Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '08

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
241
 

‘Özlenen CHP’

Birinci Dünya savaşı sonrasında haritalar cetvelle yeniden çizilirken, Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu CHP; Dünya milletlerine yeni ufuk açmış, mazlum milletlere örnek olmuştu. Savaşın acımasız şartlarında silinmiş darmadağın olmuş dünya haritası ile birlikte birçok millet haritadan silinmişti.

Görülmemiş bir milli mücadeleden sonra kurulan modern Türkiye Cumhuriyeti, aynı zihinle CHP’yi de kurmuştu. O CHP; o günün gerçekleri karşısında son derece bilimsel ve akılcı açılımlarla geleceğin Türkiye’sini yeniden inşa edecek vizyona sahipti. Çünkü o zamanki genel başkanı Atatürk’tü. Her ne kadar o CHP’nin içinde de Atatürk’e rağmen muhtelif hizipler olsa da, 1938’e dimdik, çözülmeden, bozulmadan ve kokuşmadan gelmişti. Atatürk’ün o kadar öngörüsü ve uyarısına rağmen o ilk vizyon Atatürk’ten sonra yavaş yavaş sapmaya başlamıştı. Ve en büyük talihsizlik olarak ta; Atatürk’ün o eşsiz uzak görüş yeteneği göz ardı edilerek, yönetimi devralanlar kendi iç yanılgılarını Atatürk’e mal ederek uygulamaya koydular. Atatürk ve sonrası olarak değerlendirilebilecek bu dönem; CHP’ye farklı bir çehre, farklı bir duruş, değişik bir bakış olarak yansıdı. 1940’lı yıllar Atatürk’ün genel başkanlığını yaptığı CHP’yi değiştirmiş, artık CHP; duran, gelişmeyen, birçok takıntısı olan, 19 yüz yıl sosyolojik tanımlamalarına çakılmış, statik, kendini ve milleti üretemeyen bir parti olmuştu.

O dönem CHP yöneticileri artık kendi ideolojik takıntılarını ‘Atatürk böyle diyor’ sığıntısı ile millete uygulamaya koydular. İşte bu milletin çilesi böyle başlayıp günümüze kadar geldi.

Ve Sonunda ünlü yazar İlhan Selçuk’a 1960’lı yıllarda ‘Atatürkçülük buysa ben Atatürkçü değilim’ dedirttiler.

Eğer CHP o CHP olsa’

1970’li yıllarda rahmetli Bülent Ecevit’le adı dağlara taşlara yazılan CHP; kendini yeniden üretmiş, eksikte olsa milletin beklentilerine umut olacak açılımlar geliştirmiş, halkla barışarak, halkın kendi özünü okuyarak, dünya gerçekleriyle barışmaya başlamıştı. Azda olsa Atatürk’ün millet sevgisi ve hoş görüsü hissedilmeye başlamış, emeğin ve sosyolojik gerilimlerin sıkıntılarına el atılmıştı.

İşte böyle bir CHP özleyen bu millet; içindeki CHP ürküntüsünü tam atamamış olmasına rağmen, seçimde 211 milletvekili vermişti o dönemde. Anlaşılır gibi değil ama bu gün Ak Partinin yaşadıklarını o zaman CHP’ye yaşatmışlar, derin devlet din elden gidiyor yaygarası kopararak o iktidarı darmadağın etmişti. Bu gün de dönüp tersine laiklik elden gidiyor diyerek aynı senaryonun başka bir versiyonu oynanıyor.

CHP; bu gün kendine dönüp yüzünü halka döner bu tuzaktan kurtulurdu.

Gerçekçi bilimsel ve çağdaş düşüncelerle halkın karşısına çıkıp açık yürekli politikalar üreterek, bağımsız milletvekili seçilen Sayın Baskın Oran’ın geçen hafta güncel sorunlara getirdiği açılımı keşfedip, ülkenin temel sorunlara çözüm üretirdi. Gerçekten Avrupalı sosyal demokratların gösterdiği medeni cesareti göstererek, 19 yüz yıl sosyolojik tanımlamalarından sıyrılır milletin her sorununu sahiplenirdi. Atatürk döneminde, Avrupalı sosyal demokratların hayranlıkla izlediği bir parti olduğu dönemi hatırlar, sosyalist enternasyonalden atılması tartışılacağına, bu gün Atina’da demokrasi dersi verecek bilimselliği ve gerçekçiliği koyardı hedefine.

Atatürk gibi; bu milletin her rengini bağrına basıp hepsini kucaklayarak ‘muasır medeniyetler’ hedefini gösterirdi. Anayasayı milletin içine sinebilecek şekilde ve milletin hak ve hürriyetlerini göz önüne alacak şekilde değiştirmeyi düşünürdü. Bu gün itibari ile emeğin sadece oylarını almak için DİSK ve TÜRK-İŞ’in genel başkanlarını milletvekili yapmak yerine işçileri memurları anlamaya başlar ve emeklileri keşfederdi.

Daha da önemlisi bu milleti tümüyle olduğu gibi kabullenip hepsini kucaklayarak dertlerine çare olacak çözümler üretmeye başlardı. Böyle bir CHP bekleyen millete sırtını dönüp, içe kapanarak kendi ideolojisine ve milletin değerlerine yabancılaşan bir parti olmaz bir başörtüsü sorunu ile bu kadar uğraşmaz, daha önce şiddetle karşı olduğu bu anayasayı sevunmazdı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 169
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 576
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

Yerel bir gazetede yazıyorum. Okumayı severim, şiir okumayı severim. Emekli işçi olarak sosyal ak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster