Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '16

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
170
 

“Nasıl bir imamın var” demezler mi adama!

“Nasıl bir imamın var” demezler mi adama!
 

Resmi kendim çektim; duvar yazısını öğrenciler yazdılar; duvar okula ait okul evimin tam karşısında/Yıldızkent/kapaklı/Çerkezköy


Ustaların ustası Mimar Sinan’ın dehasa(farkındayım bu benim kendi üretimim süs olsun diye koydum yazara gülümseyin diye)  genleri günümüze ulaşmayı başaramamış gibi görünüyor.

Koca Sinan: Yapı taşları; mermerler; kolonlar; gizemli minare basamakları derken; zürriyet planlamasına vakit ayıramamış demek ki; belki boy boy arkadan geleni vardı; kıymetleri bilinmeyince beyin göçünün rüzgârına takıldılar. Kapağı deniz aşırı ülkelere attılar.

Mimar Sinan’ın sinancıkları yetişmiş olsaydı…

En azından bu denli çarpık bir betonlaşma; apartman kirliliği ya da yeni adıyla; yüzme havuzlu bekçili sitelerin istilasına uğramazdı bu talihsiz Ataülke             

O genler devasa olsa, günümüze kadar gelmeyi başarmış olsa ne yazar; canım camilerin minarelerine tırmanan müezzinler olmadıkça…  

Sahi müezzin açığımız var mı? Her müezzinin imam olma ihtimali vardır da her imamın sesi müezzin olmaya yeterli midir?

Neden o güzelim minarelere artık müezzinler çıkmıyor.

Çok mu kilolu; çok mu yaşlı başlı oldular?

Gözleri mi zayıfladı dine hizmet edenlerimizin; nefeslerini TV kanallarında mı tüketiyorlar…

Minareye tırmanmayana müezzin denir mi?

Cızırtılı bangır bangır; bakımsız yetersiz sözüm ona modern teknolojik ses sistemleriyle kafa şişiren belki kasetten belki cd den ezan dinlemek istemeyenler vardır.

 Din ayet başkanlığı bunu hiç düşündünüz mü?

Caiz midir diye sormayacağım vereceğiniz yanıt ilgimi çekmiyor. Güven: Kuşa benzer uçtu mu uçar!

Minareler ne işe yarar; aksesuar mı yani süs olsun diye mi varlar. Koca Sinan’ın minarelerine sayısız basamaklar sayesinde ulaşırdı billur sesli ezan okuyanlar.

Her semt mahalle kendi müezzinin sesini huşuyla dinlerdi eskiden; bizim çocukluğumuzda…

Günümüzde; bölgede ne kadar cami varsa; imamlar mikrofonları yarıştırıyor havra sokağı misali bağırtılar; en iyi niyetli kulun bile huşusunu araklıyor.

Olmaz böyle şey; bu kutsal dine hizmet gerek; minarelere çıkılmalı bir eli kulağa götürmeli; ezan ezanlar okunmalı…Din ayet kurumu sizi kim denetler bilemem ama siz kendinize şöyle  karşıdan baksanız…

İnanın şaşıracaksınız.   

Şimdilerde minareler kör; ezan okuduğunu sanan çoğunluğun sesi kulakları tırmalıyor billur yerine bulanık çatlak sesler sinirleri hoplatıyor. Sokağın tüylü çocukları kurtlar gibi uluyarak; felaket gürültüye eşlik ediyorlar.

Elin oğlu çanına sadık kalmış; zamanında çanları çalıyor.

Kaset, cd bilgisayar dinletisi yok.

Ezan: Taze canlı kendine has makamıyla okunmalı.

Klasik olması gerektiği gibi…

Bazı değerler vardır; o değerleri herkes kafasına göre değiştiremez. O değerler olduğu gibi kalırsa bir anlam ifade eder. Ezan ezandır.

 Bayrak Bayraktır; vatan vatandır; eskisi yenisi olmaz.

Ananın babanın eskisi yenisi olmadığı gibi…

Alev Meisel

15. Temmuz 2016 Cuma Çerkezköy/Kapaklı  Açıkhava     

 

 

                

Cemile Torun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her şey değişir, değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. (Herakleitos) Sorun aslında değişim değildir kaldı ki Allah'ın kâinat kurgusu her şeyin değişmesi esasına dayalıdır. Ancak ne var Allah insanlara AKIL dediğimiz melekeyi de vermiş ki olgular değişirken iyi, olumlu ve doğru yönde değişsin diye. Ama gelin görün ki her şey iyiye, olumluya, doğruya evrilebilecekken aksine tersi oluyor ve her şey kötüleşiyor. Keke kötüleşen sadece ezan olsaydı. Ne dersiniz? Sizce ben zındık mıyım yoksa münafık mı? Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 25.07.2016 12:44
Cevap :
...Rabbim gezegenimizi ( ve her nerde insan denen merhameti kıt kendine âşık bencile yakın empatiye uzak türün işgali altında ise) sizin türünüzle tıka basa doldursun...Tabii ki canı sıkılanlar olacaktır...Kan gövdeyi götürmeyince...mutlu mutlu insanlar günü sırıtarak geçirmek zorunda kalınca...hayvanlar bitkiler tüm canlılar ahenk içinde yaşayınca... offflar çekilmeyince karşıki dağlar yıkılmayınca...Sizin türünüz kurmamış olsaydı ...buranın adı da cennet olurdu...   31.07.2016 18:12
 

Gerçekten çok önemli bir yazı bu Alev hanım, Ezan okuyan müezzinimizi sesinden tanır duyduğumuz anda adeta transa geçerdik, O sırada dışarıda ve müezzini görebilecek durumdaysak dualarımız ve maaşallahlarımız daha derinleşirdi.Ezanların ayrı ayrı Makamları kendimizden geçirirdi, tek tük de olsa işittiğim işini ibadet olarak yapanların artması dileğiyle, Mimar Sinan'a Rahmet ve saygıyla Emeğinize sağlık diliyorum selamlar

Cemile Torun 
 17.07.2016 1:14
Cevap :
Merhaba Cemile Hanım katkınız çok mutlu etti. Benim de anlatmaya çalıştığım bazı noktalar; sizin düşünceleriniz ile örtüşüyor. Çocukluğumuzda yaşadığımız değerlerin; şimdilerde değerinin hiçe sayılması üstünkörü hallerimiz; mümkün mertebe yapmaya çalıştığımız (zar zor ite kaka)iğreti işler çok fazla göze batar oldu. Şu anda yetiştirdiğimiz nesil ise parmak ısırtıyor lakin önlerindeki örneklere baktığımızda buna da şükür demekten başka bir çaremiz olmadığını düşünüyorum. Teşekkürler saygılar   19.07.2016 15:19
 

Ezanların mekanikleşmesinden ve İstanbul üslubu yerine farklı ağızlarla okunma hevesinden ben de bizarım Alev Hanım...Bazı şeyler olduğu gibi kalmalı, teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun...Selamlarımla

ali açıköz 
 16.07.2016 23:47
Cevap :
...Çünkü teknolojiyi her yere yarım yamalak uygulayarak kendi parlak zekamıza uyarak anlamadığımız her işe burnumuzu sokarak, ilerlemeye daha doğrusu oturarak dünyaya ayak uydurduğumuzdan emin hallerimizdendir bütün bunlar. Merhaba Ali Bey ne yapmak gerekir çözüm nedir inanın bilmiyorum; canı gönülden bilmek isterken...Çok cahil bir toplum olduğumuzu düşünmüyorum...Kafamızı kullandığımız enerjimizi harcadığımız konular yönler...Hibrit tohumları andırıyor. Umalım düşüncelerimiz en tez zamanda lüzumsuz eksilerden arınır. Teşekkürler saygılar   19.07.2016 15:36
 

Coğrafyanızın kültürü bu!.. Minarelere çıkınca ne olacak? yanıt verirmisiniz?.. kol kesmeyi, 6yaşında çocuklarla evlenmemenin mübah olduğunu mu söyleyecekler! yüksek sesle..Coğrafyanız pislik.. bitti(yorum)..

yucel evren 
 16.07.2016 9:37
Cevap :
Keşke temiz bir düşünce yapısına sahip olabilseydik; yüzde elli şeytani geri kalanı tertemiz ruhani...Dengeler çok bozuldu; insan kalabalığın içinde dahi en azgın hallerini sergilemekten çekinmez oldu. Pis olan insanın iç dünyası; tarih coğrafya nasıl pis olabilir onu çözemedim. Onlar sadece egosu gübreli insanoğlunun; izlerini yansıtıyor. Kötünün pisin vahşetin adresi her zaman olduğu gibi insandır. Özgür iradeli insan...Merhaba Yücel Bey sayfama hoş geldiniz selamlar.   19.07.2016 15:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 833
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster