Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '10

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1252
 

"Ömür uzatma kahvehanesi"

"Ömür uzatma kahvehanesi"
 

H.Peker, H.Şafak, F.Özelli, Tümbaş kendilerini "Ömür Uzatma Kahvehanesi"nde duyumsuyor olmalılar


Gerçekten Milas’ta bir “Ömür Uzatma Kahvehanesi” var mıydı, yoksa Nazlı Eray bu adla bir öyküyü (Sanat Olayı Ekim 1981, 10.sayı) kurgulamış mıydı? Her ne olursa olsun “Sarıçay’dan Ömür Uzatma Kahvehanesi’ne Edebiyatta Milas” () kitabını elime aldığımda bu adın içerdiği anlamla sarsıldım! Halim Şafak’a da böyle bir yapıtı, bu adla yayımladığı için duyduğum kıvancı belirttim öncelikle. Ne zaman? Milas’ta geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Şair Nahit Ulvi Akgün etkinliğinde.

“Demek Ömür uzatma Kahvehanesi’ni arıyorsunuz? dedi. Evet, bu adresi büyük zorluklarla geldiğim kent olan Ankara’dan buldum. Bu kahvehaneye her gece 3.30’da ömürlerini uzatmak amacı ile gelip oturan dört yaşlı adamı ve kahveciyi tanımak istiyorum. dedim.” Öykü bu arayış içinde sürer. Adları Osman, Hacı Murat, Şakir, İzzet Yaşar olan dört ihtiyarın buldukları kahveye bu adı verdiklerine göre, ömürlerini uzatma konusunda oldukça iddialılar. “…Her gün erkenden geliriz buraya, otururuz şu pencerenin önüne. 5 ile 7 yıl kadar bir süre uzatabildik ömrümüzü.”

Çocukluklarından beri yaşadıkları ilginç olaylar, anılar, özel günler onların ömürlerine kazanç olarak eklenir. Hele anlatıcının, etekleri savrulan o ünlü Marilyn Monroe posterini ihtiyarlara göstermesiyle yaşanan coşku, duygu patlaması, düş varsıllığı “Ömür uzatma kahvehaneleri”nin yaşama geçirilmesinin ne kadar etkileyici olacağını duyumsatıyor insana. Keşke düşlerin, imgelemlerin insana erinç ve gönenç kattığı böyle “Ömür uzatma kahvehaneleri” de bulunsa kentlerde, kasabalarda diyesi geliyor. Bilmem siz ne dersiniz?

Evet 17 -18 Eylül günlerinde Milas doğumlu ünlü şair Nahit Ulvi Akgün adına bir edebiyat etkinliğini yaşadık. Böyle bir edebiyat olayının gerçekleşmesini sağlayan Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat ve ekibini kutlamak istiyorum. Kuşkusuz etkinliğe emek harcayan, eşgüdümü sağlayan Milaslı şair Halim Şafak Şanlıdağ’ı da unutmak olası mı? Yıllardır Kayseri’de yaşayan ve bu ilde bir çok edebiyat dergisini sınırlı olanaklarla yayımlayan, 6 yıldır da Bireylikler adlı kültür-sanat-edebiyat dergisini çıkaran Halim Şafak, bu kez memleketi Milas’ta düşünce, emek, katkı bağlamında Nahit Ulvi Günlerine omuz verdi, oturumları yönetti, şair-yazar konuklarına yabancılık çektirmedi.

Sevenlerin, sevdalıların, romantiklerin duygu dünyasına seslenen o ünlü Birisi adlı şiirin şairi Nahit Ulvi Akgün, iki gün boyunca anıldı, anlatıldı, yaşatıldı. Sina Akyol “Nahit Ulvi, Birisi’dir: Kendisi” derken, son günlerini aşkla, şevkle geçirdiğini vurguladı. Nahit Ulvi adına bir de kitabı bulunan Atila Er, onu çeşitli yönleriyle yeniden tanıttı izleyenlere. Mehmet Sadık Kırımlı ise Nahit Ulvi’yle İzmir’de yaşadıkları anılarını paylaştı. Ayvaz Morkoç bildirisini “Nahit Ulvi Akgün’ün şiirlerinde insan” konusuna ayırmıştı. Hüseyin Peker Nahit Ulvi’yle yaptığı kordonboyu gezilerinden bölümleri sundu. Fergun Özelli “Nahit Ulvi Akgün şiirinde aşk ve şehir”i anlattı kendine özgü inceliği, içtenliğiyle. Emin Başaranbilek 1950’li yıllarda Ödemiş’te öğretmeni olan Nahit Ulvi’den izler taşıdı bize duygu yüküyle. Ben de İzmir’le, kordonla özdeşleşen Nahit Ulvi’yi anlattım dilimin döndüğünce.

Milas Belediyesi kültür yayını olarak Halim Şafak’ın hazırladığı dergi de özenli baskısı, düzeni, içeriği ile bir baş vuru yapıtı olmuştu doğrusu. Doğdukları, yaşadıkları, ürettikleri, iz bıraktıkları kentlerle daha bir güzel, daha bir anlamlı sanat, kültür, edebiyat, bilim insanları. Onları yaşarken değerlendiremiyoruz nedense. Kimi zaman hiç farkına varmıyoruz, kimi zaman öldükten sonra birilerinin dürtüsü, çabasıyla anmaya çalışıyoruz. Nahit Ulvi de ancak ölümünden nice yıllar sonra doğduğu kentte anılıyor olmasından hoşnuttur herhalde! Bu konuda yerel yönetimlerin el vermesi, destek olması, önderlik etmesi gerekiyor mutlaka.

Milas’a gidip de Edebiyatta Milas kitabını görmeseydim, okumasaydım, ünlü öykücü Nazlı Eray’ın “Ömür uzatma kahvehanesi”ni de öğrenemeyecektim. Öyle bir kahve var mıydı, yakıştırma mıydı, kurgu muydu, önemli değil. Düşünülmesi, düşlenilmesi bile insana heyecan veriyor. Gürültüden, çekiştirmeden, vurdu kırdıdan, dedikodudan, patırtıdan uzak, kahvenin hatırı ve keyfiyle söyleşilen, okunan, anlatılan, paylaşılan, şiire, öyküye, romana ve sevgiye açılan böyle kahvehaneler insana daha çok yakışmaz mı?

Bu özlemle Nahit Ulvi Akgün’ün ünlü Birisi adlı şirini de paylaşalım, onu saygıyla bir kez daha analım istiyorum:

Bir şey var aramızda

Senin bakışından belli

Benim yanan yüzümden

Dalıveriyoruz arada bir

İkimiz de ayni şeyi düşünüyoruz belki

Gülüşerek başlıyoruz söze

Bir şey var aramızda

Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek

Fakat ne kadar saklasak nafile

Bir şey var aramızda

Senin gözlerinde ışıldıyor

Benim dilimin ucunda

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ömür uzatma kahvehanesi 2011 yılında artık bilgisunar'da yayımlaan yazılar olsun, onlar yoluyla kazanılan güzel dostluklar olsun. Değerli bir dost Atila Er'i ararken yazıarınızda bu blogdaki ÖMÜR uzatan yazıya düştüm. Sayenizde öylesi güzel dostlar azanıyorum ki çok teekürler. SElam olsun bu blogda sözü geçenlere ve size.

Ezgi Umut 
 09.03.2011 1:19
Cevap :
Sevgili dost, bir süredir Blog’a bakamadım. İletini de geç gördüm bu nedenle. Kusura bakma. Yanıtlar geç olsun, ama ömürler de uzun ve sağlıklı olsun. Kim bilir belki bir yerlerde, bir dağ köyünde, kırın şenliğinde böyle ömürlük kahvehaneler vardır!..  18.03.2011 17:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 178
Toplam yorum
: 278
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1437
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

1946 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğdum. İlkokulu aynı ilçede, ortaokulu Ceyhan’da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster