Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '07

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
1672
 

"Olmak" ya da "Olamamak"

"Olmak" ya da "Olamamak"
 

İşte biz kadınların bütün meselesi bu…Varlığı da, yokluğu da ayrı bir sorun. Adet görmeye başlamak, genç kızlığa adım atma törenidir adeta. Her ne kadar bizde, konuyla bağlantılı bir düğün dernek olayı olmasa bile konumsal olarak önemlidir. “Artık genç kız oldun” cümlesinin kurulmasıyla, bizlerin yaşamında da sancılı (!) bir dönem başlamış olur.

İlk defa adet görmemizden (ki ortalama 12-13 yaş diyelim) , menapoza kadar (ortalama 50 yaş dersek) geçen sürede yaklaşık 38 yıl x 12= 456 kere adet görüyoruz. Bir de bunu yaklaşık 7 gün ile çarparsak, ömrümüzün kaç yılını adet görerek geçirdiğimize şaşıracaksınız. Hadi sizi yormadan söyleyeyim neredeyse 9 yıl! Tuhaf değil mi?

Bu dönem , kadınlar için can sıkıcı ve rahatsızlık vericidir genellikle. Aynı zamanda da iş gücü kaybına ve konsantrasyon bozukluğuna sebep olur. Sadece adet dönemi değil, ondan önceki 1 haftalık süreçte de, kadın bedeninde bir takım fiziksel ve ruhsal değişiklikler olur.

Bu değişikliklerin tamamına “Adet Öncesi Sendrom” denilir; yani tıptaki adıyla “Premenstruel Sendrom” (PMS) . Sebebi hala tam olarak açıklanamasa da , bu dönemdeki hormonal değişimler, vücutta bulunan bazı kimyasal maddelerin dengesizlikleri, bazı vitamin ve mineral eksiklikleri , durumdan sorumlu tutulmaktadır. Genellikle 30- 45 yaş arası kadınlarda daha sık karşılaşılır.

PMS’un belirtilerine gelince:

- Ruhsal belirtiler olarak; sıkıntı, kaygı, sinirlilik, depresif ruh hali, konsantrasyon bozukluğu, kendini beğenmeme, alınganlık, uyku hali sayılabilir.

- Fiziksel belirtiler olarak da ; göğüslerde şişlik ve hassasiyet, karında şişkinlik, ödem, baş ağrısı, iştah artışı, akne, cinsel istek artışı, bulantı, kabızlık/ishal görülebilir.

Eminim sayılan belirtiler bir çok kadına hiç de yabancı gelmemiştir. Ancak tam olarak PMS tanısı konulması için, adet döneminden yaklaşık 1 hafta önce başlayıp, adeti takibeden 3 gün içinde ortadan kalkması ve üst üste 3 adet döngüsünde bu belirtilerin yaşanıyor olması gerekmektedir.

Rahat bir adet döngüsü yaşamak için, işte yapmamız gerekenler:

- Diyet: Bu dönemde oluşan ödemi engellemek amacıyla tuz tüketimini azaltmak ve bol su içmek gerekiyor. Sebze ve meyveye ağırlık vermek de kabızlığı önlemede etkilidir… Yağlı gıdalar, kafeinden ve alkolden uzak durmak da olabilecek belirtilerin kontrol altına alınması açısından önemlidir.

- Egzersiz: Haftada en az üç kez , 20’şer dakikalık egzersiz uygulanmasının etkili olduğu tespit edilmiştir. Egzersiz sırasında vücutta salgılanan Endorfin’in rahatlatıcı ve gevşetici bir etkisi vardır.

- Stresin azaltılması: Bunun için de öncelikle düzenli uyku, dinlenme, hoşumuza giden ortamlar yaratma ve gevşeme teknikleri uygulama , yapılması gerekenler arasında yer almaktadır.

- İlaç tedavisi: Belirtilerin şiddetli olduğu durumlarda, bir hekime başvurmakta fayda vardır. Tedavide , doğum kontrol hapları, ağrı kesici ilaçlar, A / B / E vitaminleri, idrar söktürücüler ve hatta antidepresanlar kullanılmaktadır.

Gündelik hayatımızda ne zaman iki kadın bir araya gelsek, konu döner dolaşır bir ara, bu dönemdeki sıkıntılarımıza gelir. Birbirimizi bu konuda en iyi biz anlarız. Bu sıkıntıları en aza indirmek de, görüldüğü gibi çok zor değil.

Gülümseyen yüzler, ağrımayan göğüsler ve şişkinlikten patlayacak gibi olmayan, düğmelerimizi kapatabildiğimiz karınlar diliyorum; bütün kadınlara ve de kendime tabii:)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Suratımda böyle oluyor o günlerde...Ama ben şanslıyım...Benim doktorcuuum var...O bana yardım ediyor yol gösteriyor:)))) Zaten onun varlığı bana ağrıyı unutturuyor... Yeşim'im canım dostum ve doktorcuuum benim..Kucak dolusu sevgiler

Hoşsada 
 07.03.2007 23:11
Cevap :
Sedacığım; Sadece suratımız mı? Bütün vücudumuz ve ruhumuz şekilden şekile giriyor haklısın... Umarım sağlık anlamında hiç bir zaman bana ihtiyacın olmaz. Sen ve sevdiklerin sağlık ve huzurla yaşayın dilerim...Dost olarak ise her zaman yanındayım:) Zevkle:)  07.03.2007 23:20
 

Bu milliyet blogu seviyorum. Kendi astroloğumuz, doktorumuz, danışmanımız vs. var. Ne güzel, üstelik ücretsiz ;))) Kalemine sağlık canım. Sevgiler.

Nazan Adıgüzel Köseoğlu 
 05.03.2007 15:09
Cevap :
Sevgili Nazancığım; Gerçekten de ne güzel değil mi? Burası küçük 1000 küsur nüfuslu bir kent gibi adeta... Her meslekten birileri var. Bir çok konuda aydınlatıcı bilgiler ya da ruhumuzu besleyecek yazılar okuyoruz... Üstelik de burası aracılığıyla kazandığımız güzel arkadaşlıkları da unutmayalım:))) Kucak dolusu sevgiler...  05.03.2007 20:20
 

zaten ürogenital komitesindeyiz, bıkmıştım bunlardan, bir de burda karşılacağım aklıma gelmezdi.. İyisi mi ben sınava burdan çalışayım..! Selamlar, sevgiler...

Zevzek 
 02.03.2007 17:21
Cevap :
Sevgili Haluk; Ne yazık ki burada da seni rahat bırakmadım, üzgünüm:))) Zaten fakülteyi bitirdikten sonra hiçbir zaman da bu açıdan rahat olamayacaksın:))) Tabii sizin böyle dertleriniz yok... Damdan düşenin halinden gene damdan düşen anlarmış:) Şaka bir yana yazdığın için teşekkür ederim.Sınavlarında da kolaylıklar elbette...Sevgiler:)  02.03.2007 19:46
 

Sevgili doktorcum :) Bu gergin ve huzursuz ruh haliyle başa çıkma yolları için teşekkürler.Kucak dolusu sevgiler..

Fulya 
 02.03.2007 9:55
Cevap :
Fulyacığım; "Terzi söküğünü dikemez " misali, benim çok dertli olduğum bir konudur bu ne yazık ki... Çevremdeki bir çok kadının da aynı tarz yakınmalarını duyduğum için faydası olur diye düşünmüştüm. Sağlıklı günler dileğimle, sevgiler....  02.03.2007 19:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 1402
Toplam mesaj
: 249
Ort. okunma sayısı
: 1639
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

30 yıldır Antalya'da yaşıyorum. Akdeniz Üniv. Tıp Fakültesi mezunuyum. "Tıbbiyeden her şey çıkar, ar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster