Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '07

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
566
 

"Öylesine" olmasın...

"Öylesine"  olmasın...
 

"Öylesine " getirilmişti hayata. Düşünmeden, planlanmadan ve hatta istenmeden...
Yoksulluk, işsizlik, geçim derdi, gelecek kaygılarının beslediği, yıpratıcı, kırıcı sözlerin uçuştuğu bir yerde "öylesine " büyümüştü işte... Şimdiye dek pek anlayamamıştı çevresinde olup bitenleri. Karnı acıkmıştı, üşümüştü, korkmuştu.
Ağlamıştı, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu hissettiği zamanlarda.Ağladığında da bir tokat yemişti genellikle "Sus! " diye...

"Öylesine " geldiği hayatta, geleceği de "öylesine " inşa edilecekti. Okula başlayacaktı

"Öylesine " ihtiyaçları olacaktı, "öylesine " karşılanacaktı. Biri olsa diğeri olamayacaktı. Okumayı öğrenmek önemliydi ya; öğrenecekti, "öylesine " . Öğrendiğinde daha çok daha çok isteyecekti. Onu "öylesine " dünyaya getirenler, okumayı "öylesine " öğretenler daha çoklara olan açlığını da doyurabilecek miydi?
"Öylesine " çabalarıyla başbaşa kalacaktı. Bulabildiği eski kitaplar, yırtılmış, ciltsiz ansiklopedi parçacıklarından ibaret olacaktı paletine koyabileceği renkler.

Açtı, açıktı her şeye. Gelgelelim "öylesine " zor, yorucu ve acımasız bir hayata doğmuştu ki kimsenin onun açlığını giderecek gücü, zamanı ve sabrı yoktu. Gri tonlarda bir yaşamdı bu, herkesin rengi griydi. Kırmızıları, yeşilleri, mavileri, pembeleri görüyordu elbette ama "öylesine " uzaktılar, ulaşamıyordu onlara.
Ulaşamadıkça, renklere olan açlığını bastıracak kadar büyüyordu içindeki öfke...

Çocuktu o, gücü yetmiyordu öfkesini dindirmeye. Gücü yetmiyordu sesini duyurmaya.

İki yol vardı şimdi; içindeki öfkeyi dindiremeyenlerden uzaklaşmak, hayatın iplerinde, gözleri kapalı bir ip cambazı gibi yürümek hiç kimseyi dinlemeden(sorumsuzluk ve asilik diyeceklerdi onu hayata getirenler bunun adına) ya da "öylesine" biri olmak...

"Öylesine " biri olmasını tercih edecekti herkes. "Öylesine " biri olması için uğraşacaklardı renklere açlığını doyuramayanlar...Sonunda o da yorulacak "öylesine " düşünmeye başlayacaktı renkleri. Renklerin herkes için olmadığına,
ulaşmanın zor olduğuna inanacaktı işte "öylesine " .

"Öylesine " geldiği bu yerde, "öylesine " bir hayat kurup "öylesine " biri olacaktı artık o da. Yorgun, renksiz, umutsuz, mutsuz, "öylesine biri " ...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Sevgi dolu gözler" elbette bu satırların sahibi yüreğin penceresiydi. FARKETMİŞTİM... Öylesine dogmuş, öylesine hayat sürmüş, bütün "öylesi" birilerine... Alışmışlıklara ya da öyle sanışlarımıza inat ederek yaşabilmeye... SEVGİLERİMLE SİZE...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 15.08.2007 9:38
Cevap :
Canım Serapcığım çok teşekkür ederim. Senin gibi duyarlı ve sevgi dolu bir anne ile tanışmak çok güzeldi inan. Alışılmışın dışına birlikte taşımak ümidiyle tüm yanılgıları...Sarı Papatyama öpücükler, selamlar...  15.08.2007 14:58
 

Ve kimbilir belki de doğum anının haykırışlarından daha büyük haykırışlara gebeydi. belki de doğum anının valığından daha az bir varlığa sahip olacaktı. çok güzel dillendirimişsiniz. saygıyla kalın...

Saruhan dag 
 12.07.2007 15:18
 

İlk önce can dostum "AKDENİZLİ"nin değerli eşi sayın AKDENİZLİNİN hoşgeldiniz, Öylesine yaşamları hayatta yorgun,renksiz ve umutsuz olmaması için öylesine doğumları, doğmadan düşünmek gerek, çünkü günümüzde öylesine yaşamlar okadar zor ve insana ızdırap veriyorki.. saygılarımla..

Mehmet EREN 
 04.07.2007 16:58
Cevap :
Çok teşekkür ederim Mehmet Bey, aranızda hoş buldum kendimi inanın. "öylesine biri " olmayacak yaşamlar yaratmaları için öncelikle anne babaların bilinçlenmesi gerekiyor sanırım. Güzel yorumunuz mutlu etti. Saygılar...  04.07.2007 20:49
 

eğer birgün tesadüfen getirildiği bu dünyada, tesadüfi yaşamların arasında, kendisine "öylesine" bakmayan biriyle karşılaşabilirse, bir yol gözterici, bir öğretmen, bir eş ya da dost gibi, belki kaderin seyrini değiştirip yeniden yazabilir elindeki umuttan yapılma kalemle. kimbilir...

beenmaya 
 04.07.2007 16:20
Cevap :
Çok haklısınız arkadaşım. Zaten hepimizi ayakta tutan da bu düşünce ve umut..Tek bir "can " ı bile umutlarıyla yaşatabilirsek ne mutlu bize..Değerli yorumunuz için sonsuz teşekkürler.  05.07.2007 22:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1084
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

Annemin anlattığına göre İstanbul'un, rüzgarı yosun kokusu taşıyan serin günlerinden birinde ve geçi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster