Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '08

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
896
 

"Nihavent yalnızlık"

"Nihavent yalnızlık"
 

...


Ellerimde gecenin teri, "nihavent yalnızlık" vaktini vuruyor saatler. Makama uygunsuz halim laf anlamaz çocuk gibi tutturmuş hep o şarkıyı istiyor.

Kendi kendine konuşmanın, biriken gözyaşlarının, çok beklemiş, çok susulmuş zamanları ters yüz eden o şarkıyı.

Soruyorum hayata :

"Var mı, repertuarında zamanın iyileştiremediği, iç kırıklığını bir seferde kaynatan şarkın?"

"Yok" diyor, "hiç olmadı "

Günlere, haftalara, aylara sürüyorum deli kısrağımı, geçiyor hepsinden dörtnala. Ruh üşümesi dört mevsim geçmiyor.

Uykusuz geceler sokağından fesleğen kokulu sabahlara varılıyor.

İğde yaprağı gibi aşk buram buram tüterken, şairin en ustura ağzı şiirinin sayfasına kendini bırakıp kuruyor, yine akşam oluyor. Ne zaman okunsa o şiir, sayfalar arasından solmuş bir aşkın tutanakları dökülüyor.

Aynı tekinsiz gece beni yolunun üstünde bekliyor.Bu nakaratı bozacak bir şarkı istiyor canım. Tınısı kulağımda. Bulsam da görsem gözleri menevişlenen bir kadının dilinde nasıl çiçeklendiğini. Görsem de yıllara kök salmış bir ağacın kovuğunda serpme bir sevinçle dinlesem.

Bir şarkının peşinde yıllar geçti, söndü sönecek hevesim. Sözü dilimde parça parça. Makamı nihavent.

Arayıp duruyorum.

Hiçbir şarkı yerini tutmuyor. Ne çalsa yalan. Sadece o bilir, o anlatır, ondan dinlenir. O taşır lâl halleri.

Öyle bir şarkı ki...Çalındığında kulağa, sus çiçekleri açar.

Hah dersin, tam orası. Öyle bulur sızılayan yareni, derman olur.

Hangi makamında kaybettim ömrümün, nerede bulurum bilinmez.

Adı yok şarkımın, makamı nihavent.

güne_bakan(Nazenin yavrusu), Demet bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kimbilir senin o içli ve yanık sesinden, o adı olmayan nihavent makamındaki şarkıyı dinlemek ; patika bir yolda düşe kalka, kırlangıçların peşinden koşarken, ya da bir teknenin güvertesinde yıldızları toplarken gökyüzünden. Senin bana çok şarkı borcun var, çoookk...

Neşe İleri 
 06.06.2008 15:58
Cevap :
Şarkı bahaneydi aslında, bir ruh halinin bazen bir duygu çıkmazının terennümüdür ya şarkı.O sebepten şarkıya yüklenmiş kalmış haller işte...Arayıp durursun hani, gönül gezdirirsin de bi türlü tastamam bulamazsın seni anlatan şarkını bazen.O hesap.Şarkı borcu diyosun.Şarkılar seni söyler be Neşecim... Selam sevgiyle...  06.06.2008 18:30
 

'Bana bir masal anlat baba...' diyor ya... sonra istediği masalı anlatmaya başlıyor... Nihavent makamında bir şarkı tadında yazın... Özlemişken seni üstelik... Dilinin ucundaki, yüreğinin ucundaki o şarkıyı güzel bir sofrada, tertemiz bir dostlukla mırıldanmak dileğiyle... Sevgiler Mersinden...

yeşilsoğan 
 14.05.2008 18:28
Cevap :
Bir masal anlatılır sonu mutluluk.Herkes murada ermiş, gökten düşen elmalar bölüşülmüş.Sonra gerçek hayat başlamış ne iyiler hep kazanıyormuş ne de kötüler hep yeniliyormuş. Yine de özlemdir o nihavent şarkının karşılığı; yaşanmak istenen pırıl pırıl günlerdir. Bekleyiştir.Sağol.Selam sevgiyle...  14.05.2008 19:15
 

boş verilmiş bir yalnızlık gibi bu...ama "boş" değil...

beenmaya 
 12.05.2008 11:37
Cevap :
Bilmem ki dolu mu boş mu.Doluya koysan alıyor boşa koysan doluyor mu... Sağol, selam sevgiyle...  12.05.2008 14:11
 

nihavent bir şarkı bul dilerim...yine çok güzeldi..

güzaltı 
 10.05.2008 12:27
Cevap :
Bulunur mu bilinmez ama İstanbul iğde kokan bir kadın olmuş, takmış göğüs çatalına buram buram tütüyormuş.Bir de şarkı yapıştırmıış diline nihavent makamda.Güzel bir göz beni attı bu derin sevdaya...İstanbul"a selam, sevgiyle...  11.05.2008 0:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 85
Toplam yorum
: 1392
Toplam mesaj
: 114
Ort. okunma sayısı
: 1592
Kayıt tarihi
: 02.12.06
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster