Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '08

 
Kategori
Yılbaşı
Okunma Sayısı
2993
 

"Olamayan" yılbaşı kutlaması

"Olamayan" yılbaşı kutlaması
 

Bu yılbaşı gecesi farklı bir kutlama yapsam diye düşündüm. Daha doğrusu hiçbir şey yapmasam... Canım sadece evimde olmak istedi; şöyle gönlümce ayaklarımı uzatmak ve istediğim televizyon programında, istediğim şarkıcıyı seyrederken, yıl boyu bu şarkılarla yüreğimde oluşan güzellikleri anımsayıp, kendimce bir “yılbaşı gecesi” yaşamak...

Eve giderken, ilk defa “yılbaşı çiçeği” almalıydım kulağının arkasına papatyalar takan kızdan. Çiçeği, sarı parıltıları olan bir kağıda sarıp elime tutuşturmalıydı. İlk defa yılbaşı çiçeğiyle dilek tutuyordum ya, gece yarısını beklemeden, daha çiçeği vazoya yerleştirirken dileklerimi sıralamalıydım; en "yeşil”ini; ama maviden yansıyan.

Oğlum da, arkadaşlarıyla birlikte olacağı eğlenceye gitmeden önce, annesine yeni yıl hediyesi olarak çiçek almalıydı; sarı kasımpatıları. Ve hemşerimin aldığı kırmızı karanfillerle aynı vazoya koymalıydım onları; etrafına da “yeşil” dalları.

Sonra yemek yapmaya gelirdi sıra; böyle özel her gecede ve aile buluşmalarımızda olduğu gibi mutlaka tavuk suyu ile nohutlu pilav yapmalıydım ve tavuk haşlandıktan sonra mutlaka kızartılmalıydı. Suyuna da şehriye çorbası yapmalıydım; şöyle salçalı, biberli yani "renkli". Ve güzel bir salata; marulun ince ince kıyıldığı, turuncu havuçların rendelenip, hani şu mor renkli lahananın da eklendiği, bol limonlu, bol zeytinyağlı salata.

Yemek sonrası az şekerli bir kahve iyi giderdi ve fal kapatmak; en inanılmaz şeyler çıkmalıydı falımda; sevginin bütün tonlarında. Sonra bir de çay demlemeliydim; şarkıcıların şarkı söylemeye ara verdiği zamanlarda. Şarkılardan fal tutup, yüreğimi beslemeliydim, yeni yıla yeni umutlarla başlamak adına.

Gecenin ilerleyen saatinde sıra, votka-vişne içmeye gelmeliydi; yanında acılı "ezme" ve "Rus salatası". Bir kaç dilim ekmek bir de. Hafif çakırkeyif olmuşken "baba evi" ni aramalıydım, sonra ablamı, eşi dostu... Kardeşlerimin de, aramasını bekleyerek. Aramakta geç kalınca hak ettikleri "fırça"yı atarak; "Ama abla, yılbaşında geç aranır" demelerine aldırmadan. Sonra gecenin geçinde, ilk defa aklıma gelip de aldığım "nar" ı patlatmalıydım kapımın önünde; bereket olsun diye.

Gece yarısına doğru, yalıdaki yani Güzelyalı'daki köprüde buluşmalıydık sevdiklerimle... Yeni yılı beklerken ve hafifçe sallanırken köprüde, göğün derin mavisindeki yıldızlar göz kırpmalıydı muştu verircesine ve sonra peş peşe kaymalıydılar; bütün dileklerimi tutabileyim diye. Ve bir narı da, köprüden, deniz kıyısındaki yola atarak "patlatmalıydım"; bütün bereket İzmir’imden gelsin diye. Sonra bütün kalabalıkla geri sayıp, yeni yıla merhaba demeliydik... Ve şampanya patlatmalıydık "şerefine"; şerefine havai fişekleri patlatılırken şehrimin meydanlarında.

Karanlık yollardan, saçlarımda yıldız parıltılarıyla dönmeliydim evime ve kalan votkamı içerken, evi arayıp da, beni bulamayan annem, ablam...aramalıydı “neredesin” diye telaşla.Sonra, yeni yılda çıkacak ilk “dördüncü” şarkımı beklerken uyuyakalmalıydım koltukta ama emin olmalıydım; en güzel aşk şarkısının çıktığına. Ve sonra, ne zaman yatağıma yattığımı bilemeden, sabaha denizkızı olarak uyanmalıydım...

Olmadı...

Eşim dostum sağ olsun, beni yalnız bırakmadılar. Bir güzel eğlendik en kalabalıklarda, en pırıltılı şarkılarla. Ve yüreğimi ısıtan bir tebessümle, farkında bile olmadan mırıldandığım eski bir şarkıyla uyandım sabaha; yani yeni yıla.

“Ellerim gözlerim kelepçelerde

Sevda çöllerinde

Geçiyor aylarım yıllarım gecelerim

Sevda zindanlarında

Yeter ki sen sev beni

Yeter ki inan bana

Varlığın dilimde bir yudum su

Sevda çöllerinde

Hayalin serabın yeterdi bana

Sevda zindanlarında

Yeter ki sen sev beni

Yeter ki inan bana”

(Yeter ki sen sev beni / Fikret Kızılok)

Mavi yıllar sevgiyle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben 2007 ye tek başıma girmiştim. Ama inan senin dediğin gibi olmuyor. İnsan birilerini arıyor yanında. Bu sene ki çok güzeldi çok azken, çoktuk. mis gibiydi...

karga 
 10.01.2008 10:45
Cevap :
:)) Çok sevindim; "bu seneki yılbaşına". "Çok azken, çoktuk"; hımmm. Yorum yapmıyayım. Sevgiler, gönlünün renklerinde ama mavileri de eksik olmasın.  10.01.2008 10:58
 

Günün birinde ben de benzer hisler içinde evimin yolunu tutmuştum. Şöyle bir başıma kalsam da; dünümü, bugünümü, yarınımı bir düşünsem diye! Olacak bu ya, dostlarım da beni yalnız bırakıverdiler. Sanma ki yalnız kaldım. Ne gezer! Meğer en büyük kalabalık, yalnızlığın kendisiymiş... Darısı başına... Sevgiler. Not: Bu yılbaşı sanki bir öncekine göre daha mı kalabalıktık ne:)))) :))

A y s a n c a 
 07.01.2008 21:05
Cevap :
:)))) :)) Sanırım öyle, daha bir kalabalıktınız sanki. Ve bu hafta sanırım :)) ilave olacak. Evet en kalabalık olduğumuz zaman "yalnızlık" zamanlarımız, ama öyle bir "dinginlik" veriyor ki bazen, inanılmaz! Derin mavilere dalmak gibi. Ben öyle bir yalnızlığı istiyorum; olunca ne olur bilemem. Belki, arkadaşlarımın telefonlarına sarılırım hemen, ya da "denizkızı" olur yüzer giderim okyanuslara, kim bilir... Sevgiler, maviyle.  07.01.2008 21:20
 

Neyseki verilmiş sadakaların varmış ta allah korumuş,ya denizkızı olarak uyansaydın o koca kuyrukla çarpmadığın köşe kırmadığın eşya kalmazdı evin içinde.Sonra işe nasıl gelecektin.Hadi zar zor geldin diyelim o koca kuyruk, bu soğukta yarı çıplak beden, yerleri paspas eden saçlarınla hastaların içinde:)..:)düşünemiyorum..:) İyisimi sen bu denizkızı sevdasından vazgeç ..mavilerin içinde sağlıkla sevgiyle sevdiklerinle birlikte gönlünce çok yaşa....

Fatma Atiye 
 07.01.2008 20:17
Cevap :
:)) Canımmmm, çok yaşa e mi sen, çok yaşa. Karada olmaz di mi? İlle de denizde olmak gerek, adı üstünde "denizkızı". Sağ olasın güzel dileklerin için. Seni sevgiyle ve maviyle kucaklıyorum. Ve evlattan fırsat bulup ta yazabildiğin için çoook sevindim. Sevgiler, sevgiler...  07.01.2008 21:11
 

şarkıyı mırıldanarak geçmişde olsa düşlerinizdeki gibi bir sene diliyorum size. ve elbetteki masmavi...

beenmaya 
 07.01.2008 17:45
Cevap :
"Sevmek" ve "inanmak".. Belki de inandığın için sevmek. Çok güzel bişi değil mi gerçekten. Teşekkürler mavi dileklerin için. Senin de "düşlerin gerçek" olsun bu yıl ya da "düş" gibi "gerçek" günlerin. Sevgiler, maviyle.  07.01.2008 17:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 209
Toplam yorum
: 2556
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 3233
Kayıt tarihi
: 29.03.07
 
 

Yazmak... Öyle güzel, öyle hoş ve öyle derin bir eylem ki!.. Olmazları bile oldurabiliyorsun. "Ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster