Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
69
 

"Öyle Bir Ölsem Çocuklar..."

"Öyle Bir Ölsem Çocuklar..."
 

Dün Eylül’e ağlıyorduk.
Bugün Leyla’ya..

Bu satırların yazıldığı dakikalarda Ağrı Valisi kameralar karşısında Leyla’nın ölümü ile ilgili açıklama yapıyordu.

Valinin aktardığına göre, Leyla’da darp ve istismar izi yokmuş ama kaçırılma şüphesi varmış, bu nedenle gözaltına alınanlar olmuş ve Leyla açlıktan yaşamını yitirmiş.

İster darp, istismar olsun…
İster kaçırılma olsun…
Sonuçta Leyla öldü.
Bir çocuk öldü.

Ne zaman bir çocuk ölse dünya cehenneme döner.
Çünkü bir çocuğun gözleri hayata dair herşeydir.
Hiçbir şeyi, hiçbir serveti, hiçbir gücü, hiçbir makamı bir çocuğun yerine koyamazsınız…

Çocukları dünyaya değişmeyiz.
Bir çocuğun gözleri en büyük güç, en büyük servet, en büyük makamdır çünkü.

Bir çocuk sarıldı mı size sevgiyle…
Hayatın en büyük ikramiyesi size vurmuş demektir…

Bir çocukla sohbet ettiniz mi ABD başkanı olsanız ne yazar olmasanız ne?!

Çocuk yaşamdır.
Ve aslında bir nev’i büyüklerin ilacıdır.
İlacınızı almadınız mı hasta olursunuz.

Çocukları kaybettik mi toplumca hastayız demektir.
Son zamanlarda yine toplumca dibe vurma zamanlarındayız…
Toplumca hastalandık.

Çocukları öldürenler, kaçıranlar, cinsel istismarda bulunanları gördükçe midemiz bulanıyor, iğreniyor, utanıyoruz.

Cevabı olmayan ve boşlukta kalan “nasıl” ve “neden” kelimeleri ile başbaşa kalıyoruz da sonuçta bu iki kelimeye verilecek cevabın olmaması ile bunu yapanların nasıl bir müsvedde insan(!) olduklarını düşünüyoruz.

Şimdilerde her kötü haber sonrası “idam da idam” diye bağırıyoruz ya, idam basit bir ceza ve kurtuluştur böyle caniler için…

Bu manyakları idam değil, affı olmayan müebbet hücre gibi cezalar paklar.

O yüzden durup durup “af” kelimesini gündeme sokmamak gerek.

Çünkü suçluyu mağdur affedebilir belki ama devlet mağdurun yerine geçerek popülizme yönelik affı gündemine alamaz.

Türk ceza infaz hukukunda cezanın caydırıcılığını sağlamak istiyorsak, cezayı adam gibi uygulamalı, orasından burasından çekiştirip büzüştürmemeliyiz…

Dün Eylül, bugün Leyla, yarın Ayşe, sonraki gün Fatma…
Çocuk ölümlerini gördüğümüz sürece her şey boş işte…
Ne yazsanız, ne konuşsanız, ne yapsanız….

Aziz Nesin ne de güzel anlatmış:

“Öyle bir ağlasam,
Öyle bir ağlasam çocuklar,
Size hiç gözyaşı kalmasa.
Öyle bir ölsem,
Öyle bir ölsem çocuklar,
Size hiç ölüm kalmasa”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tek hücreli müebbet, çünkü idam kurtuluş olur onlar için. Hastalığın sebebi belli ama tedavisine el uzatan yok. Ateş düştüğü yeri yakıyor yalnızca. Yarınlar için endişeliyiz birçoklarımız ama hiç umuru olmayanlar da var mutlaka ki, bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı.

SAHAFÇA 
 05.07.2018 23:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 64
Kayıt tarihi
: 07.02.18
 
 

1971 Balıkesir doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Balıkesir'de tamamladıktan sonra Ankara Ü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster