölçekte İran’a bel bağlamış durumdadır. 

 

Oysa bu büyük gaz varsılı ülke, anlaşma sürecinde bile bulunmayarak dikkatleri üzerine çekmeyi (!) başarabilmiştir. 

 

29 küsur trilyon metreküplük rezerviyle tedarikçi birçok ülkeyi sollayan İran, uzun zamandan beri, bölgede hegemonyasını diri tutmak isteyen Amerika’ya karşı “aleyhtar” politikalarda uzlaşma sergilemeye devam eden batı Asya’nın tehlikeli bir kaplanı gibidir. 

 

Nabucco projesinin iştirakçilerinin iyi bildiği ise, İran olmadan bu projenin risk taşıdığı ve ayaklarının yere basmayacağıdır. 

 

İran’da yaşanan son seçim gerginliğinin, daha dışa açık bir İran’ı savunan Musavi’nin iktidara gelmemesinin, Ahmedinejad’ın muhafazakar, Anti-Amerikancı söylemini Musavi üzerinden daha da güçlendirerek dış politikada takındığı tutumunun, “Nabuccoist”lerinin planının istedikleri güzergahta gitmesini engellediği, dünya kamuoyunda dikkatle izlenmiş ve görülmüştür. 

 

Proje Rusya’nın enerji tekeli konumunu yitirmesini amaçlamanın yanında, pazar ilişkilerinden askeri konvansiyonlara, uluslararası ittifaklardan bölgesel işbirliklerine kadar “yalnızca Rusya”yı hedeflemesinden ötürü Amerikan dış politikası ile paralellikler sergilemektedir.  

 

Amerikan yönetimi ise, desteklediği bu projede İran’ın oyun dışı kalmasını istemektedir. 

 

Avrupa devletleri ise pragmatik sebeplerden ötürü, “gaz gelsin de nereden gelirse gelsin”ci bir tutumla ülkesel çıkarlarını öne almaktadırlar. 

 

ABD Avrasya Kaynakları Özel Temsilcisi R. Morningstar, Nabucco imza töreni sürecinde yaptığı açıklamasında; Rusya’nın gaz vermesinde herhangi bir sorun olmamasına karşılık, İran’ın projeye katılmasını katiyetle istemediklerini açıkça belirtmiş olması da bunun kanıtıdır. 

 

Bu çelişkili durum, uzun vadede ABD-Rusya, ABD-İran, Türkiye-Rusya uzlaşmazlıklarına bir yenisi ekleyecektir. 

 

Çelişkili durum ise, kısa vadede bu anlaşmanın ABD-Avrupa arasında anlaşmazlıklara yol açıp açmayacağıdır. 

 

“Gaza gelmemek” mi? - Gaz gelmesi mi?…  

 

Kuşkusuz ki, kendi çıkarları ekseninde, ABD’nin bölgeye müdahalesi açısından Rusya ve İran’ın birer potansiyel güç olduğuna dikkat edilmelidir. 

 

Türkiye’nin Nabucco projesinin içerisindeki etken konumundaki kamuoyu endişeleri ise; Rusya’nın siyasi ve askeri nüfuzu vasıtasıyla tekelinde tuttuğu Hazar petrolü ve doğalgazının Batı’ya ulaştırılmasında maliyetini yükseltmek yada engellemiş olmak ve uzun vadede de Rusya’nın tekelinin kırılmasına dönük bir meçhul projenin hayata geçirilmeye çalışıldığı ile ilişkilidir. 

 

Türkiye’nin bir enerji koridoru olmasının bedelinin ve bu boru hattının güvenliğinin sağlanması gibi oldukça geçerli bahanelerinin AB ve Rusya nezdinde de ne gibi tavizlere yol açacağı ise şimdilik belli değildir.  

 

Bu projede borucuların, vanacıların olduğuna, gazcıların ise olmadığına tanık olunmaktadır. 

 

Proje ölü doğacağı bilinen bir bebeğin ısrarla ya canlanırsa diyerek ana rahminde beslenmeye çalışılmasıdır diye de adlandırılabilir. 

 

Ayrıca Nabucco gibi büyük bir altyapı projesinin, ortak ülkelerle nasıl bir hukuki zemine oturtulacağı, alınacak kararların mekanizmasının nasıl işleyeceği, proje ortaklarının kuracağı şirketlerce gazı nasıl ucuza temin edebilecekleri ve bunun gibi bir sürü başlıklardaki belirsizliklerin bulunmasıdır. 

 

Bizlerin inancına göre, Nabucco ilk aşamada, kapitalist medyanın savunduğundan ötede bir yerlerdedir. 

 

SONUÇ OLARAK; Nabucco projesi, Türkiye’nin çıkarlarına değil, doğrudan Avrupa Birliği’nin enerji arz güvenliğini sağlamak üzere inşa edilmiş, tamamen kapitalist bir çıkar eylemine kilitlenmektir. 

 

Türkiye burjuvazisi bir çılgınlık ederek Avrupa Birliği’ne boş doğalgaz borularıyla girmek istemiyorsa, bu Nabucco işinin içinde akıllara durgunluk verebilecek siyaset ve menfaat ilişkileri, muhalefet partilerinin kesinlikle takibinde olmalıdır. 

 

 

Muhammed RAHMANİ 

10.07.2009 Illinois – ABD 

TEKSAS - ABD 

e-posta: muhammedrahmani@hotmail.com 

http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=2291978 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 4080
Kayıt tarihi
: 11.12.10
 
 

Muhammed Rahmani, İran'lı baba ve Türkmen annenin çocuğu olarak, Hazar Denizi kıyılarındaki, (Bandar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster